Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Eskişehir Şube Başkanı ve Tepebaşı Belediyesi AK Parti Meclis Üyesi Ali Semih Ünlü, İstikbal Gazetesi’nden Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtladı. Eskişehirli iş insanlarının talepleri ve beklentileri hakkında konuşan Ünlü, yerel yönetimlerin Eskişehir sanayisinin ve ekonomisinin büyümesi noktasında çalışma yürütmesi gerektiğini söyledi. Ünlü, yeni sanayi alanları için imar düzenlemesi yapılması noktasında çağrıda bulundu. Tepebaşı Belediyesi’nde yürütülen soruşturmaya da dikkat çeken Ünlü, aşevi meselesinde ortaya çıkan gerçeklerin hayırseverlerin güvenini kırdığını belirtti.

“ENFLASYONUN DİZGİNLENMEYE ÇALIŞILDIĞI BİR DÖNEM”

2026 yılının ilk 6 ayını geride bıraktık. Eskişehirli iş insanları için yılın ilk 6 ayı nasıl geçti?

Şimdi ekonominin gidişatında tabii ki bu sene özellikle enflasyonun dizginlenmeye çalışıldığı bir dönem, onu yaşıyoruz. Enflasyonun yüksek olmasından ve faizin yüksek olmasından bir iş dünyasının temsilcisi olarak biz de çok memnun değiliz. Ama bunun sebeplerini de irdelemek lazım. Bu seneki hedeflerin tutmamasında biliyorsunuz ki bölgemizde yaşanan savaşın çok büyük bir etkisi var. Zaten bu enflasyonist dönemin başlangıcı biliyorsunuz ki pandemi dönemiyle başladı. Pandemi dönemi, pandemi döneminde işte tedarik zincirlerinin bozulması. Sonraki dönem tam pandemi bitiyor düze çıktığımız dönemde ülkemizde yaşadığımız 11 ili etkileyen, birçok ülkeden daha büyük bir alanı etkileyen deprem süreci. Biz de oradaydık deprem sürecinde, gördük.

“DEPREM VE SAVAŞLAR ENFLASYONU ETKİLEDİ”

Orada yapılan işleri de gördük. Hala devam eden konutlar, deprem konutları, oradaki yatırımlar var. Dolayısıyla bunların işte o zaman seçim döneminde Cumhurbaşkanımızın çıkartmak zorunda kaldığı, yani siyaseten artık halkın taleplerinin neticesinde çıkartmak zorunda kaldığı bir EYT. Belki istemeye istemeye çıkartmak zorunda kaldığı bir EYT süreci. Sonraki süreçlerde bölgemizde yaşanan savaşlar, işte Rusya-Ukrayna savaşı, Filistin'de yaşanan dram, Suriye'deki durum, şu anda İran, İsrail, Amerika'nın içinde bulunduğu hem enerji piyasalarını etkileyen durum. Bunlar tabii bizim ekonomimizi direkt etkiledi. Biz ama bunlardan güçlü yönetimimiz sayesinde daha az etkilenerek çıktık ama tabii enflasyonu dizginlemek noktasında biraz hedeflerin şaşmasına neden oldu.

“ÇÖZÜLECEĞİNE İNANIYORUZ”

Dolayısıyla 2026'daki gidişattan ekonomi olarak çok şikayetçi olmamakla beraber memnun değiliz bu durumdan. İş dünyası da memnun değil, belki halkımız da memnun değil ama bunların nedenleriyle birlikte incelemek lazım. İnşallah düze çıkacağız, bunlar da geçecek. Durumlar da çözülecek. Burada tabii ki Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği, güçlü duruşu çok önemli. Zamanında nasıl enflasyon süreci çözüldüyse bunun da çözüleceğine inanıyoruz.

“TALEP VE AHLAK ENFLASYONU, ENFLASYONU TETİKLEDİ”

Bu enflasyonun bu kadar yüksek olmasında ciddi talep patlamaları, talep enflasyonu, belki ahlak enflasyonu, bunun nedenleri de var. Yani iş dünyasına da sorumluluk düşüyor, vatandaşa da sorumluluk düşüyor. Biz bir yıl sonra lazım olacak olan ürünü aslında marketlerde bulmamıza rağmen stoklamaya alışmışız. Bu sefer de enflasyona biz körükle gitmiş olduk. Vardı dünyada bir enflasyon ama bizim vatandaşımızın veya iş dünyasının tavrı bunu aslında körüklemiş oldu. Şimdi bunun soğumasında da yine iş dünyasına ve vatandaşına göre düşüyor.

Eskişehir'in ekonomik büyümesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Yerinde mi sayıyor yoksa bir büyüme var mı Eskişehir'de?

