21 Ekim 2019 Pazartesi 292 Okunma

Eskişehir’de Futbolu Tersine Çevirmek



Bir futbol kulübü mali olarak batak hale gelince veya kulüp finansal sıkıntılar çekmeye başlayınca akla gelen çözümlerden birisi şirketleşme olur. Muhtemelen bu tür çözümleri önerenler, futbolu sevmekle birlikte bir şirketin nasıl işlediğinin veya bir şirketteki mali işlerin nasıl yürüdüğünün farkında değillerdir. Hâlbuki kötü yönetilen şirketler de batar. Ticaret ve sanayi odalarının sicil kayıtları bu batışların örnekleriyle doludur.

Bir futbol kulübü neden batık duruma düşer? Birinci neden, kulübün mali kaynaklarının gerçek amacı dışında, ahlaksızca kullanılmasıdır. Bir diğer neden ise kulübün finansal gücünü çok aşacak biçimde yapılan transfer, maaş ve prim ödemeleridir. Kulüplerin dernek statüsünde olması ve genel kurulda aklanmaları ile yükümlülükten kurtulmaları nedeni ile de kulüp yöneticileri kaynakları çarçur etmekten çekinmezler. Türkiye futbol ortamı bu tür ahlaksızlık, hesapsızlık ve bilgisizliğin sayısız örnekleri ile doludur.

Diğer yandan bir futbol kulübü, şirket yapısına dönüştüğünde yöneticiler mali ve idari sorumluluk altına girerler. Ticaret ve Borçlar Kanunları ile diğer ilgili yasal mevzuat çerçevesinde idareten ve mali olarak devler ve mahkemeler önünde hesap vermek zorunda kalırlar; herhangi bir kusur veya suç bulunursa ceza görürler.

Şirket olmak bir kulübü kurtarır mı? Eğer şirket (yani kulüp) para kazanıyorsa, böyle bir seçim kurumsal olarak bazı sorunların çözülmesine imkân sağlayabilir. Bir kulüp nasıl para kazanır? Örneğin bilet hasılatı, federasyon vb. tarafından sağlanan maç sonucuna bağlı getiriler, yayın gelirleri, forma vs. gibi kurumsal ürün satışları ve bağış (destek) türünde yollarla kazanç sağlar.

Bunlar çoğunlukla yeterli olmaz. Eğer gerçek anlamda bir bütçe varsa, kulüp bütçesinin en büyük gider kalemi transfer bedeli, imza parası, sporcu maaşı ve primler gibi başlıklar altında toplanır. Oldukça büyük bir meblağ olan bu kalemi karşılamanın yolu ise sporcu transferinden elde edilecek gelirlerdir. Ülkemizde kulüplerin en önemli başarısızlık örneği, kadrolarındaki sporcuları satmadaki beceriksizlikleridir. Genelde kulüplerimiz, yaşı hayli ilerlemiş olan oyuncuların son durağı olur, çünkü bu kazanç sağlayacak biçimde transfer edilmeleri hayli zordur.

Kısaca söylenirse pek çok futbol kulübü için şirketleşme ciddi bir seçenek olmaz. Dernek yapısı olarak kalmaları pek çok sorunun devam etmesine neden olmakla birlikte şirketleşme de sihirli bir çözüm değildir.

Ne Yapmalı?
Eskişehirspor’un mali ve idari yönlerden sıkıntılar yaşayan durumu, bir kulübün sürdürülebilir olması için ne yapılabileceği konusunda düşünmeme vesile oluyor. Böyle bir durumun çözümünün altyapıya çok boyutlu yatırım yapılması olduğundan eminim. Daha iyi tesisler, nitelikli teknik eğitmenler, çok yönlü destek personeli ve yetenek arama ekipleri ile oluşturacak bir yapılanma orta ve uzun vadede ihtiyaç duyulan çözümleri üretecektir.

Böyle bir yapılanma ise şirketleşme yolu ile (bir altyapı şirketi ile) oluşabilir. Eğer konu Eskişehirspor ise; kulüpten yönetsel ve mali olarak tümüyle bağımsız bir futbol altyapı şirketinin ihtiyaç duyulan yetenek havuzunu oluşturacağı ve bu yolla gelir sağlayacağı kanaatindeyim. Söz konusu şirket, Eskişehirspor ile bir ‘imtiyaz anlaşması’ yaparak bedeli karşılığında bu kulübe gidecek genç oyuncular için birtakım indirimler ve başkaca kolaylıklar sağlayabilir.

Altyapı şirketi için iki kaçınılmaz kural olması gerekir. Birincisi; şirket, (yatırımları ve işleyişi açısından) herhangi bir ekonomik işletme gibi para kazanmalıdır. İkincisi; bu yapı, kâr amaçsız (kâr dağıtmayan) işletmelerden farklıdır. Kişi veya kuruluşlar bu şirkete yatırım yaparak ortak olduklarında hak ettikleri geliri elde etmeliler. Aksi durumda şirkete katılmanın ve katkı yapmanın bir cazibesi kalmaz. Diğer yandan ortaklara kâr dağıtımı yanında, ana sözleşmeye bağlı olarak; elde edilen gelirin belli bir bölümünün sürdürülebilirlik ve gelişim için şirkette kalması esastır.

Yukarıda kısaca özetlediğim türden bir seçenek, Eskişehir’de futbolun tekrar yükselmesinin kaldıracı olabilir. Hiç kuşkusuz; buradaki ham fikrin üzerinde çalışılarak geliştirilmesi gerekecektir. Kulübün kendisinin şirketleşmesi ise burada özetlenen ‘altyapının şirketleşmesi’ konusundan ayrıdır; bu seçeneğe kulüp genel kurulu kendisi karar verir.