Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla Eskişehir Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan yüzlerce yurttaş, butlan kararına karşı CHP İl Binası’na yürüdü. Parti binası önünde konuşan CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, ortak mücadele vurgusu yaptı.
“CHP’nin sorunu olmaktan çıkmıştır”
Talat Yalaz, konuşmasında şunları söyledi:
"Bu süreçte mutlu eden en önemli şey şudur: Bugün hem buradaki, yürüyüş yaptığımız değerli arkadaşlarımız hem de bizleri takip eden, bizleri izleyen kitleler, milyonlar şunun farkındadır; bu, Cumhuriyet Halk Partisi'nin sorunu olmaktan çıkmıştır. Bu, Türkiye'nin demokratik bir yoldan mı yürüyeceğinin, yoksa faşizme teslim mi olacağının belirleyici olacağı bir mücadeledir.
“Seçimde kaybedeceklerini anladılar”
Belediye başkanlarımıza 'silkeleyin' talimatıyla operasyonlara başladılar. Ekonomik olarak belediyeleri çalışamaz hale getirmeye çalıştılar. Yetmedi; belediye başkanlarını göz altılarla, tutuklamalarla yıldırmaya çalıştılar. Yetmedi; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nı, Cumhurbaşkanı adayımızı, sadece bizim de değil, 16.5 milyon yurttaşımızın imzasıyla Cumhurbaşkanı adayı olmuş olan Ekrem İmamoğlu'nu zindanlara attılar. Yetmedi, bununla da yetinmediler. Çünkü tüm bunlar olurken halk dedi ki: 'Nasıl olsa seçim günü gelecek, nasıl olsa seçim günü o sandıkta hesaplaşacağız' dedi. Emekliler 'hesaplaşacağız' dedi, emekçiler 'hesaplaşacağız' dedi, halkımız, milyonlar 'hesaplaşacağız' dedi. Bununla da yetinmediler. Bunu gören AKP iktidarı, bunu gören tek adam rejimi, bunu gören Saray imparatorluğunu kurmak isteyen kişiler; bugün seçimde kaybedeceklerini anladılar.
“Asıl bu kararın kendisi mutlak butlandır”
Bu yüzden Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğine saldırı başlattılar. İşte dün olan, bu kurumsal kimliğe saldırının... Cumhuriyet Halk Partisi'ne, bu ülkeyi kuran partiye, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu partiye saldırıyla, bu partiyi halkın partisi olmaktan çıkarıp, Saray'ın partisi olması adına karar verdiler. Ama bu kararın halk nezdinde bir karşılığı yoktur. Bu karara itiraz eden sadece Cumhuriyet Halk Partisi'nin ana kademe örgütleri, il, ilçe başkanları, yöneticileri değildir. Halkımız için bu karar yok hükmündedir. Asıl bu kararın kendisi mutlak butlandır.
“Direnme hakkımızı sonuna kadar kullanacağız”
Bu nedenle bu karara karşı meşru olarak direnme hakkımızı sonuna kadar kullanacağız. Genel Başkanımız dün ifade ettiler; bu kadar sabrımızın sınandığı, halkın son umudu olan, artık cumhuriyetin son kalesi olan Cumhuriyet Halk Partisi'ni de teslim alırsanız, bundan sonra bu ülkede demokrasiyi bitirmiş olursunuz. Sandığı ortadan kaldırmış olursunuz, ülkede faşizmi açıkça ilan etmiş olursunuz. Bu nedenle bu mücadele, faşizme karşı milyonların mücadelesidir. Ve dün Genel Başkanımızın ifade ettiği gibi; artık bu kararda ısrar edilirse, bu kararda ısrar edilmeye devam edilirse bundan sonra olacaklardan biz değil, sizler sorumlusunuz! Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'ni, muhalefeti susturmakla milyonları susturmuş oluyorsunuz. Sizler sorumlusunuz! Çünkü bu ülkede fiilen seçimleri ortadan kaldırmış oluyorsunuz. Sizler sorumlusunuz! Çünkü yoksullaştırdığınız, bitap düşürdüğünüz milyonları çaresizliğe siz mahkum ediyorsunuz.
“Milyonlar olarak hayatı durma noktasına getiririz”
Önce demokratik tepkilerimizi veririz, üretimden gelen gücümüzü kullanırız, genel grev hakkımızı kullanırız! Gerekirse Genel Başkanımızın ifade ettiği gibi; milyonlar olarak hayatı durma noktasına getiririz! Bu ülke sahipsiz değildir! Bu ülke sahipsiz değildir. Bu ülke AKP ile de kurulmuş değildir. Bu ülkenin bir asra dayanan demokrasi kültürü vardır. Bu ülkenin Mustafa Kemal Atatürk'ün inşa ettiği demokratik, çağdaş yurttaşları vardır! Bu ülkenin ne pahasına olursa olsun cumhuriyetine sahip çıkacak yiğit Kuvayı Milliyecileri, yiğit Anadolu devrimcileri vardır! Bu nedenle direneceğimizi, bunun daha başlangıç olduğunu, ta ki bu hukuksuz karardan siz dönene kadar... Ta ki halkın partisinin, Saray tarafından teslim alınamayacağını anlayıncaya kadar sizler, mücadele etmeye devam edeceğiz!”