Eskişehir'in istihdamının yüzde 40'ına yakını şu anda sanayide istihdam ediliyor, organize sanayide istihdam ediliyor. Eskişehir'in büyümesinde organize sanayinin çok büyük bir önemi var. Sonuçta son 25 yıldır Eskişehir sanayisinde, belki görmüşsünüzdür eski uydu haritalarında küçük bir organize sanayinden, şu anda Türkiye'nin en büyük organize sanayinden birisini konuşuyoruz. Teknoloji Endeksi’nde Türkiye üçüncüsü olan bir organize sanayiyi, teknoloji üretim yapan bir organize sanayi konuşuyoruz. Eskişehir aslında büyüyor. Yani bu son yıllarda da büyümeye devam ediyor. 2025 rakamları da bunu gösteriyor ama şu var tabii ki, bunun yerel yönetimlerle de desteklenmesi gerekiyor. Biz aynı zamanda mikro milliyetçiliği, şehir milliyetçiliğini de savunuyoruz tabii bir Eskişehirli olarak. Dolayısıyla istiyoruz ki Eskişehir'imiz ekonomisi büyüsün. Eskişehir'in halkı daha fazla kazansın. Eskişehir daha da zenginleşsin. Bu noktada bizim çalışmalarımızı gayretlerimize devam ediyor.

Aynı zamanda Tepebaşı Belediyesi meclis üyesisiniz. Yerel yönetimlerin Eskişehir'in ekonomik büyümesine katkısı nasıl? Ya da nasıl bir katkısı olmalı?

Yakın zamanda emekli olan Büyükşehir Belediye Başkanımız Eskişehir butik şehir olsun tarzında bir bakış açısı vardı. Aslında Eskişehir sanayisinin ticaretin önünde bir el freni gibiydi bu durum. Çünkü Eskişehir'in büyümesini istemiyordu. Eskişehir'in organize sanayisinin daha fazla büyümesini, dışarıdan yatırım gelmesini istemeyen bir yerel yönetim anlayışı vardı. Biz aslında buna rağmen Eskişehir'de başarılı olduk, büyüdük. Eskişehir'in ekonomisi buna rağmen büyüdü.

“YEREL YÖNETİMLER GÖLGE ETMESİN YETER”

Biz yerel yönetimlerden destek değil, engel olmasalar, gölge etmeseler yeter diyorduk. Ben şu anda son iki yıl içerisinde yerel yönetimlerde anlayışın çok değiştiğini görmedim. Tepebaşı’nda da görmedim, meclis üyesi bulunduğum Tepebaşı’nda da Büyükşehir'de de görmedim, Odunpazarı'nda da görmedim.

“YEREL YÖNETİMLER İŞ DÜNYASINI MUHATAP ALMALI”

Aslında iş dünyası olarak böyle bir talebimiz var. Şimdi yollar yapılırken, imar planları yapılırken, tramvay planları yapılırken iş dünyası veya ticaret düşünülmüyor maalesef. Bu şehrin ekonomisini nasıl büyüteceğiz? İş dünyası büyüyecek, daha fazla istihdam sağlayacak, daha fazla vergi verecek, daha fazla bu şehirde ekonomi oluşacak, işte turizmden de daha fazla pay alacağız. Eskişehir'in içinden geçen transit trafikten de daha fazla, yani onların da ekonomisinden pay alacağız. Biz sanayi üretiminden de pay alacağız. Dolayısıyla aslında şehir planlanırken veya yerel yönetimler hizmet anlayışı yaparken ben iş dünyasına yönelik bir projeler olduğunu, bir vaatler olduğunu hiç görmedim. Veya düşünüldüğünü de görmedim, yani icraat yaparken de düşündüğünü görmedim. Bu anlamda biraz bir iş dünyasının temsilcisi olarak ben aslında şikayetçiyim. Bizde yani Eskişehir'in artık iş dünyasına da kulak vermesi gerektiğini, yerel yönetimlerinin de artık bize kulak vermesi gerektiğini, bizim taleplerimizi yerine getirmesi gerektiğini, buna göre planlamalar yapması gerektiğini düşünüyoruz. Bu anlamda da eleştirilerimiz devam edecek.

Askon Şube Başkanı Ali̇ Semi̇h Ünlü Meltem Karakaş

“ESKİŞEHİR KALKINMA PLATFORMU’NDA İŞ DÜNYASININ STK’LARI DA OLMALI”

Eskişehir Kalkınma Platformu kuruldu. Siz Platformu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce Eskişehir’in sorunlarının çözümüne katkısı olacak mı?

