Memur Sen'den herhangi bir sendikayı kongrelerine çağırmadıklarını söyleyen Sağlık Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, “Çünkü onlara karşı Eskişehir'de bizim gönül kırgınlığımız var. Bizi herhangi bir cemaatten olmamamızla ilgili hep öteki olarak görüyorlar” dedi.
Sağlık Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, İstikbal Gazetesi’nden Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtladı. Köksal, sağlık alanında yaşanan sorunlara ve kongreden sonra bazı grupların kendisine yönelik eleştirileri hakkında önemli açıklamalar yaptı.
“EĞİTİM BİR SEN’İ SAMİMİ BULMUYORUZ”
Kongrelerine Eğitim Bir Sen’i davet etmeme nedenlerine ilişkin konuşan Köksal, “Diğer arkadaşları samimi bulmuyoruz. Bulmadığımız için de gönül kırgınlığımız onlara devam ediyor. O arkadaşlara özellikle eğitim camiasında olan arkadaşlara karşı mesafemiz var" dedi. Köksal, örnek bir sendikacılık yaptıklarını ve memurların sorunlarını dile getirdiklerini sözlerine ekledi.
“ESKİŞEHİR’DEKİ SAĞLIK ÇALIŞANI SAYISI YETERSİZ”
Eskişehir’de sağlık alanında acil olarak çözülmesi gereken sorunlar neler sizce?
Bizim her platformda dile getirdiğimiz bir şey var. Eskişehir’deki sağlık yapısı olarak gerçekten burada görev yapan 8 bin sağlık çalışanı, 2 bin işçi toplam 10 bin kardeşimize çok teşekkür ediyoruz sağlık sisteminin sunumu noktasında. Ancak şehir olarak Bilecik, Afyon, Kütahya’nın tercih ettiği illerin başında geldiğimiz bir il haline gelmemizden kaynaklı bizim Eskişehir’deki sağlık alt yapımız hizmet vermeye yetmiyor. Sağlık çalışanları olarak 1 kişi yerine 1.8 iş yapmak zorundasınız. Eskişehir’deki sağlık çalışanı sayısı yetersiz. En büyük problemimiz bu. Sağlık çalışanı insanlar artık motivasyonu yok ağır iş yükünden kaynaklı. Sağlık çalışanlarının en büyük sıkıntısı motivasyon kaybının ve çok çalışmanın herhangi bir ödülle ödüllendirilmemesi. Sadece para değil mesele. İnsanları motive edecek güzel cümle kurmanız lazım. Bu da kurulmuyor. 10 çalışandan 2 çalışanımızın sağlık problemleri olması sebebiyle her 10 çalışanın 2 tanesi sistemde olmadığı için siz fazla çalışmak zorundasınız. Bu da bizim ilimizin yükünü çok fazla artırıyor. En büyük ana problem personel yetersizliği.
Çevre illerden Eskişehir’de sağlık hizmeti almak için gelenlerin sayısında bir artış var mı?
Öncelikle Bilecik, Bozüyük, Kütahya ve Afyon-Emirdağ ve haziran ayında başlayan gurbetçi vatandaşlarımızın nüfusu 50-100 bin oranında artırıyor. Bozüyüklü vatandaşlar zaten hizmet alımının yüzde 90’ınını Eskişehir’de yapıyor. Çevre iller de sayıyı tetikliyor. Şu anda bizim nüfusumuz 600 binken sahip olduğumuz yatak sayısı ile 1 milyon olduğumuzdaki yatak sayımız aynı. Türkiye ortalamasının üzerinde olabiliriz, Türkiye ortalamasına göre sağlık çalışanı sayısı fazla gözüküyor olabilir. Ama diğer üç tane ilden bize yoğun hasta gelişi, gurbetçilerin gelişiyle de beraber sistemde gözükmeyen fazladan bir baktığımız 150-200 binlik bir nüfus var. Bu da Türkiye ortalamasının hesabında yok.
Eskişehir’de özellikle hangi bölümlerde, alanlarda sağlık çalışanı eksik?
