Alpu’nun Esence, Uyuzhamam ve Aktepe mahallelerini kapsayan bölgede daha önce yargı süreçleri ve kamuoyu tepkileri nedeniyle gündemden düşen altın-gümüş madeni projesi için yeniden Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin başlatılması Eskişehir’de yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Bölgede altın ve gümüş madeni ocağı ile kırma-eleme tesisi kurulmasını öngören proje kapsamında yaklaşık 660 hektarlık alanda faaliyet yürütülmesi planlanıyor.

Projede milyonlarca tonluk kazı yapılmasının öngörüldüğü belirtilirken, bölgenin önemli tarım alanlarından biri olan Alpu Ovası’na yakın konumda bulunması nedeniyle çevresel etkiler de tartışma konusu oldu. Tarım arazileri, mera alanları, yeraltı su kaynakları ve doğal yaşam üzerinde olası etkileri nedeniyle kamuoyunda tepki çeken proje, daha önce Alpu’da gündeme gelen kömürlü termik santral tartışmalarını da yeniden hatırlattı.

CHP Eskişehir milletvekilleri Utku Çakırözer, Jale Nur Süllü ve İbrahim Arslan, yeniden başlatılan ÇED sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak projeye karşı mücadele edeceklerini açıkladı.

Çakırözer: Geleceğimiz için mücadele edeceğiz

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, daha önce bölge halkının ve çevre örgütlerinin mücadelesiyle durdurulan projenin yeniden gündeme gelmesine tepki gösterdi. Çakırözer, “Alpu Esence, Uyuzhamam ve Aktepe mahallelerimizi kapsayan bölgede daha önce hemşehrilerimizin, çevre derneklerinin ve belediyelerimizin kararlı mücadelesiyle iptal edilen altın-gümüş madeni projesi için maalesef yeniden ÇED süreci başlatılmış. Eskişehir’imizin can damarı Alpu Ovası, 880 futbol sahası büyüklüğündeki devasa bir alanda planlanan altın-gümüş madeni projesiyle büyük bir tehditle karşı karşıya” dedi.

Projenin hayata geçirilmesi halinde bölgenin ciddi zarar göreceğini belirten Çakırözer, “Eğer bu proje hayata geçerse milyonlarca ton kazı yapılarak doğamız, verimli topraklarımız talan edilecek. Bölgedeki tarım ve hayvancılık bitecek. Sadece Alpu’da değil Kaymaz’da da su kaynaklarımız yok edilecek, temiz havamız yok olacak” ifadelerini kullandı.

Alpu Termik Santral Projesi’ne karşı verilen mücadeleyi hatırlatan Çakırözer, “Biz bu filmi daha önce de gördük. Alpu Ovası’nın kalbine saplanmak istenen, havamızı, suyumuzu ve geleceğimizi yok edecek kömürlü termik santral projesine karşı Eskişehir olarak tek ses, tek yürek olduk! Bugün de aynı kararlılıkla, Alpu’muzun bereketli topraklarının zehirlenmesine, tarım arazilerimizin talan edilmesine izin vermeyeceğiz. Eskişehirimizin verimli topraklarını, doğasını, geleceğini korumak için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.

Süllü: Bu yatırım değil, doğa kıyımıdır

CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü ise daha önce iptal edilen projenin yeniden gündeme getirildiğini belirterek, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi. Süllü, “Geçtiğimiz 2025 yılında ÇED süreci olmadığı için iptal edilen Esence, Altın Gümüş Maden Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Projesi makyajlanıp yeniden bizlere dayatılıyor. Şehre gelip, ‘Eskişehir Maden Şehri Olacak’ diyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı anlaşılan sözünü tutmaya kararlı. Ancak, çok önemli bir gerçeği unutuyorlar. O da biz, Eskişehirlilerin, şehrimizin vahşi madencilik talanına geçit vermeyeceğimiz” dedi.

