Tüm Emeklilerin Sendikası üyeleri dün alanlara çıktı.
Kanatlı AVM önünde eylem gerçekleştirdi.
İstek net, talepler aynı: “İnsanca yaşamak istiyoruz!”
Emekli maaşı ile evini geçindiren kişi Cumhurbaşkanlığına aday olsun oy vereceğim!
Söz!
Çünkü bu koşullarda tek maaşla yaşamını idame ettirebilen kişi, ülkenin de en zor günlerinde de mutlaka ekonomik bir formül yaratacaktır!
Emeklilerin yüzde 80’nin aylık maaşları asgari ücretin ve açlık sınırının da altında…
Biz asgari ücretlinin nasıl geçinebildiğini anlam veremezken emekliler bu rakamın kat be kat altında alıyor.
Emeklilerin talepleri de öyle uçuk kaçık türden değil…
“Ek zam istiyoruz” diyorlar.
Alırlarsa ki o zammı o da asgari ücrete denk gelmiş olacak ki…
Artık en kötüsü olmaktansa kötüsü olsun diyerek, tamah ediyoruz.
Vay ki vay vatandaşın haline!
Vay ki vay emeklinin haline!


MARTILARI SEVEN ADAM…

OSHO’nun “Martıları seven adamı” isimli kitabını okuyorum.
Orada hikayelerle öğüt veriyor.
Bir kısmına takıldım kaldım kitabın, sayfaları döndürüp dolaştırıp aynı yere geliyorum.
Sizlerle de paylaşmak istedim…
Belki içinize rüzgâr olur, serinletir:
“Ortada kal. Her zaman dengede kalmaya dikkat et ve o zaman her şey yerli yerine oturacaktır. Ortada kalabilirsen Tanrı’ya ve onun lütfuna ulaşabilirsin, Hasid olabilirsin, sen de Tanrı’nın lütfundan yararlanabilirsin. Ve Tanrı lütuftur. Onu bulmak adına hiçbir şey yapamazsın, bir tek şunu yapabilirsin, yolunda durmazsın. Sen ne zaman bir uç noktaya kayacak olsan o kadar gerilirsin ki kaskatı kesilirsin, ortada kaldığında ise gerginlik kaybolur, gevşersin. Tanrı’nın yoluna çıkmamış olursun. Ortada iken artık Tanrı’nın yolunu tıkamıyorsun veya sana şöyle diyeyim, ortada iken yoksun. Tam ortada iken o mucize gerçekleşir. Hiç kimse, hiçbir şey olursun.
Gizli anahtar işte budur. Sana gizemin, yaradılışın kapısını açar…”