Bölüm bazlı sebebiyle değil de Eskişehir Osmangazi Üniversitemiz mükemmel bir üniversite. Çok güzel hocalarımız var ama personel yetersizliğinden yüzde 100 kapasite ile çalışamıyoruz. Şehrin yürütücü gücü Osmangazi Üniversitesi olması gerekirken şu anda bu yürütücü güç sağlık hizmetlerinde Şehir Hastanesi gibi gözüküyor. Bir an önce Şehir Hastanesi ile Osmangazi Üniversitesi’nin yapısını güçlendirip oradaki hocalarımızın desteğiyle daha fazla alana hizmet edilebilir. Bu da personelle olabilecek bir şey. Eskişehir’deki bütün branşlarda Ankara’ya, İstanbul’a gitmek için bir sebep yok. Her branşta doktor sayımız şu anda Türkiye ortalamasının üstünde.
“160 SAAT ÇALIŞMASI GEREKİRKEN 300 SAAT ÇALIŞIYORLAR”
Personelin yetersiz olmasının sebebi nedir? Atamaların az olması mı, insanların artık sağlık alanında çalışmak istememesi mi?
2026 yılında Türkiye genelinde bir atama sıkıntısı yaşanıyor. Çok genç meslektaşlarımız şu anda görev bekliyor. Bizim en büyük sıkıntımız mevcut sağlık personelini fazla mesai ile çalıştırarak normalde bir ayda 22 iş günü var. Biz sağlık çalışanını 160 saat çalıştırmamız gerekirken, 300 saat çalıştırıyoruz. Böyle olunca da yeni bir atamaya gerek kalmıyor. Çünkü ucuz iş gücüyle bir sağlık çalışanı iki kişilik çalışıyor. İki kişilik çalıştırdığınız için sadece 15-20 bin lira fark ödüyorsunuz. 80 bin liralık sağlıkçı maliyetinden kurtuluyorsunuz. Bence böyle baktıkları için atama yapmak istemiyorlar. Şehrimizdeki sayı fiilen 10 bin gözükebilir ama bunun 7-8 bini aktif çalışıyor. 2 bin kişi zaten ağır iş yükünen dolayı mesleki hastalıklara yakalanmış artık işe gelmekte zorlanıyor, heyet raporu var, sağlık raporu var. Kendisi rahatsız. Birçok nedenlerini sayabiliriz. Her 10 kişiden 2’si çalışamayacak pozisyonda. Ama bunlar sayıda gözüküyorlar. Fiilen varlar ama hizmetin akışında yoklar.
“ESOGÜ’DE PERSONEL YETERSİZLİĞİ HAD SAFHADA”
Eskişehir’de çalışanlar açısından koşulları en ağır olan hastane hangisi?
Şu anda bütün siyasilerimizin dikkat çekmesi gereken Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Osmangazi Üniversitemizde personel yetersizliği had safhada. Personel yetersizliğinin devamında da şöyle bir şey çıkıyor: İnsanlar artık işe gelmek istemiyor. Aşırı yorgunluk, aşırı çalışma, sosyal hayatın bitmesi, ailesi ile görüşememe. Bunlardan açmış olduğu sorunlardan kaynaklı bir hemşire, bir ebe, bir laborant, bir radyoloji çalışanı, bir hekim artık işe gelmek istemiyor. Sağlık çalışanlarının düşmüş olduğu en büyük kronik sorun burası zaten. Osmangazi Üniversitemizdeki çalışanlar en kronik olarak şu anda müdahale edilmesi gereken yerde çalışıyorlar. Sayısal olarak çok azlar.
