Siyaset

“Yeni bir siyasi partiler kanunu çıkarılmalıdır”

AHPADİ Başkanı Mehmet Ektaş Mutlak Butlan kararını değerlendirdi. Ektaş “Türk hukuk sisteminde, Türk siyasetçilerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yasama görevini yerine getiren milletvekillerine bir ders olmalı, birçok öteki eksiklikler gibi. Bir an önce toplanıp Siyasi Partiler Kanunu'nu çerçevesini yeniden düzenleyip demokratik, adil, dürüst seçimlere imkan veren, üyelerin katılımını güçlendiren, yeni bir Siyasi Partiler Kanunu çıkarılmalıdır” dedi.

Abone Ol

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 21 Mayıs 2026 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan Kurultayı'na yönelik açılan iptal davasında, kurultay seçimlerini ve alınan tüm kararları baştan itibaren geçersiz sayan "mutlak butlan" kararı verdi. Yaşanan gelişme tüm yönleriyle ülke gündemin birinci sırasında yer aldı. Süreci hukuk açısından Adaletin Hukuku ve Parlamenter Demokrasi İdeali Derneği (AHPADİ) Başkanı Mehmet Ektaş değerlendirdi.

Ektaş, “Bütün süreçlerin dürüst ve adil seçimler yoluyla yürütülmesi esastır. ​Siyasi partilerin demokratik süreçler içerisinde keyfi müdahalelere maruz kalmaması gerekir. ​Siyasi faaliyetler, hukuk yoluyla bir dizayn aracı olarak kullanılmamalıdır. ​Toplumu veya bireylerin hayatını doğrudan etkileyen hiçbir konuda hukuksuzluğa veya hukuk dışı eylemlere izin verilmemelidir. YSK, anayasal sistem içinde yasama bölümü altında yer alır; bir yargı organı veya "tam yargılama" yapan bir mahkeme değildir. ​Dolayısıyla, YSK'nın seçim süreçlerine ilişkin görev ve yetkileri, yalnızca kendisine Anayasa ve yasalarla (Belediyeler Kanunu vb.) verilen spesifik konularla sınırlıdır. Bu durum, hukuki denetim süreçlerinde YSK'nın "bir mahkeme değil" bir kurul olarak faaliyet gösterdiği gerçeğini ortaya koymaktadır. ​Bu süreçteki yetki sınırları ve hukuki prosedürlerin, seçmen iradesinin korunması açısından oldukça hassas bir konu olduğu anlaşılmaktadır. Bu karmaşık hukuki süreci değerlendirirken özellikle YSK'nın idari/siyasi rolü ile bağımsız yargı organlarının işleyişi arasındaki farkı merkeze almak faydalı olacaktır. YKS tam yargı yetki sahip değilse, tam yargıyı ilgilendiren seçimler sırasında meydana gelmiş usulsüzlükler açısından, seçim sonuçlarını doğrudan etkileyen hukuksuzluklar açısından, tam yargıyı etkileyecek yargı için nereye müracaat etmek gerekiyor? Tabii ki hukuk mahkemelerine müracaat etmek gerekiyor. Bunu da zaten Siyasi Partiler Kanunu bize el veriyor. Siyasi Partiler Kanunu'nda, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Medeni Kanun ve Dernekler Kanunu ile Dernekler Kanunu'na ilişkin başka düzenlemeleri içeren kanunlara hükümlerinin geçerli olacağını ifade ediyor. Bütün bu çerçeve, Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin önüne gelen mutlak butlanla ilgili davaya bakmakla yetkili ve görevli olduğunu ortaya koyuyor. Benim açımdan bu hususun tartışmasız olduğunu ifade etmek isterim” ifadelerini kullandı.

“Eksik inceleme hukuka aykırı bir yargılama usulüdür”

Mutlak butlan davasının nasıl görülmesi gerektiğine dair açıklamalarda bulunan Ektaş, eksik inceleme ile bir karar verildiğini belirtti.

