Güncel

CHP'li Arslan: “ESOGÜ Hastanesi eski Devlet Hastanesi arazisine taşınsın”

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, özelleştirme kapsamına alınan Eskişehir Devlet Hastanesi arazisine depreme dayanıksız olduğu bilinen ESOGÜ Tıp Fakültesi Hastane binasının geçici olarak taşınması önerisinde bulundu.

Abone Ol

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan ve yerine hastane yapılacağı söylenen eski Eskişehir Devlet Hastanesi’nin bulunduğu arazinin özelleştirme kapsamına alınmasına tepki gösterdi.

İstikbal Gazetesi’nden Meltem Karakaş’a konuşan Arslan, arazinin özelleştirme kapsamında bir an önce çıkarılmasını istedi. CHP’li Arslan, CHP olarak özelleştirme kararlarını Danıştay’a taşıyacaklarını ifade etti.

Arslan, depreme dayanıksız olduğu raporlarla ortaya konulan ESOGÜ Tıp Fakültesi Hastane binasının geçici olarak bu alana taşınabileceği önerisinde bulundu.

“Hastane yapılacağı sözünü vermişlerdi”

AK Partili siyasilerin yıllardır hastane sözünü verdiğini hatırlatan Arslan, “Bu alanda uzun yıllar Eskişehir'e çok değerli hizmetler vermiş, sağlık hizmeti vermiş devlet hastanemizin ve hatta üzerinde de doğum evi binasının olduğu alan. Yaklaşık 44 bin metrekarelik bir alan. Ne yazık ki geçtiğimiz yıllarda yıkılmıştı.

Ancak iktidarın temsilcileri her seferinde bu yıkılan yapının yerine yeni bir hastanenin yapılacağını ifade ettiler. Biz de ısrarla takip ettiğimiz üzere 2024 yılında, 2025 yılında ve içinde bulunduğumuz 2026 kamu yatırım programlarında bu projenin olmadığını defaatle ifade etmiştik.

İktidar temsilcileri de yatak sayıları farklı olmakla birlikte her seferinde bakanla görüştüklerini, yetkililerle görüştüklerini ve buraya mutlaka bir hastane kazandırılacağı sözünü vermişlerdi” dedi.

“Tüm yetki ve tasarruf Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na geçti”

Yetkinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na geçtiğini ve kararın iptal edilmediği sürece tüm tasarrufun Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nda olduğunu vurgulayan Arslan, “17 Mart tarihindeki Resmi Gazete'de yayınlanan Cumhurbaşkanı kararıyla sadece Eskişehir değil Türkiye genelinde 55 taşınmazın özelleştirme kapsamına alındığına tanıklık ettik.

Şimdi bu alan sağlık alanı olarak görünüyor imar planlarında. Geçtiğimiz günlerde AK Parti İl Başkanı ve hatta bugün MHP İl Başkanı'nın yine kamuoyuna yaptığı açıklamalarda bakanla görüştüklerini bu tesisin mutlaka yapılacağını, yapılması konusunda da kendilerinin takipçisi olacağını ifade ediyorlar ama Bir kez daha Eskişehir kamuoyuna doğruları söylemiyorlar.

Zira bu alan Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsamına alınmıştır. Yetki Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na geçmiştir. Bu alanda karar iptal edilmediği sürece, geri alınmadığı sürece İl Başkanı’nın ifade ettiği gibi satış söz konusu değildir. İşte tesis yapılacaktır sözleri doğruyu ve gerçeği yansıtmıyor.

Dediğim gibi yetki Özelleştirme İdaresi Bakanlığı’na geçtiği için tasarruf hakkı onlara ait. Dolayısıyla kararın geri alınması da söz konusu değildir.

Özelleştirme İdaresi burayı satabilir, kiralayabilir, işletme hakkını devredebilir. Gelir ortaklığı yöntemini kullanarak izleyen günlerde nasıl bir tasarruf içerisinde bulunacağını kararlaştıracak merci Özelleştirme İdaresi olmuştur” diye konuştu.

“Tıp Fakültesi Hastanesi ile ilgili teknik raporlar ortada”

ESOGÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nin depreme dayanıksız olduğu gerçeğine rağmen hala faaliyette olduğunu söyleyen Arslan, “Biliyorsunuz yine yakından takip ettiğimiz Tıp Fakültesi hastanemizin depreme dayanıksızlığıyla ilgili olarak teknik raporlar orta yerdedir ve bununla ilgili çalışmalar yapılmıştır.