“SİYASETEN RAKİP GÖREN ÖNÜNÜZÜ KESMEYE ÇALIŞIYOR”
Sağlık çalışanlarının sorunlarını sık sık dile getiriyorsunuz. Ama bunu yaparken temsil ettiğiniz makamdan ve politik duruşunuzdan kaynaklı da eleştiriler alıyorsunuz. Çok muhalefet ettiğiniz söyleniyor. Bu eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Benim tabi bir siyasi görüşüm var. 26 yıldır siyasetten anlamaya başladığımız günden beri benim siyasi olarak tarafım belli aslında. Ama Eskişehir, Türkiye haritası gibidir. Eskişehir Türkiye’nin bütün renklerinin bir arada yaşadığı güzel bir şehir. Bizim burada dilimiz çok farklı. Trabzonlu, Diyarbakırlı, Egeli, Karadenizli herkesin ortak masada oturacağı Türk, Kürt, Çerkes, Alevi, Sünni hiç fark etmiyor biz bütün renkleri barındırıyoruz. Tabi ki bana çok eleştiri geliyor bu konuda. Bu adam siyasete yapmaya çalışıyor başka partide ama ağır eleştiri yapıyor. Biz sadece şunu söylüyoruz: Bütün siyasiler de bunu not almalı. Devlet memurları olarak belli bir sınavdan geçip, KPSS’ye girmiş, çalışmış, okumuş, lisans mezunu olan arkadaşlarımız atanıyor ama siz bugün vermiş olduğunuz memura 50-60 bin lira maaşlarla büyükşehirlerde artık kiranın 30 bin liradan başladığı, hayat pahalılığının had safhaya ulaştığı bir yerde ben sadece doğruları dile getiriyorum. Amacım kişileri yıpratmak veya siyasi bir tarafa taraf olmaktan çok insanların yaşamış olduğu doğruları dile getirip onların duygularına tercüman olmaya çalışıyoruz. Tabi ki bunun bir bedeli var. İnsanlar ne yapıyor, sizi otomatikman rakip olarak görüyor ve önünüzü kesmeye çalışıyor. O konuşmanın bedelini size bir şekilde ödettiriyor. Biz bunları yaşıyoruz ama biz bundan mutsuz muyuz? Hayır. Ben bu görevde olduğum sürece elimizden gelen bütün neyse doğru söylemeye devam edeceğiz.
“ESOGÜ TIP FAKÜLTESİ YENİDEN YAPILMALI”
ESOGÜ Tıp Fakültesi’nin dönüşümüne dair bir gelişme var mı? Çalışanlardan özellikle bu anlamda bir talep oluyor mu?
Tıp fakültesi bizim kanayan yaramız. Başhekimiz, hocalarımız rektörümüz, siyasilerimiz cumhurbaşkanlığı strateji daire başkanlığı ile çok fazla görüşmeler yapıyorlar. Ben bir Eskişehirli olarak binanın güçlendirilmesi taraftarı değilim. Tabi ki ekonomik şartlar göz önüne alınır ama deprem kuşağında yaşayan bir Eskişehir’de 40 yıllık bir binada revizyon yapıp destek verip oradaki 150 yatak kaybının oluşacağını bile bile yapmak yerine güçlü Türkiye’ye uygun şekilde Osmangazi Üniversitesi’nin yapılanması. Eğitim çok farklı bir şey tıp fakültesinde. Hocalardan eğitim almak, hekimin donanımlı hale gelmesi, asistanların yetişmesi ayrı bir meziyet isteyen bir şey. Ve Osmangazi Üniversitesi Türkiye’nin en güzel üniversitelerinden bir tanesi eğitim anlamında. Ama bugün geldiğimiz noktada hastaneye hizmet ve çalışanın motivasyonu noktasında çok kötü durumdayız. Bunun çözümü noktasında çok acil Osmangazi Üniversitesi’nin bütün personeli havuza alınıp tıp eğitiminin devam edip hocalar tarafından bir organizasyon ile tıp fakültesinin kurtarılması taraftarıyız. Bizim öğrenciliğimizde, staj yaptığımız dönemlerde bütün yükü tıp fakültesi çekiyordu. Devlet hastanelerinin üstü, yürütücü gücü şeklindeydi. Şu anda güç şehir hastanesine evrilmiş durumda. Şu an hastalarımızın çoğunluğu şehir hastanesinden hizmet alıyor. Ama şampiyonlar ligi diyebileceğimiz alanında uzman çok fazla doktorumuz var. Bunlar da tıp fakültesinde çalışıyorlar. Bundan şehir olarak daha iyi yararlanmamız lazım. Çözüm noktasında da iş büyüklerimizin, siyasetçilerimizin.
