Yıllar önce Yılmaz Büyükerşen ile sohbet ediyoruz. Söz döndü dolaştı bir ara danışmanlara geldi. Bir meslektaşımız Yılmaz hocaya şöyle dedi:

-Hocam siz böyle diyorsunuz ama danışmanlarınız farklı davranıyor!

Yılmaz hoca birden hiddetlendi…

Ne danışmanı! Ben kimseye danışmam! Onlar asistan!

Danışmanların sadece adı danışmandır! Danışılmaz! Son günlerde adını çok sık duyduğumuz ya da duyurulması sağlanan bir danışman var.

Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin danışmanı Av. Ayhan Kavas!

Kavas aşağı Kavas yukarı!

Fitne fücur hep Ayhan Kavas’ta!

Tüm kötülüklerin babası!

Şaka bir yana danışmanların öncelikli görevi başkanlara milletvekillerine gelecek eleştirileri kabul etmesidir! Başkana milletvekillerine söylenemeyecek sözler danışmanlara söylenir! Gazetecilerle danışmanların ortak bir özelliği de vardır. İkisinin de bir görevi günah keçisi olmaktır!

İlçe belediye başkanlarının danışman kadrosu sanırım yok! Onların yerine belediyelerde görev yapan meslektaşlarımızı “danışman sayıyoruz”

Peki milletvekillerinin danışmanları…

AK Parti milletvekili Fatih Dönmez’in danışmanlarını bilmiyoruz, tanımıyoruz! İrtibatımız yok! Eskişehir medyası ile iletişim kurmayı tercih etmiyorlar! Vekillerine benziyorlar! Ama Nebi Hatipoğlu’nun hakkını yemeyelim. Danışmanları Hasan Burgaz ve Nuri Çaylı’yı Eskişehir medyası yakından tanıyor biliyor, irtibat kuruyor…

Bu nedenle de Nebi Hatipoğlu, şu anda iletişimi en yüksek milletvekillerinden birisi…

YENİ Partili milletvekillerinden Utku Çakırözer’in danışmanlarından sadece Deniz Sevim’i biliyor ve tanıyoruz. YENİ Partili diğer milletvekili İbrahim Arslan, kendi işini kendisi görüyor. Sadece bir danışman arada sırada mail ile haber gönderiyor. CHP’li Jale Nur Süllü’nün danışmanlarını ise bilen tanıyan yok!

İşin ilginç yanı merak eden de yok!

Haliyle ortada gözüken tek danışman Ayhan Kavas olunca, eleştiri oklarının ona gelmesini de normal karşılamak gerekiyor…

Danışmanlar genellikle başkanları yanlış yönlendirirler ve bu yüzden danışılmaz kişilerdir…

Ve bildiğimiz bir söz…

Başkanın, patronun, genel müdürün, evladın, kralın…

Bakanların vekillerin hepsi iyidir çevresi kötüdür!

GÖK TANRI! GELENEKLERİMİZ!

Türkler’in İslamiyetten önce “Gök Tanrı” bir geçmişi var! Atalarımızın Türkistan anılarında 4 yön ve 4 renk vardır…

Doğu Gök, Batı Ak, Kuzey Kara, Güney Kızıldır…

Bu dört yönün her birininse birer karşılığı vardır:

Doğu Ağaçtır…

Batı demir…

Kuzey Su…

Güney ateştir…

Türkler İslamiyete geçtiğinde bu dörtlüyü bırakmaz. Hoca Ahmed Yesevi bu ‘kutlu’ sayılan dörtlüyü İslamiyete yorumlar! “Dört kapı” düşüncesi öyle oluşur!

Şeriat

Tarikat

Marifet

Hakikat

Bu dört kapının her birinin 10 makamı vardır! 4 kapı 40 makam buradadır!