Anadolu Üniversitesi mezuniyet töreninde Filistin bayrağı açmak isteyen bir öğrenciye müdahale edildiği öne sürüldü. Eskişehir Filistin ile Dayanışma Platformu’nun sosyal medya hesabından duyurduğu olayda Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü’nün Filistin bayrağını yasakladığı iddia edildi. Yasak kararının Ankara’da yapılacak NATO zirvesiyle denk geldiğinin altı çizildi.
“Bayrak elinden zorla alındı”
Eskişehir Filistin ile Dayanışma Platformu paylaşımda şu ifadelere yer verdi:
“Anadolu Üniversitesi mezuniyet töreninde, Filistin de yaşanan soykırıma karşı haklı ve onurlu bir duruş sergileyerek Filistin bayrağı açan bir öğrencimizin elindeki bayrak, "rektörlük yasağı" gerekçe gösterilerek güvenlik görevlileri tarafından müdahale edilerek zorla alınmış ve adeta gasp edilmiştir. El konulan bayrak öğrencimize iade edilmediği gibi, özgür düşüncenin kalbi olması gereken üniversite kampüsü barışçıl bir dayanışma eylemi yüzünden adeta bir suç mahalli muamelesine maruz bırakılmıştır.
“Akıl almaz bir müdahale”
Bu akıl almaz müdahalenin, küresel emperyalizmin savaş aygıtı olan NATO zirvesi ile aynı günlere denk gelmesi tesadüf olmasa gerek. NATO masalarında soykırımcı güçlere birlikte olanların, bölgeyi kan gölüne çevirenlerin politikaları, ne yazık ki üniversite yönetimlerinin işgüzarlığı eliyle kampüslerimize de sirayet etmektedir. Özgür düşüncenin, vicdanın ve evrensel insan haklarının savunucusu olması gereken akademinin, emperyalist odakların belirlediği hizaya girerek barışçıl bir dayanışmayı sansürlemesi, akademik ve insani değerlerle asla bağdaşmaz.
“Üniversiteden Platforma mesaj”
Bu skandal müdahalenin ardından platformumuz tarafından yükseltilen haklı tepki dalgası üzerine, Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü tarafımızla iletişime geçmiştir. Yapılan görüşmede Rektörlük; o gün için tören alanında hiçbir bayrak veya materyale izin verilmediğini, kendilerinin de aslında Filistin konusunda son derece duyarlı olduklarını iddia etmiş ve açıklamalarımızın "üniversitenin itibarını zedeleyici" nitelikte olduğunu savunmuştur. Hatta bu duyarlılıklarını kanıtlamak adına, "başka öğrencilerin de Filistin bayrağı taşıdığını ve müdahale edilmediğini" öne sürerek mezunlar korteji esnasında Filistin bayrağı açan bir öğrencinin fotoğrafını platformumuzla paylaşmışlardır. Ancak Rektörlüğün kendini aklamak adına sunduğu bu sözde "kanıt", trajikomik bir şekilde gerçeğin ta kendisini yüzlerine vurmaktadır.
“Güvenlik müdahale ederek bayrağı aldı”
Rektörlüğün "bakın, bir başka öğrenci özgürce bayrak açtı" diyerek bize gönderdiği fotoğraftaki kişi, tam da ilk açıklamamızda bahsettiğimiz, müdahaleye uğrayan ve bayrağı elinden zorla alınan öğrencimizdir! Söz konusu fotoğraf, öğrencimizin kortejde yürüdüğü ilk saniyelerde çekilmiş; hemen ardından ise güvenlik görevlileri öğrencimize müdahale ederek elindeki bayrağı gasp etmiştir. Önce "hiçbir materyale izin vermedik" diyen, ardından "bakın başkaları da bayrak açtı" diyerek kendi içinde derin bir çelişkiye düşen, en nihayetinde ise bizzat müdahale edip bayrağını aldığı öğrencinin fotoğrafını bir "özgürlük ve duyarlılık kanıtı" gibi sunan bu tutum trajikomiktir. Yine rektörlük ile yapılan görüşmede bu müdahalenin NATO zirvesi ile ilgisinin bulunmadığı ve her kafadan bir ses çıkmasının yaratacağı kaotik durumun ve muhtemel bir hadisenin önüne geçme amaçlı olduğu tarafımıza iletilmiştir.

“Tüm vicdanlı gençlerimizin sonuna kadar yanındayız”
Unutulmamalıdır ki üniversiteler; birer kışla, şirket veya bürokratik vesayet alanı değil; evrensel insan haklarının korkusuzca savunulduğu, özgür düşünce üreten ve toplumsal vicdanın sesi olan yegane kurumlardır. Akademinin temellerine ve varoluş amacına taban tabana zıt olan bu baskıcı, yasakçı zihniyeti en sert biçimde kınıyoruz. Üniversitenin gerçek itibarını zedeleyen bizim haklı dayanışma eylemimiz ve açıklamalarımız değil; soykırıma karşı ses çıkaran bir öğrencinin elinden bayrağını zorla almaktır. Sözde "duyarlılıklar" eylemde sansüre ve hak gaspına dönüşüyorsa, o duyarlılığın halkın ve gençliğin vicdanında hiçbir karşılığı yoktur. Filistin halkının haklı direnişi ve bu direnişe, küresel güçlerin kanlı planlarına rağmen ses olan tüm vicdanlı gençlerimizin sonuna kadar yanındayız. Hiçbir yerel yasak, hiçbir sansür mekanizması Filistin ile olan dayanışma sesimizi susturamayacaktır!”






