Eğitim-İş adına konuşan Eren Yavaş, “Bu ülkede okulda yine bir öğretmen öldürüldü! Artık yeter!” diyerek sözlerine sert ifadelerle başladı. Yavaş, uzun süredir okula gelmediği belirtilen bir öğrencinin bıçakla okula girebildiğini, iki öğretmen ve bir öğrenciyi hedef aldığını ifade etti. Öğrenci hakkında rehberlik görüşmeleri yapıldığını, tutanaklar tutulduğunu ve psikiyatrik tedavi sürecinin bilindiğini aktaran Yavaş, gerekli önlemlerin alınmadığını savundu ve “buna rağmen gerekli önlemler alınmamıştır. Bu açık bir ihmal zinciridir. Bu sorumluluk öğretmenin, okul idaresinin üzerine yıkılamaz” dedi.
Bu olayın “münferit” bir olay olmadığını ifade eden Yavaş, “Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamıyorsa orada kamu otoritesinden söz edilemez” dedi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e şu sorularla yüklendi: “Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor? Okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek?”
“Şiddetin arkasındaki zihniyetle yüzleşin”
Eren Yavaş, şiddetin tek bir faille açıklanamayacağını belirterek, “Bu cinayetin arkasındaki zihniyet; öğretmeni ötekileştiren, her fırsatta hedef gösteren, ‘herkes öğretmenlik yapabilir’ diyerek mesleği değersizleştiren anlayıştır” dedi. Öğretmenleri çalışmamakla itham eden ve emeğini küçümseyen dilin bu ortamı beslediğini savunan Yavaş, “Bugün öğretmene değer verilmeyen bir sistemin sonucu ile karşı karşıyayız” diye konuştu.
Konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür” sözünü hatırlatan Yavaş, “Bugün bu sözün ne kadar hayati olduğunu bir kez daha görüyoruz” dedi. Okullardaki güvenlik zafiyetine dikkat çeken Yavaş, “Alışveriş merkezlerine kesici-delici aletle girilemezken, okullara rahatlıkla girilebiliyor! Bu bir tesadüf değil; bu bir yönetim zaafıdır!” ifadelerini kullandı.
Eğitim-İş olarak taleplerini de dile getiren Yavaş, Eğitimde Şiddet Yasası’nın derhal çıkarılmasını ve tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemlerinin alınmasını talep etti. Sendikaların ve alan uzmanlarının katılımıyla somut bir eylem planı hazırlanması gerektiğini belirten Yavaş, “Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalı, şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmelidir. Bilim dışı, çağdışı müfredat yerine; barışı, birlikte yaşamı ve eleştirel düşünceyi öğreten programlar hazırlanmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Biz can korkusuyla çalışmak istemiyoruz. Can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz. Artık yeter!” sözlerinin ardından sloganlar eşliğinde basın açıklaması sonlandırıldı.