TMMOB’a bağlı Makine Mühendisleri Odası (MMO) Eskişehir Şube Başkanı Nergis Uygun, doğal gaz ödemelerindeki kademeli artışla ilgili açıklama yaptı. Nisan ayında kademeli tarife sistemine geçildiğini söyleyen Uygun, kademelerin ve fiyatlandırmanın şehirlerin iklim koşullarına, hanedeki çocuk, yaşlı ve engelli birey sayısı ve binaların yapı stokuna göre belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
“Isınma en temel hak”
Isınmanın en temel haklardan biri olduğunu belirten Uygun, “Doğalgaz fiyatlandırma politikaları yalnızca ekonomik bir konu olarak ele alınmamalıdır. Aynı zamanda sosyal devlet, enerji yoksulluğu ve ısınma hakkı açısından da değerlendirilmelidir. Özellikle dar gelirli aileler açısından doğalgaz tüketimini kısmak, çoğu zaman yeterince ısınamamak anlamına gelebilmektedir” dedi.

“Fatura belirsizliği ortaya çıkabilir”
Tüketici açısından fatura belirsizliğinin ortaya çıkabileceğini söyleyen Uygun, “Kademeli tüketim limitleri, illerin son 5 yıllık konut abone tüketim verileri esas alınarak belirlenmektedir. Konutlar için uygulanan sistemde, illerin aylık ortalama tüketiminin yüzde 75 fazlası Kademe-1 üst sınırı olarak kabul edilmektedir. Ancak burada tüketici açısından çok önemli bir sorun bulunmaktadır: Limit aşıldığında yalnızca aşan miktar değil, o ay tüketilen doğal gazın tamamı Kademe-2 fiyatından ücretlendirilmektedir. Bu durum klasik anlamda bir “kademeli tarife” uygulamasından farklı sonuç yaratmaktadır. Burada ortaya çıkan temel sorun şudur: Küçük bir tüketim farkı, büyük bir fiyat farkına dönüşebilmektedir. Dolayısıyla tüketici açısından ciddi bir fatura belirsizliği yaratmaktadır” diye konuştu.
“Tüketici hava koşullarını kontrol edemez”
Eskişehir’in iklim koşullarının da değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatan Uygun, “Eskişehir, kış koşulları bakımından Türkiye'nin soğuk illerinden biridir. Hava sıcaklıkları kısa süre içerisinde önemli ölçüde değişebilmektedir. Tüketicinin hava koşullarını kontrol etme imkânı yoktur. Özellikle; yaşlıların, çocuklu ailelerin, engelli bireylerin, evinde gün boyunca bulunan kişilerin birkaç gün daha fazla ısınma ihtiyacı duyması, tüketimin belirlenen sınırı aşmasına neden olabilir. Bu nedenle tüketimi yalnızca “çok tüketen” ve “az tüketen” şeklinde değerlendirmek yeterli değildir. İnsanın ne kadar ısınmaya ihtiyaç duyduğu da hesaba katılmalıdır” dedi.
“Eskişehir’in bina stoku ısınmayı olumsuz etkiliyor”
Eskişehir’in bina stokunun eski olduğunu ve bunun da ısınma açısından ciddi sorunlara neden olduğunu ifade eden Uygun, “Eskişehir açısından bir diğer önemli gerçek de bina stokumuzun durumudur. Kentimizde önemli sayıda konutun yeterli ısı yalıtımına sahip olmadığı bilinmektedir. Isı yalıtımı yetersiz bir binada yaşayan tüketici ile enerji verimliliği yüksek, iyi yalıtılmış yeni bir binada yaşayan tüketicinin aynı tüketim kriterleriyle değerlendirilmesi adil değildir. Aynı şekilde kullanılan ısıtma cihazlarının teknolojisi, verimliliği ve binanın enerji performansı da tüketim miktarını doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle fazla tüketimin nedenleri ortadan kaldırılmadan yalnızca tüketiciye daha yüksek fiyat uygulanması, enerji verimliliği politikası olarak değerlendirilmemelidir. Öncelikle binaların enerji verimliliğinin artırılması, yalıtımın yaygınlaştırılması ve eski, verimsiz cihazların dönüşümünün teşvik edilmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.
“Daha adil ve öngörülebilir bir sistem olmalı”
Adil ve öngörülebilir sistem vurgusu yapan Uygun, “Tüketicinin önünü görebildiği, faturasını öngörebildiği ve sosyal adaleti gözeten bir sistem önerisinde bulunan Uygun, “Bizler enerji verimliliğine, kaynakların etkin kullanılmasına ve doğal gazın bilinçli tüketilmesine karşı değiliz. Ancak enerji verimliliği politikası ile tüketiciyi cezalandıran fiyatlandırma mekanizmasını birbirinden ayırmak zorundayız. Öncelikle sosyal devlet anlayışıyla enerji verimli bina stokunun artırılması, ısı yalıtımının yaygınlaştırılması, eski ve verimsiz ısıtma sistemlerinin dönüştürülmesi, dar gelirli hanelerin desteklenmesi için güçlü ve ulaşılabilir teşvik mekanizmaları oluşturulmalıdır” ifadelerini kullandı.




