Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şubesi tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle açıklama yapıldı.
Açıklamada konuşan Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şube Kadın Sekreteri Birsen Ergünler, kadınların kazanımlarının saldırı altında olduğuna dikkat çekti.
"Savaş ve kıyımın ilk tek kurbanı kadınlar ile çocuklar"
Kadınların sosyal yardıma muhtaç bırakıldığını söyleyen Ergünler, “Hayatlarımızı zorlaştıran politikalara, eşitsizliğe ve adaletsizliğe karşı, emekli kadınların isyanını büyütüyoruz” diye konuştu.
Kadınların sürdürdükleri eşitlik mücadelesinin kadın haklarını güçlendirdiğini belirten Ergünler, “8 Mart 2026 Dünya Kadınlar Günü; Ortadoğu’da savaş, ülkede ekonomik kriz, yoksulluk, işsizlik, hukuksuz gözaltılar, baskı, karanlık, kadın cinayetleri, kadın kazanımlarına ve insan haklarına yoğun bir saldırı altında giriyoruz. 8 Mart’ın gerisinde; kadınların yüzlerce yıldır sürdürdükleri eşitlik, özgürlük ve yaşam mücadelesinin ayak izleri var. Ülkemizde ve dünyada her türlü şiddet, savaş ve kıyımın ilk tek kurbanı kadınlar ile çocuklar” dedi.
“2025 yılında 294 kadın cinayeti oldu”
Kadın cinayetlerinin sistematik bir şekilde arttığını söyleyen Ergünler, “Ülkemizde 2025 yılında; 294 kadın cinayeti ve 297 şüpheli ölümlü can kaybı oldu. Sadece geçtiğimiz ay 26 kadın, yakınları olan erkekler tarafından katledildi. İstanbul Sözleşmesi 6284’ü uygulamak yerine, ilan ettikleri “Aile Yılı” kadın cinayetlerinin uzayan listesi olmaktan öteye gitmedi. Bu iktidarın; kadınları yoksulluğa mahkum eden, güvencesiz işlerde çalışmaya iten, “yardım” almak zorunda bırakan, “muhtaç” duruma düşürme politikalarını kabul etmiyoruz. Hayatlarımızı zorlaştıran politikalara, eşitsizliğe ve adaletsizliğe karşı, emekli kadınların isyanını büyütüyoruz” şeklinde konuştu.
“Laiklik mücadelesinden vazgeçmeyeceğiz”
Ergünler, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“Kazanılmış haklarımızı geriye götürmeye yönelik her türlü gerici hamlelerin karşısında birlikte barikat kuracağız. Biz kadınlar için laiklik mücadelesi amasız ve fakatsız vazgeçilmezlerimizin en üst sırasındadır. Bugün Afganistan’da Taliban rejiminde kadınların kemikleri kırılıncaya kadar şiddete maruz kalmaları yasallaştı.
Kadınların camdan bakmaları, kamusal alanlarda varlığı ve eğitime erişimleri dahi yasaklandı. Laiklik mücadelesi onun için kadınların “varoluş” mücadelesidir. Şeriat karanlıktır, laiklik ise özgür yaşamın ta kendisidir. Laiklik, şeriatın panzehiridir. Bu 8 Mart’ta bizleri eve kapatmak, köleleştirmek isteyen bu karanlık rejime karşı; laiklik, özgürlük ve birleşik bir kadın mücadelesi için sokakları doldurmaya devam edeceğiz. Yüksek sesle kadınlar vardır deme kararlılığından asla vazgeçmeyeceğiz.”