"CHP'ye yapılanları avucumuzu sıvazlayarak izlemedik"
"CHP'ye yapılanları avucumuzu sıvazlayarak izlemedik"
İçeriği Görüntüle

Yani birliktelikten hiçbir zarar olmaz. O istişareden, istişare kültüründen hiçbir zarar olmaz. Ben o Platformu destekliyorum. Platformu da doğru ve mantıklı buluyorum. Ama orada iş dünyasının temsilcilerinin de yani STK'ların da olması gerektiğini düşünüyorum. Tabii süreç içerisinde biz bunu görüştüğümüz yetkililer de onların zaten bizleri de sürece dahil edeceklerini sözlerini aldık, onları görüştük. İnşallah birliktelikten, istişareden, burada siyaseti bir kenara bırakarak istişare eden bir masanın etrafında oturmaktan hiçbir şekilde zarar çıkmaz. Ben doğru buluyorum bunu.

“GÜRHAN ALBAYRAK’IN ÇÖZÜME YÖNELİK BİR TAVRI VAR”

Bu yapılan çok doğru bir proje. Eskişehir'e de hatta birçok noktanın çözümünde işte gemilik bağlantısı gibi işte burada yapılacak URAYSİM gibi diğer projelerin çözümünde de o platformun ve oradaki istişarelerin çok büyük önemi olduğunu düşünüyorum. Aslında burada İl Başkanı Gürhan Bey'in de bir tavrı var. Eskişehir'in sorunlarını çözme noktasında kimden gelirse gelsin, Büyükşehir'den de başka yerden de gelirse gelsin Eskişehir'in büyümesi, Eskişehir'in kalkınması noktasında her türlü konunun anlatılması, çözülmesi noktasında bir tavrı var. İşte yakın zamanda Türk Hava Yolları'na gidildi. Büyükşehir Belediye Başkanımız da gitti. Bu böyle olmalı zaten. İstişare kültürünü geliştirmemiz lazım, derinleştirmemiz lazım. Siyaseti bir kenara bırakıp şehir milliyetçiliğini yapabilmemiz lazım.

“SANAYİ TESİSLERİ İÇİN YENİ İMAR ALANLARI OLUŞTURULMALI”

Eskişehir'in özellikle sizler açısından acil olarak çözülmesi gereken problemleri neler?

Organize sanayi tek yerde büyüyor. Bence bu konunun çözülmesi lazım. Yeni imar alanlarının çözülmesi lazım. Konut fiyatlarımız çok yüksek. Dolayısıyla daire fiyatları, konut fiyatları çok yüksek Eskişehir'de. Yeni sanayi imar alanlarının açılması konusu çok önemli. Eskişehir'in sadece Ankara yolunda değil, Bursa yolunda da sanayi tesislerinin olması lazım. Yani belki trafiğinde aslı nedenlerinden birisi. Tabii Eskişehir'in trafiği sonunda var. Bunda sadece çevre yolu değil, yani şimdi çevre yolu yapılmasını biz destekliyoruz. Çevre yolumuz olmalı. Ama çevre yolu Ankara, Bursa arasında veya işte İstanbul, Antalya arasında aslında transit trafiği çözecek. Şehir içinde de trafik sorunumuz var ve bu sadece şehir içi trafik sorunu her konuşulduğunda çevre yoluna bağlanıyor. Aslında şehir içindeki trafik sorunumuz çevre yolu ihtiyacını oluşturuyor. Biz çünkü şehir içi ulaşımda da sadece çevre yolu kullanır hale geldik. Yani şehir içi trafiğinin çözülmesi lazım. Yeni imar alanlarının oluşturulması lazım. Sanayi tesisleri için yeni imar alanlarının oluşturulması lazım. Eskişehir'de mesela depolama alanlarıyla ilgili bir eksik var. Depolama alanlarının çözülmesi lazım. Fabrika yapmak isteyenlerin sadece işte mevcut organize sanayinin dışında da alternatiflerin olabilmesi lazım. Bununla ilgili imarların açılması lazım. Yani yine yerel yönetimlere geliyoruz. Yine aslında dönüp dolaşıyoruz. Çözmesi gereken yerel yönetimlerin üzerinde çok büyük görevi ve sorumluluklar var.

“PAHALI BİR ŞEHİR OLMAYA BAŞLADIK”

Siz aynı zamanda inşaat sektöründesiniz. Eskişehir’de hem konut fiyatlarının yüksek olduğu söyleniyor hem de satışların haziran ayında arttığı ifade ediliyor. Sizin değerlendirmeniz nedir?