“ESKİ DEVLET HASTANESİNİN YERİNE HASTANE YAPILMALI”
Eskişehir’de sağlık alanlarının özelleştirilmesi gündemde. Kararın iptal edildiği söyleniyor ama hala Resmi Gazete’de yayımlanmadı. Özelleştirme kararlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bunu en son kongremizde şehrimin Milletvekili Nebi Hatipoğlu da açıklık getirdi. Bakanlıktaki işgüzar bir bürokratın Eskişehir’i tanımaması ve bizi çok kötü pozisyona sokması. Bizim Hava Hastanemizin olduğu alandaki ağaçlar bile korunacak ağaçlar. Bina tamamen tarihi bir bina. Özelleşmesi ve satılması hukuken de mümkün değil. Sivrihisar’daki diğer özelleştirme alanında zaten bir taraftan inşaat devam ediyor. Yeni bir sağlık tesisi açılacak. Tamamen şehre uzaktan bakan, rakamlarla orada hemen hızlıca özelleştirme kapsamına alınmış. Ben ilk günden beri şunu savunuyorum: Eskişehir Devlet Hastanesi’nin arazisi de çok acil 700-800 yatak, ne yapabiliyorsa çok acil şekilde kampüs şeklinde sağlık tesisine ihtiyaç olan bir alan. Çok kıymetli bir alan. Oranın da verilmemesi gerekir. Biz en son yaptığımız görüşmede AK Parti İl Başkanımız Gürhan Albayrak da gerek bir vekilimiz Nebi Hatipoğlu da bu konuyla ilgili son noktaları koydular. Kısa vadede de yayımlanacağını söylediler. Resmi Gazete’de yayımlanıp şehrin gündeminden çıkacağını düşünüyorum ben. Çünkü Nebi Beyle de Ankara’da yaptığımız görüşmede tekrar bakanlıkla yaptığı görüşmeyi ve cumhurbaşkanlığı kararnamesine eklenmesi yazısını hazırlandığını söyledi. Kısa vadede müjdeyi bekliyoruz. Eskişehir’de olması gereken zaten buydu. İnşallah o karar da bu şekilde neticelenecektir.
Kongrenize CHP’li siyasetçileri de çağırdığınız için sizi eleştirenler oldu. Neden bu kadar eleştirildiniz? Bu eleştiriler için neler söylersiniz?
Sosyal medyada özelikle AK Parti cenahından abilerimiz, büyüklerimiz bize sitemlerini, eleştirilerini ilettiler. Ben her zaman derim, benim bir siyasi görüşüm var. Seçim zamanı sendikacılık gömleğimizi çıkarıp siyaset gömleğimizi giyiyoruz ve görüşümüz ne ise onu uyguluyoruz. Ama burası sivil toplum kuruluşu olarak bütün görüşlere açık olan bir yer. Sağlık Sen’i biz Türkiye haritası olarak görüyoruz. O gün de valilik protokol sırasındaki bütün kişilere davetiye gönderdik. Cenaze evine de düğün evine de kimin niye geldiği sorulmaz bizde. Biz de ev sahibi olarak hepsini iyi bir şekilde ağırladığımızı, söz haklarını verdiğimizi, salonun da herkesi düzgün bir şekilde karşıladığını düşünüyoruz.
