Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin 7’inci müzesi olan Eskişehir Hamam Müzesi Pazar günü itibariyle ziyarete açılıyor.
Müzenin adını duyduğum an içimi bir heyecan kapladı.
Belki de heyecanımı kaplaması, ziyaretçilerin gezi sırasında kubbenin eteklerini saran, suyun insan hayatını vurgulamak için hoşgörünün simgesi, tasavvuf ehli Mevlana’nın, “Sen hep bir su olduğunu düşün. Su gibi güzel, su gibi özel, su gibi yararlı, su gibi vazgeçilmez” sözünün eşlik edecek olmasından…
Su şifadır!
Su bir ihtiyaçtır elbet ama ruha da hayat kaynağı.
Hiç fark ettiniz mi bilmiyorum ama suyun mucizevi bir gücü var!
Ne zaman “üzgün” olsam suyla arınırım.
Ne zaman birini “üzsem” yine suyla arındırırım kendimi…
Suyla birlikte “kötülüklerin” de aktığına inanırım.
Ruhumu yine suyun gücüne teslim ederim.
Hamamlara olan ilgim bu yüzden belki de…
Hamamlara sadece yıkanma kültürü olarak bakmam…
Oranın manevi bir gücü olduğuna inanırım.
Zaten hamamların dekoruna dikkat ederseniz, mistik bir hava sezinlersiniz.
Büyükerşen bu müze ile aslında “suyun” manevi gücünü de ortaya koydu.
Mevlana ile zenginleştirdi.
Sizi bilmiyorum ama benim yüreğim pır pır atıyor.
Bu müze…
Yunus’un kentine de yakıştı hani!
Ruha iyi gelen her şey yakışıyor Yunus’un kentine…
Yorumlar