Eskişehir'de konut satışlarının artmasının nedeni Eskişehir'e gelen nitelikli göçle ilgili. Ama daha fazlası olabilecek aslında. Ve biz şu anda organize sanayide de iş dünyasındaki arkadaşlarımızın hepsinde ortak söylediği şey şu: Biz nitelikli istihdam bulma noktasında zorlanıyoruz. Eskişehir aslında bu işin memba olmasına rağmen zorlanıyoruz. Çünkü organizemiz çok hızlı büyüyor. Dışarıdan göç alabilmemiz lazım. Nitelikli istihdam göçü alabilmemiz lazım. Ama onlar da şuna bakıyorlar. Eskiden Eskişehir'de yaşamak bir Anadolu kenti olarak uygundu. Şimdi Eskişehir'deki fiyatlar İstanbul’la, büyük şehirlerle yarışır hale geldi arsa paylarından dolayı. Eskişehir'de bunlar olmamalı. Bunun da nedeni arsa üretilmemesi Eskişehir'de. Yeni imar alanlarının açılmaması. Maalesef pahalı bir şehir olmaya başladık. Bizim böyle olmamamız gerekiyor. Eskişehir'in herkesi kucağına açabileceği, gerçekten nitelikli insanların daha rahat yaşayabileceği bir şehir olmalı. Ama maalesef burada konut fiyatları bunun önüne geçmeye başladı. Zorlanıyoruz yani. Sadece tek alanımız inşaat değil ama bir müteahhit olarak da o vasfımla da Eskişehir'de bu durumda memnun değilim.

“AŞEVİ MESELESİ İNSANLARIN GÜVENİNİ KIRDI”

Tepebaşı Belediyesi’nde devam eden bir soruşturma var. Siz de meclis üyesisiniz aynı zamanda. Son gelişmeler nedir? Tepebaşı’nda yaşananlar hakkında neler söylersiniz?

Yakın zamanda Tepebaşı’nda bir gündemimiz oldu biliyorsunuz. Hatta bir aşevi meselesi. İnsanların güvenini kıracak, hayır sevenlerin güvenini kıracak. Fakirin sofrasına girecek ekmeğin çalındığı bir durum oldu, ortaya çıktı bunlar. İşte bir buçuk yıldır süren bir soruşturma olduğunu, Ahmet Başkan'ın haberi olduğunu öğrendik. Bu konuyla ilgili iki önceki mecliste Ahmet Başkan'ımıza bazı sorular yönettik. Boş bir kaseyle çıktık. Vatandaşın kasesi artık boş kaldı. Bu bizi çok üzdü. Eskişehir halkını da çok üzdü. Yani bunu biz Ahmet Başkan'ımızın olduğu bir belediyeye yakıştıramadık. Kendisine de sorular yönettik. Dedik ki, bu süreçten haberiniz vardı. İdari soruşturma başlattınız mı? Bu süreçten bilginiz ne düzeydeydi? Hatta bir açıklama yaptı. Bazı arkadaşların neden gözaltına alındığına şaşırdım, dedi.

“İDARİ SORUŞTURMALARI NEDEN BAŞLATMADINIZ?”

Biz bunu şöyle anladık. Bazılarına şaşırmamış Ahmet Başkan'ımız. Kimlere şaşırmadınız Sayın Başkanım? İdari soruşturmaları neden başlatmadınız? Bu sürecin sonrasında ne yapmayı düşünüyorsunuz? Bir araştırma komisyonu kurulmasını öneriyoruz, dedik. Ama maalesef çok kötü bir üslupla karşılaştık. Ahmet Başkan'ımız son üç toplantıya da gelmiyor. Gün içinde başka programlara katılıyor, başka etkinliklere katılıyor. Ama meclise, halkın iradesini tecelli edeceği meclise soracağımız sorulardan kaçıyor, karşımıza gelmiyor. Bu süreçten hiçbirimiz memnun değiliz.

“TEPEBAŞI’NDAN VİZYONER İŞ DEĞİL ASLİ GÖREVLERİNİ BEKLİYORUZ”

Aslında şöyle oldu, belediyelerde hizmet çıtası o kadar düştü ki biz asli görevlerini yaptığı zaman şu anda çok memnun oluyoruz. Artık belediyeden vizyoner işler değil, yatırım projeleri değil de asli görevini yapsın, asfaltını yapsın, çukuru kapatsın ondan sonra kaldırımları yapsın, çöpleri toplasın biz artık belediyeleri bundan takdir edecek duruma geldik. O kadar düştü çıta. İnşallah adalet tecelli edilecektir. Kimse suçlu, bu konuda garibanın hakkını yiyen, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyen kimse cezasını çeksin. Ama bunların hesapları sorulmalı. Varsa başka bu konuyla ilgili hesap vermesi gerekenleri onlar da hesap vermeli. Biz başkanımızın da bu süreci doğru yönetmediğini düşünüyoruz. Görev ve sorumluluklarının gereğini yapsın. Hesabını versin. Eğer bunun neticesi istifa etmesi gerekiyorsa en azından gençlerin işte bu işleri yapacak kişilerin önlerini açsın diye düşünüyoruz.

Kaynak: Meltem Karakaş Kaya