Eskişehir’de malumunuz bir ortaokulda skandal bir olay yaşandı.
Battalgazi Ortaokulu öğrencilerinin velilerine tehdit içerikli mesajlar gönderildi.
Mesaj da “Merhaba. Çocuğunuzun okulunu bir süredir gözetliyoruz ve çocuğunuzu kişisel çıkarlarımız için kullanacağız. Bizi denemeyin. Kişisel bilgileriniz elimizde bulunmakta. Aşağıdaki açık hatlarımdan birini arayın, durumu konuşalım. Aksi halde çocuğunuzu unutun” denildi.
İlk önce empati yapılmasını istiyorum.
Bu mesaj kime gönderilse korkuyla endişe arasında tedirginlik yaratır.
Düşünsene kimliği bilinmeyen birileri tarafından tehdit ediliyorsun.
Üstelik de çocuğun üzerinden…
Gazetemiz muhabiri Ali Naki Erdoğan konuyu Türkiye gündemine sokmayı başardı.
Ülke genelinde ses getiren bu haber sonrasında ise Eskişehir’de eğitim camiasından ise çıt çıkmadı.
Aslında alışkınız bu sessizliğe…
Ama bu sessizliği suya sabuna her konuda ses çıkaran eğitim sendikalarından biri de gerçekleştiriyorsa söyleyecek iki çift lafımız vardır bizim.
Eğitim Sen Eskişehir’deki eğitim sorunlarına çok duyarlı olduğunu iddia ederdi.
Her konuda söyleyecek bir sözü olurdu.
Bu duyarlılığından dolayı kendisini iki kez köşem aracılığıyla yılın eğitim sendikası da seçmiştim aslında…
Ancak ülke gündemini sarsan bu tehdit içerikli mesaj Eğitim Sen Şube Başkanı Faik Alkan’ın gündemine dahi girmedi.
Hatta bana gelen bilgilerde kendisinin konudan haberi olduğu, bir kişiye gelen bir mesaj nedeniyle ortamı germek istemediğini söylediği iddia edildi.
Senin bir kişi için söyleyecek sözün olmayabilir ama benim sana söyleyecek çok sözüm var Faik Alkan!
Söz konusu mağdur bir kişi dahi olsa “sesini çıkaracaksın”
Çıkarmak zorundasın.
Açıklama yaparken, eylem düzenlerken sayı üzerinden mi gidiyorsun?
Mağdur her koşulda mağdur değil mi?
Sen eğitim sendikası başkanıysan herkesin başkanı olmak zorunda değil misin?
Yoksa ses çıkarırken siyasi ideolojisinin yakın oluşuna mı bakıyorsun?
Okullarda sabun yok, tuvalet kâğıdı bitmiş diye her gün kendine basında yer arayacağına önce çocukların can güvenliğiyle ilgileneceksin.
Velilerin sesine ses olacaksın.
Yoksa çocukların canının bir sabun kadar değeri yok mu gözünde?
He, neden Eğitim Sen için sarf ediyorum bu sözleri…
Eğitim Bir Sen, Türk Eğitim Sen ‘in sessiz duruşuna alışkınız ama Eğitim Sen’e alışkın değiliz.
Çünkü siz ötekileştirilenlerin, mağdurların sesi olmak koşuluyla yola çıktınız, varsınız.
Eğitim İş’in söyleyecek sözü varken, Eskişehir’i hatta ülkeyi sarsan böyle hassas bir konuda siz de konuşmak zorundasınız.
Eğitim Sen eski cesur ve duyarlı günlerine geri dönmelidir.
Eğitim Sen acilen kendine gelmeli, kendisine çeki düzen vermelidir!
Bunu size Eğitim Seni iki kez yılın sendikası seçen gazeteci söylemektedir.
Eğitim Sen sendika içerisinde kankacılık oynamayı bırakmalı, eğitim dünyasının sorunlarıyla ilgilenmelidir.
Nokta!
Yorumlar