Türk Eğitim Sen Eskişehir 2 Nolu Şube Başkanı Engin Melekşah, Eskişehir Osmangazi Üniversitesinin Personelin kurum içindeki yer değişikliğini belirli usul ve esaslara bağlamak amacıyla yönerge hazırlığına dair değerlendirmelerde bulundu.
“Bazı açıklamaları üzüntüyle takip ettik”
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nin yaptığı çalışmanın benzerinin Anadolu ve Eskişehir Teknik Üniversitesi’nde de yapılması gerektiğini dile getiren Melekşah, söz konusu yönerge ile ilgili yürüttükleri çalışmaları hakkında bilgi verdi. Melekşah, “Eskişehir Osmangazi Üniversitemiz geçen hafta bir çalışma başlattı. Personelin kurum içindeki yer değişikliğini belirli usul ve esaslara bağlamak amacıyla bir yönerge hazırlığı yapılıyor. Bu çalışma bir taslağa dönüştü ve söz konusu taslak geçen hafta bizim sendikamıza, takip edebildiğimiz kadarıyla işçi sendikasına ve diğer sendikalara gönderildi. Bu hafta da henüz gönderilmeyen sendikalara iletilecek. Bu konuyla ilgili görüş ve önerilerimiz talep edildi. Biz de görüş ve önerilerimizi üniversite yönetimine ilettik. Türk Eğitim-Sen olarak yıllar önce gündeme taşıdığımız ve bugüne kadar mücadelesini verdiğimiz bu çalışmayı çok değerli buluyoruz. Eskişehir’imizdeki Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi’nden de benzer bir çalışmanın yapılmasını talep ediyor ve bunu ümit ediyoruz. Ancak geçen hafta hem görsel hem de yazılı basında konuya ilişkin bazı açıklamaları üzüntüyle takip ettik. Bu açıklamalar neticesinde bazı polemikler oluştu. Biz de Türk Eğitim-Sen olarak belgeler ışığında bu açıklamayı yapmayı uygun gördük. Neticede herkesin gerçekleri bilmeye hakkı olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.
“Süreci o günden bugüne takip ettik”
taleplerini ilk olarak 2023 yılı Kurum İdari Kurul Toplantısı’nda gündeme getirdiklerini belirten Melekşah sürece dair bilgi verdi. Melekşah, “Kurum İdari Kurul Toplantısı, üniversite yönetiminin, yani Kamu İşveren Heyeti’nin üniversite çalışanlarını temsil eden sendikayla yaptığı bir toplantıdır. Burada çalışanların talepleri gündeme getirilir. Biz 2023 yılında bu konuyu 4. madde olarak gündeme almışız ve demişiz ki: ‘Personelin birimler arası yer değişikliği taleplerinin belli periyotlarla toplanacak komisyon tarafından değerlendirilmesi…’ Hatta şu anki taslağa göre çalışmanın bir adım daha ileri götürülmesini istemiş ve şeffaflık açısından sendika temsilcisinin de o komisyonda yer almasını talep etmişiz. Yıl 2023. Yine 2024 yılında yapılan toplantıda konuyu 2. madde olarak gündeme taşımışız. 2025 yılında keza aynı şekilde, 2026 yılında da yine gündeme taşımışız. Bu toplantı tutanaklarında Kamu İşveren Heyeti adına dönemin Rektör Yardımcısı, şimdinin Rektörü Sayın Prof. Dr. Emine Gümüşsoy hocamızın, Sayın Genel Sekreterimizin ve Personel Daire Başkanımızın imzası var. Çalışanların temsilcisi olarak da Şube Başkanı sıfatıyla benim imzam ve iki Yönetim Kurulu arkadaşımızın imzası bulunuyor. Biz sadece bu konuyu tutanaklara geçirmekle kalmadık. Süreci o günden bugüne takip ettik. Muhataplarımızla her görüştüğümüzde bu konuyu ilettik. Konunun önemini ve neden gerekli olduğunu ifade ettik” sözlerini kaydetti.
“Güç devşirmeye çalışan olursa kınarız”
O dönemde gerekli tutanakların oluşturulduğunu söyleyen Melekşah verdikleri emeği kimsenin sahiplenemeyeceğinin altını çizdi. Melekşah, “‘Söz uçar, yazı kalır.’ diyerek bu talebin tutanaklara girmesini sağladık. O dönemde de görevde olan Sayın Genel Sekreterimiz ve dönemin personelden sorumlu Rektör Yardımcısı bu konuya olumlu yaklaşmış olsa da dönemin Rektörünü bu konuda ikna edemedik. Belki bu komisyonun işlevsel olacağını düşünmedi, belki de yönergenin gereksiz olduğunu düşündü. Bunu bilemiyoruz ancak bu konuda ikna olmadı ve olumlu bir adım atmadı. Peki, şimdi ne değişti? Bu toplantıların tutanaklarında imzası bulunan, kendisine bu konunun önemini anlattığımız ve konuya olumlu bakan Rektör Yardımcısı şu an Rektör oldu ve karar alma makamına oturdu. Görevini devralır almaz verdiği ilk birkaç talimattan biri de bu oldu ve süreç bunun üzerine başladı. Süreç bu şekilde işlemiştir. Ancak geçen hafta olduğu gibi birileri çıkar, bu çalışmayı sahiplenme noktasında açıklamalar yapar, bu konu üzerinden algı yaratır, güç devşirmeye çalışırsa ve kamuoyunda bir polemik oluşur, bu polemik de üniversite yönetiminin yaptığı bu çalışmaya gölge düşürürse biz bunu kınarız. Bu açıklamaları da şiddetle kınıyoruz. Türk Eğitim-Sen olarak ne yapmış olduğumuz mücadelemizin vermiş olduğumuz emeğin başkaları tarafından sahiplenilmesine müsaade ederiz, ne de kimsenin emek mücadelesi üzerinden nemalanmaya çalışırız. Bunun tüm üniversite çalışanları ve kamuoyu tarafından bilinmesini isteriz” ifadelerini kullandı.
“Üç üniversiteye de çağrı yapıyoruz”
Şehirdeki 3 üniversite yönetimlerine çağrıda bulunan Melekşah üniversitelerde norm kadro çalışması yapılması gerektiğini söyledi. Melekşah, “Norm kadro çalışmasının yapılması gerekir. Üniversitelerde fakülte bazlı, birim bazlı ve enstitü bazlı norm kadro çalışması elzemdir ve bir an önce yapılmalıdır. Örnek veriyorum: Öğrenci sayısı ve derslik sayısı az olan bir fakültede 20 memur ve destek personeli varken, öğrenci sayısı ve derslik sayısı fazla olan büyük bir fakültede 15 kişi çalışıyorsa burada bir dengesizlik, bir sorun vardır. Gelin norm kadro çalışması yapılsın. Hangi fakültede kaç kişi olması gerektiği tespit edilsin. Nerede personel fazlası, nerede personel eksiği olduğu ortaya çıkarılsın. Bu bilgiler ışığında personel fakültelere dengeli bir şekilde dağıtılsın ve görevlendirilsin. Üniversitelerdeki iş yükü de tüm çalışanlara eşit şekilde dağıtılsın. Buradan üç üniversiteye de çağrımız budur.“