Ektaş, “Mutlak butlan davası nasıl görülmeli? Mutlak butlan davasının iki boyutu var. Birincisi; bu dava açısından Ceza Mahkemesi'ni ilgilendiren konular. Nedir? İşte seçimlere hile karıştırılması, seçim sonuçlarının etkilenmesi gibi hususlar. Bu ceza davasını ilgilendiriyor. Bir de, bu nedenden dolayı seçimin iptali, bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılması var. O da hukuk mahkemelerini ilgilendiriyor. Her ne kadar Hukuk Mahkemeleri, Ceza Mahkemeleri'nin vereceği kararlarla bağlı olmasa da, Ceza Mahkemeleri'ndeki maddi gerçeğe ulaşmada re'sen Ceza Mahkemeleri'nin görevli olmuş olması ve mahkemenin çok daha fazla delil toplama, maddi gerçeği ortaya çıkarma konusunda çok daha fazla olanağa elverişli olması nedeniyle, birçok olayda, basit trafik kazalarında dahi, Hukuk Mahkemeleri, Ceza Mahkemeleri sonuçlarını bekler, onların dosyaları tam oluştuktan sonra o dosyayı alıp inceler ve kendi kararlarını kurarlar. Bu olayda ceza davaları devam ediyor. Ceza davası sonucunda gerçekten seçimlere bir hile karıştırılmış mı? Karıştırılmışsa kaç kişi bundan etkilenmiş? Etkilenen insanların sayısı, seçimi iptal etmek için yeterli midir? Seçim sonuçlarını olumsuz etkileyecek sayıya ulaşmış mıdır? Bütün hususlar ortaya çıktıktan sonra hukuk mahkemesinin bu konuyla ilgili bir karar vermesi gerekirdi. Hukuk Mahkemesi'nin elindeki dosyadaki delillerin, okuduğum gördüğüm kadarıyla söylüyorum, mutlak butlanı kabul etmesi için yeterli olmadığını değerlendiriyorum. Bu açıdan; gerek ilk derece mahkemesi, gerek ilk reddeden davayı, gerekse ikinci derece mahkemesi, yani İstinaf Mahkemesi, mutlak butlan kararı vererek eksik inceleme ile karar vermiştir. Eksik inceleme de tamamen hukuka aykırı bir yargılama usulüdür. Öncelikle dosyanın tamamlanması, ceza davalarının bütün delilleriyle birlikte tamamlanmış olması, orada oluşan delillerin getirilip sonuçlarının değerlendirildikten sonra bir karar verilmesi gerekirdi. Para hareketi oluşmuş mu, oluşmamış mı, kimler açısından oluşmuş, değil mi? Dosya oluşmamış. Oluşmayan bir dosyada eksik inceleme ile karar verilmesi de hukuka aykırı olduğunu değerlendiriyorum. Türkiye'de birçok alanda olduğu gibi, esas bu konunun bu yönde tartışılmalı, birçok alanda olduğu gibi hukuk mevzuatımız çok karışık. Yetkiler, görevler yeterince açık değil. Bu yetkiler ve görevlerin yeterince açık olmamasının sıkıntılarını, bir problem ortaya çıktığında öngörüyoruz. Sonra alelacele de, reaksiyoner olarak o problemi ortadan kaldırmak için hemen yeni düzenlemeler yapıyoruz kanunlarımıza ama, bu da üzerinde çok düşünülmediği için, onlar da eksik ve hatalı olmaya devam ediyor. Yüksek siyasi partiler kanununun baştan aşağı değişmesi gerektiği konusu hepimizin malumu, hepimizin talebidir. Bu da Türk hukuk sisteminde, Türk siyasetçilerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yasama görevini yerine getiren milletvekillerine bir ders olmalı, birçok öteki eksiklikler gibi. Bir an önce toplanıp Siyasi Partiler Kanunu'nu çerçevesini yeniden düzenleyip demokratik, adil, dürüst seçimlere imkan veren, üyelerin katılımını güçlendiren, yeni bir Siyasi Partiler Kanunu çıkarılmalıdır” diye konuştu.