Yine takip ettiğimiz üzere ne yazık ki hastanenin güçlendirilmesi ki hastane yetkilileri bunun zor olacağını ifade ediyor. Yeni hastane yapımının daha doğru olduğunu ifade ediyor.

Kamu yatırım programına baktığımız zaman Tıp Fakültesi Hastanesi’nin 2026 yılı itibariyle güçlendirilme maliyetinin yaklaşık 600 milyon lira olduğu, bütçede sadece 60 milyon civarında bir ödeneğin ayrıldığı” şeklinde konuştu.

“AVM’sinden, rezidansına kadar her şey yapılabilir”

Özelleştirmelerin iktidarın uyguladığı ekonomik politikalardan ayrı düşünülemeyeceğini söyleyen Arslan, “İktidar temsilcilerinin Eskişehir'de verdiği sözlere baktığımız zaman bu sözlere inanmamızı kimse bizden beklemesin.

Eskişehir'de sağlık ihtiyacı ortadayken, Eskişehir sağlık anlamında bir bölgesel hizmet sunan kent merkezi haline gelmişken Afyon'uyla, Kütahya'sıyla, Bilecik'iyle, yer yer diğer illeriyle hizmet sağlarken ve Eskişehir'de başta Tıp Fakültesi olmak üzere farklı farklı değerlendirilebilecek hastanelerin yapımı söz konusuyken burayı satarak, kiralayarak ya da farklı modellerle buradan elde edilecek geliri başka bir şehrin ya da başka bir sağlık tesisi yatırımına kullanılmasını Eskişehirliler olarak kabul etmemiz mümkün değil.

Bu tür alanların iştah kabarttığı için birçok yerde plan değişikliği yapılarak AVM'sinden tutunuz rezidansına, başka alan değişikliklerine kadar her şeyi yapabilecek yetki şu anda ne yazık ki ellerinde” ifadelerini kullandı.

“CHP kararı Danıştay’a taşıyor”

CHP’nin özelleştirmeleri Danıştay’a taşıyacağını belirten Arslan, “Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi olarak Doktor Kayıhan Pala önderliğinde bu çalışmaları sürdürüyoruz. Bütün illerdeki veriler şu anda aktarılıyor. Yapacağımız ilk iş bu 55 taşınmazın sağlık alanları İle ilgili Danıştay'da iptal davasını açmak.

Şu anda yaptığımız çalışma onunla ilintili. Hedefimiz o kararın çıkmasını sağlayıp bu tesislerin, bu alanların ne bünyesinde kalmasını ve illerin bünyesinde kalmasını sağlamak. Ardından bu alanlarda ne yapılmalı, nasıl yapılması bu ihtiyaçların tespiti noktasında biz kurullarımız aracılığıyla ayrı çalışmalar sergiliyoruz. İllerimizden raporlar oluşturuyoruz” dedi.

“Tıp Fakültesi Hastanesi binası buraya taşınmalı”

Arslan, konuşmasını şu şekilde sürürdü: “Kişisel tercihimi sorarsanız ilk aşamada Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi binasının buraya yapılmasının sağlanmasıdır. Çünkü deprem gerçekliğinden hareketle önceliktir o. Bu Eskişehir için vazgeçilemez bir değerdir.

Eğer bu yapılmayacaksa, o hastane iddiamızdan vazgeçtiğimiz anlamına gelmez ya güçlendirilmeli ya yeni hastane mutlaka kazandırılmalı. Değilse sağlık amaçlı değişik hizmet binaları ve kuruluşları sağlanabilir. Hastanelerimizin hangisine gidersek gidelim yoğunluklar çok fazla. Randevu almakta insanlar güçlük çekiyor.

İlaca erişimde güçlük çekiyor. İleri tahlil ve tekniklerde ne yazık ki aylara varan günler sağlanıyor. Protezlere ulaşmada ciddi sorunlar var. Dolayısıyla ihtiyaç ortadan kalkmış değil. Ben de diyorum ki ya orası hizmet vermeye devam etsin, güçlendirmesini yapalım.

Ama elimizde hazır böyle bir bir alan varken, hazine arazisi varken, yeni bir hastane yapılması yatırım programına girmeli ve bu alanda hastane vücut bulmalı. Sonrasında da o bina yıkılarak üniversite kendi iç dünyasında farklı şekillerde o alanı değerlendirebilir diye aciliyet sırasına göre düşündüğümde benim için mantıklı olanı bu.”