“BİZİ RAKİP OLARAK GÖRÜYORLAR”
Bu eleştiriler tabi ki olacak. Çünkü Hasan Hüseyin Köksal belli bir grubu iyi temsil ettiğinden dolayı siyaset olarak bazı gruplar bizi eleştiriyorlar. Belki rakip görüyorlar, belki yaptığımız olduğumuz çalışmalar onların zorlarına gidiyor. Ama biz inandığımız doğruları söylemeye çalışıyoruz. Sahadaki yaşadığımız sıkıntıları doğru bir şekilde dile getiriyoruz. Bundan da bazı siyasetçilerimiz etkileniyor olabilir. Gönülden kırılan insanlar olabilir Sağlık Sen’in duruşu olarak. Ben her platformda her görüşten insanları Sağlık Sen’in bütün organizasyonuna her zaman davet ediyorum. Doğru olanın da bu olduğunu düşünüyorum.
“HERHANGİ BİR CEMAATTEN OLMADIĞIMIZ İÇİN ÖTEKİ GÖRÜYORLAR”
Memur Sen İl Temsilciliğini, Eğitim Bir Sen’i davet etmediğiniz söyleniyor. Bu doğru mu? Memur Sen neden yoktu kongrenizde?
Ben Memur Sen’den hiçbir sendikayı davet etmedim. Çünkü onlara karşı Eskişehir’de bizim gönül kırgınlığımız var. Biz Sağlık Sen ailesi olarak Eskişehir’deki bütün Memur Sen üyelerine hizmet vermeye çalıştıkça bizim herhangi bir cemaatten, herhangi bir okuldan mezun olmamamızla ilgili bizi hep öteki gözüyle görüyorlar. Biz Sağlık Sen ailesi olarak kendi işimizi yapmaya çalışıyoruz. Asıl işimiz devlet memurluğu zaten 657’nin bize verdiği haklar çerçevesinde. Diğer arkadaşları samimi bulmuyoruz bu konuda. Bulmadığımız için de gönül kırgınlığımız onlara devam ediyor. Ettiği için de ben hiç kimseyi çağırmadım. Çünkü onlar da beni çağırsa ben zaten gitmezdim. O arkadaşlara özellikle eğitim camiasında olan arkadaşlara karşı mesafemiz var. Birçok sevdiğimiz arkadaşımız da var orada. Ama malum Memur Sen’de ben Türkiye’de de bağımsız genel başkanlığa aday olmuş kişiyim. O gün de orada aday olurken doğruları, memurların gerçek düşüncelerini dile getirmek için kazanamayacağımızı biliyorduk ama 8 dakikada 100 tane oy aldık delegeden. Bu da gösteriyor ki demek ki sessiz bir çoğunluk sessiz kalsa bile biz tepkisi var.
“EĞİTİM BİR SEN, SAĞLIK SEN’E SAYGI DUYMUYOR”
Bizim o süreçten bu yana gelen, bizi sürekli öteki gören biz gruba karşı davetiye göndermedik işin açıkçası. Biz gönül dostlarımıza davetiye gönderdik. Büyüklerimize davetiye gönderdik. Gelen herkese de teşekkür ediyorum. Çok kalabalık bir kongreydi. Her kesimi de temsil ediyordu. Biz Eskişehir’de farklı bir sendika olduğumuzu bunun için de bu başarının ekiple geldiğini bütün temsilci ve delege arkadaşlarımızın sahadaki çalışması 8 bin insanda 6 bin üye sayısı bence herkes ona bakmalı. Bu haritadaki güzelliğe bakmalı. Ben Memur Sen’de birlik ve beraberliğin Eskişehir’de temsil anlamında çok sağlandığını düşünmüyorum. Ne zaman ki Hasan Hüseyin Köksal Memur Sen’in il temsilcisi olsun diye cümle çıktığında, “yok olmasın.” Yani siyasi görüşümüz mü tutmuyor, mezun olduğumuz okul mu tutmuyor, herhangi bir vakıf, cemaat, dernek görüşten olmadığımız için bizi dışlıyorlar sürekli. Biz de çok kale almıyoruz. İşimiz odaklıyız. Memur Sen’in çatısı altında en iyi iki sendika Sağlık Sen ve Eğitim Bir Sen. Ama biz Eskişehir’deki arkadaşların Sağlık Sen’e saygı duymadığını düşündüğümüzden dolayı çağırmadık yani.

