5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle Eskişehir Barosu Vilayet Meydanı’nda tören gerçekleştirdi. Tören Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Atatürk Anıtı’na Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın çelenk sundu. Günün anlam ve önemine dair konuşmayı da Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın yaptı. Günaydın, “Bugün gelinen noktada sadece mesleki sorunları değil, yargı sisteminin bütününü etkileyen daha derin bir meseleyi de konuşmak zorundayız. Yargıya olan güvenin zedelenmesi. Bu güven kaybının en önemli sebeplerinden biri de, yargının tarafsızlığına gölge düşürecek şekilde siyasallaştığına dair oluşan güçlü toplumsal algıdır. Şunu açıkça ifade etmek istiyorum. Adalet hiçbir gücün gölgesinde var olamaz. Adalet tarafsız olduğu kadar güçlüdür. Tarafsızlığını kaybettiği anda ise gücünü de kaybeder. Yargının siyasi tartışmaların parçası haline gelmesi, kararların hukuktan ziyade farklı saiklerle verildiği yönündeki kanaatlerin güçlenmesi; biz hukukçuları değil, doğrudan toplumu yaralar. Çünkü yurttaş için mesele şudur, "Benim hakkım gerçekten korunacak mı?" Bu soruya tereddütsüz "Evet" diyemediğimiz her an hukuk devleti yara alır. Tutuklama tedbirinin istisna olması gerekirken ölçüsüz şekilde uygulanması, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının hayata geçirilmemesi, Avukatların mesleki faaliyetlerinin yargılamaya konu edilmesi gibi uygulamalar yargıya olan güveni zedelemektedir” diye konuştu.
“HUKUKUN GÜCÜ İNSANLARIN CESARETİNDE SAKLIDIR”
Hukuk eğitimi ile ilgili de sorunlara dikkat çeken Günaydın, hukuk fakültesi kontenjanlarının azaltılması gerektiğini belirtti. Günaydın, “Eğitimle ilgili sorunlarımız da var. Kalite ve akreditasyon için kontenjanların azaltılması ve başarı sırasının yükseltilmesi gerekiyor. Stajyer avukatların ekonomik güvenceleri, kamu avukatlarının özlük hakları ve serbest çalışan avukatların sosyo-ekonomik koşulları da ivedilikle güçlendirilmelidir. Bizler yargının üç sac ayağından biri olarak şuna inanıyoruz. Sorunları görmezden gelmek değil, cesaretle ifade etmek ve çözüm iradesini diri tutmak zorundayız. Çünkü biz umudu kaybeden değil, adaleti inşa eden bir mesleğin mensuplarıyız. Hukukun gücü yalnızca kanun metinlerinde değil, o kanunları her koşulda savunabilen insanların cesaretinde saklıdır. Ve biz o cesareti taşımaya devam edeceğiz” sözlerini kaydetti.