1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü öncesinde Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, Doruk Maden işçilerinin sürdüğü eylemler ve açlık grevi üzerinden işçi haklarının hukuksal boyutunu değerlendirdi.

Günaydın, “Eskişehir'de madencilerin yerin ne kadar altında çalışan işçilerin bu durumunu çok net. Çok yakın bir tarihte hem bireysel olarak çok rahatsız eden bir yanı var. 23 Nisan'da o görüntüleri gördüm, çocukların, evlatlarının yanında olamayışı, bayramı kutlayamayışı, çok acı. Yani şöyle bir kavram vardır; "Alın teri daha kurumadan ödenmesi gerekir.

Bir işçinin emeğinin karşılığının ödenmemesi ve yaklaşık 5-6 aydır ödenmemesi üzerine bir hak yolculuğu. Ve görülüyor ki hak ettiğini alamayan, yani emeğinin, verdiği emeğin karşılığını alamayan bir durumla karşı karşıyayız. Türkiye'de iş hukuku ya da işçilik, yani çalışma hayatına baktığımızda kağıt üzerinde aslında yasal düzenlemeler işçinin lehine, işçinin haklarını koruyan ama bunu Bu sadece yasal düzenlemeyle yetmiyor. Uygulama noktası; yani işverenin bu yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde nasıl bir yaptırımla karşılaşacağında demek ki bir aksama olduğunu çok net gözler önüne seriyor” diye konuştu.

“YASAL MEVZUATTA BİR SIKINTI YOK”

Doruk maden işçilerinin hak mücadelesi ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Günaydın, işçilerin emeğinin karşılığını alma noktasında istenilen seviyede olunmadığını kaydetti.

Günaydın, “Bir adalet arayışı ve gerçekten çok ciddi bir yürüyüş yapıldı. Yani adalet aramak için geride bırakılan kilometreye bakmak lazım. Şu anda da bir açlık grevinde olduğu görülüyor. 1 Mayıs'ın anlamı şudur. 1 Mayıs emek, dayanışma günü olarak kutlama demiyorum, kutlanacak bir şey de kalmıyor.

Seyitgazi’de çocuklar yanan ormana fidan dikti
Seyitgazi’de çocuklar yanan ormana fidan dikti
İçeriği Görüntüle

Çünkü yaşanılan bu işçilerin genel olarak ülkedeki hak ettiklerini alamayışı, emeğinin karşılığını gününde alamaması, yeterince alamaması, bu sorunlarla daha henüz yol kat edemediğimizi de gösteriyor. Ama diğer taraftan baktığımızda dediğim gibi, yani iş hukukunun temel prensipleri, iş mahkemelerinde de iş kanununda da işçi lehine yorum ilkesi vardır.

Yani teoride, kağıt üstünde yasal mevzuatta bir sıkıntı yok temel anlamda. Sendikal haklar bu anlamda Türkiye'nin durumuna baktığımızda da yasal düzenlemelere de bir dönem çok daha yoğun ve etkin olduğu dönemleri de görüyoruz. Teoride yok ama uygulamadaki yaşanan sorunlar, işçilerin hak ettiğini alamaması, tazminatlarının ödenmemesi gibi noktalar... Yani iş mahkemelerinde hala bu davalar devam ettiğine göre, sayısının da arttığına göre demek ki uygulamada çok ciddi sorunların olduğunu bize gösteriyor” sözlerini kaydetti.

Kaynak: Ufuk Azbay