Projenin büyüklüğüne dikkat çeken Süllü, “Esence, Uyuzhamam ve Aktepe’de 660 hektarlık alanda 335 milyon tonun üzerinde kazı yapılacak. Bunun adı yatırım değil, doğa kıyımıdır. Altın uğruna tarım alanlarını, su kaynaklarını ve yaşam alanlarını feda etmeye çalışıyorlar. AKP iktidarı yine şirketlerin yanında, Eskişehirlilerin karşısındadır” ifadelerini kullandı.

Bölge halkının geçimini tarımdan sağladığını vurgulayan Süllü, “Ülkemizde tarımı bitirme kararlılığında olan iktidar, bölgede geçimini tarımdan sağlayan halkımız için yıkıcı bir vahşi madencilik projesini daha hayata geçirmeye çalışıyor. Üreticinin toprağını, köylünün suyunu, çocuklarımızın geleceğini korumak yerine maden şirketlerinin çıkarlarını korumayı tercih ediyorlar” dedi. Madencilik faaliyetlerinin doğada kalıcı hasarlar bırakacağını savunan Süllü, “Bir avuç toprağın oluşması için yüzyıllar gerekirken doğanın gördüğü zarar nasıl giderilecektir? Altın ve gümüş maden sahalarının eski haline getirilemeyeceği bilimsel raporlarda da ortaya konulmaktadır. Üstelik Alpu’da çıkarılacak cevherin Sivrihisar Kaymaz’da işlenecek olması, Eskişehir’in bir ucunda doğayı tahrip edip diğer ucunda çevresel yükü artırmak anlamına geliyor. Kazanan yine maden şirketleri olacak, bedelini ise tüm Eskişehir ödeyecek” diye konuştu.

BBP Genel Başkanı Destici Sivrihisar'da
BBP Genel Başkanı Destici Sivrihisar'da
İçeriği Görüntüle

Süllü, “Eskişehir maden şirketlerinin talanına feda edilemeyecek kadar kıymetlidir. Toprağımızı, suyumuzu ve havamızı ranta teslim etmeyeceğiz. Eskişehirliler, olarak şehrimizi koruma kararlılığındayız. İktidar bunu artık duymalı ve bu yanlıştan derhal vazgeçmelidir. Türkiye'nin en temiz üçüncü havasına sahip şehir olan Eskişehir'in havasını kirlettirmeyeceğiz. Anadolu’nun eğitim, kültür ve sanat şehri olan Eskişehir’imizin maden şehri olarak anılmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Arslan: Eskişehir sahipsiz değildir

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan ise, projenin yalnızca birkaç mahalleyi değil bütün Eskişehir’i ilgilendirdiğini belirterek tepki gösterdi. Arslan, “Eskişehir sahipsiz değildir. Çekin ellerinizi Eskişehir’in toprağından, suyundan ve tarım alanlarından. Alpu’nun Esence, Uyuzhamam ve Aktepe mahalleleri mevkiinde yeniden başlatılan altın-gümüş madeni ÇED süreci yalnızca birkaç mahallenin değil, tüm Eskişehir’in meselesidir. Söz konusu olan verimli tarım arazileridir, su kaynaklarıdır, meralardır ve doğal yaşamdır. Bugün alınacak yanlış kararların bedelini yarın bütün Eskişehir ödeyecektir” dedi.

Bir avuç şirketin çıkarı için Eskişehir’in geleceğinin riske atılmasına izin vermeyeceklerini ifade eden Arslan, “Eskişehir’i yıllardır termik santral projeleriyle, özelleştirme girişimleriyle, çevreyi ve yaşam alanlarını tehdit eden uygulamalarla karşı karşıya bırakan anlayışın şimdi de altın-gümüş madeni projeleriyle karşımıza çıkmasını kabul etmiyoruz. Bu kentin havasını, suyunu, toprağını ve üretim gücünü sonuna kadar savunacağız” diye konuştu.

Arslan açıklamasında, “Eskişehir’in geleceği şirket bilançolarından, rant hesaplarından ve kısa vadeli çıkar ilişkilerinden daha değerlidir. Bu kentin toprağını da suyunu da geleceğini de sonuna kadar savunacağız” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Şüheda Buse Çimen