Karapınar 2’inci etap projesi kentte tartışılmaya devam ediyor.
Mevzu TOKİ ise sağlıklı olan da tartışmak!
Tartışmazsan karşına ne çıkacağını bilemezsin.
Tartışılmadığı için TOKİ daha önce niteliksiz birçok projeye imza attı belki de…
İnsanları “ev sahibi” yaptım demek için çok katlı, kullanışsız binaları üst üste dikmek akıl işi değil…
Karapınar halkı yıllarca ne için isyan ediyor?
“Gün” yüzü görebilmek için değil mi?
Evet, Karapınar’da artık oturacak evler kalmadı, artık binalar kendiliğinden çürüyor ama halk umut da ediyor.
Güneş ışığı gören evler lüks olarak anlatılarak halkın aklıyla alay ediliyor.
TOKİ denilince benim aklıma ne geliyor biliyor musunuz?
Kemal Sunal ile Oya Aydoğan’ın başrolünü üstlendiği “Yüz numaralı adam” filmi…
O filmin reklam yüzü Kemal Sunal yani Şaban karakteri biliyorsunuz ki…
Filme göre halk onu çok seviyor. Onun tanıttığı ürünleri alıyor, yiyor ama ya bozuk çıkıyor ya da kötü kokuyor. En son tanıttığı evler yıkılıyor, mutlu yuvalar zindana dönüyor.
Sonra Şaban anlıyor ki…
Halkı kandırıyor.
İşi bırakıyor.
İşte bu senaryoya benzer birçok nokta var Karapınar’da da…
Belki o filmde yıkılan evlerin TOKİ ile ilgisi yok ama bende TOKİ denilince o evler siluet olarak beliriyor.
Korkutuyor, güven vermiyor.
İşte burada da Kazım Kurt da öyle düşünüyor olacak ki şöyle açıklıyor kendisini:
“Sözleşmeleri çok kötü. 6 ay sonra memur maaşına verecek, zam kadar zam yapacak taksite. 2. Altı ayda bir daha. Ondan sonra her memur maaşına zam gelirse TOKİ taksiti de artacak. Vadişehir’de Ihlamurkent’de insanlar şikâyetçi şu an. Eskiden TOKİ tapuyu veriyordu sen borçlu kalıyordun. Şimdi TOKİ’yi de vermiyor. Ödeyemediği zaman hadi sana güle güle git. TOKİ’yle kavgalarımız bundan bizim. Ödemeler sabit olsun dediğimiz için TOKİ bize olmaz dedi ve kavgamız başladı.”
Bu mevzuda da “Yüz numaralı adam” Kazım Kurt mu oluyor bilinmez ama halk Kurt’a TOKİ’den daha çok güveniyor.
Evlerinin bir gün başına yıkılmasını istemiyor.
Yorumlar