Eskişehir’de tarım sektörünün sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cihangir Eryılmaz, üreticinin artan maliyetler, belirsiz fiyat politikaları ve yapısal sorunlar nedeniyle ciddi bir çıkmazda olduğunu söyledi.
“ÇİFTÇİLİĞE DÖNDÜĞÜME PİŞMANIM”
Aile geçmişine rağmen çiftçiliğin teşvik edilmediğini belirten Eryılmaz, “Benim babam benim çiftçi olmamı hiçbir zaman istememişti. Ben kendim üniversite mezunuyum. Yurt dışında da çalıştım” dedi. Türkiye’de çiftçiliğin yeterince değer görmediğini vurgulayan Eryılmaz, “Çiftçi Türkiye’de maalesef hor görülüyor. Bu bizim için büyük bir sıkıntı ama biz ülkemizi besleyen sektörüz” ifadelerini kullandı.
Kendi hayatından örnek veren Eryılmaz, “Ben inşaat mühendisiyim, köyüme döneli 14 sene oldu. Son 3-4 senedir pişmanım açıkçası köyüme döndüğüme. Keşke yurt dışında devam etseydim” diyerek yaşadığı hayal kırıklığını dile getirdi. Buna rağmen üretmek istediklerini belirten Eryılmaz, “Ülkemizi seviyoruz, üretmek istiyoruz ama her geçen gün umudumuzu kaybediyoruz” dedi.
“SÜREKLİ TEPEMİZDE İTHALAT BASKISI VAR”
Tarımda rekabet gücünün zayıfladığını ifade eden Eryılmaz, “Tarım bizim için sıkıntılı, dünyayla rekabet edemiyoruz. Maliyetlerimiz çok yüksek. Sürekli tepemizde ithalat baskısı var” dedi.
Üreticinin ürününü piyasaya sunarken zorlandığını belirten Eryılmaz, “Biz ürünümüzü yetiştiriyoruz, piyasaya süreceğimiz zaman enflasyona sebep olarak görüldüğümüz için sürekli ithalat problemi ile karşılaşıyoruz” diye konuştu.
Fiyat politikalarına da dikkat çeken Eryılmaz, “Serbest piyasa olduğumuz halde fiyatlarımızı devlet belirliyor. Fiyat düştüğünde müdahale edilmiyor, yükseldiğinde müdahale ediliyor” ifadelerini kullandı.
Artan maliyetlere rağmen üretim yapılmasının zorlaştığını belirten Eryılmaz, “Bu farklarla bizim üretim yapmamız çok zor. Açıkçası geleceğimizi karamsar görüyorum” dedi.
“MUHATTABIMIZ YOK”
Enerji maliyetlerinin de üretimi doğrudan etkilediğini vurgulayan Eryılmaz, “Motorin fiyatları artıyor, bu gübreyi, nakliyeyi, her şeyi etkiliyor” dedi. Sulama altyapısındaki sorunlara dikkat çeken Eryılmaz, “50 yıllık hatlarımız bakım görmemiş. Sulama sezonunda arızalarla ve kesintilerle karşılaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
Dağıtım şirketleriyle yaşanan sorunlara değinen Eryılmaz, “Bir muhatap bulamıyoruz. Biri ‘beni ilgilendirmiyor’ diyor, diğeri ‘ödenek yok’ diyor. Biz arada kalıyoruz” diyerek sistemdeki aksaklıklara tepki gösterdi.
“ÜRETİCİ ÖNÜNÜ GÖREMİYOR”
Tarımda en büyük sorunlardan birinin belirsizlik olduğunu ifade eden Eryılmaz, “Üretici en çok önünü görmek istiyor” dedi. Ürünlerin üretim sürecinin uzun olduğunu hatırlatan Eryılmaz, “Bir buğdayı üretmek 9 ay, pancarı en az 6 ay, ayçiçeğini 4 ay. Ama biz 4 ay sonra ne olacağını göremiyoruz” diye konuştu.
Fiyatların kısa vadeli belirlendiğini belirten Eryılmaz, “Şu an iyi dediğimiz fiyat 4 ay sonra bizi kurtarmıyor. Bazı ürünlerden zarar ediyoruz” dedi. Çiftçinin çok yönlü üretim yapmasına rağmen kazanç sağlayamadığını vurgulayan Eryılmaz, “Bu ürünlerin hepsinden aynı anda kâr edeni ne gördüm ne duydum” ifadelerini kullandı.
“TÜRK KÖYLÜSÜ SAHİPSİZ”
Çiftçilerin en büyük sorunlarından birinin temsil eksikliği olduğunu söyleyen Eryılmaz, “Türk köylüsü sahipsiz. Kendimize muhatap bulamıyoruz, sesimizi duyuramıyoruz” dedi. Kooperatifleşme çabalarının da engellerle karşılaştığını belirten Eryılmaz, “Kooperatifleşmeye çalışıyoruz, önümüze bir sürü engel çıkıyor” ifadelerini kullandı.
Eryılmaz, tüm bu sorunlara rağmen üretmeye devam etmek istediklerini belirterek, çözüm için çiftçinin sesinin daha fazla duyulması gerektiğini vurguladı.





