Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol, okulların yeni eğitim öğretim yılına hazırlanması için yaz döneminde yapılması gereken çalışmaları değerlendirdi. Okullardaki hijyen sorunlarının çözülmesi gerektiğinin altını çizen Demirkol, okullardaki temizlik ve güvenliğin bir lüks olmadığını en temel sağlık hakkı olduğuna vurgu yaptı. Demirkol, “Okullarda hijyen ve temizlik krizi çözülmelidir (Kadrolu Personel İstihdamı). Geçtiğimiz dönemlerde İŞKUR ve TYP (Toplum Yararına Program) üzerinden yürütülen, güvencesiz ve eksik istihdama dayalı sistem okullarımızı hijyen krizinin eşiğine getirmiştir. Haziran ayı boyunca okullarımızın büyük bir çoğunluğu temizlik personeli olmadan eğitim öğretim yılını tamamlamıştır. Okullarda temizlik ve güvenlik bir lüks değil, en temel sağlık hakkıdır. Tüm ülkede ve Eskişehir'deki okullara genel bütçeden yeterli ödenek ayrılmalı, geçici çözümler yerine kadrolu, güvencesiz olmayan temizlik ve güvenlik personeli ataması yeni dönem başlamadan tamamlanmalıdır. Kayıt adı altında velilerden zorla "bağış" ve "aidat" toplanarak bu giderlerin halkın sırtına yıkılmasına son verilmelidir. Eğitim emekçilerine ve öğrencilere yönelik okullarda ki şiddet olayları, öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılmasının doğrudan bir sonucudur. 2026-2027 eğitim yılında okullarda şiddeti önleyici, bağlayıcı eylem planları Eskişehir'deki eğitim bileşenlerinin (sendikalar, veli dernekleri) katılımıyla yerelde de acilen hayata geçirilmelidir. Önleyici çalışmalar kapsamında okul PDR sistemi geliştirilmeli, her okula yeterli sayıda PDR öğretmeni ataması yapılmalıdır. Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık (PDR) hizmetleri okullarda hayati bir öneme sahipken, ÇEDES ve benzeri protokollerle pedagojik formasyonu bulunmayan, "manevi danışman" sıfatlı kişilerin okullara entegre edilmeye çalışılması uygulamalarından vazgeçilmelidir” diye konuştu.
“Bir öğün ücretsiz yemek imkanı sağlanmalı”
Eskişehir'de deprem riski ve yıkım, güçlendirme kararı verilen okulların durumu, ikili eğitim sarmalına dönen okullardaki yoğunluğun halen çözülemediğini aktaran Demirkol, Eskişehir kamuoyunun okulların fiziki güvenliği hakkında şeffaf bir şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini belirtti. Demirkol, “Öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin başka okul bünyesinde veya aşırı yoğunlaştırılmış sınıflarda eğitime zorlanması kabul edilemez. Güçlendirme ve yıkım planlamaları yaz dönemi bitmeden tamamlanmalı, boşaltılan okullarla ilgili çalışmalar bir an önce bitirilmesi, Eskişehir kamuoyu okulların fiziki güvenliği hakkında şeffaf bir şekilde bilgilendirilmelidir. Kalıcı yaz saati uygulaması sonucu öğrencilerimizin karanlıkta okula gidip gelmeleri sorunu, ders süreleri ikili eğitim yapan okullarda 30 dakikaya düşürülerek çözüm bulunmaya çalışılmıştır. Bu durum tam gün eğitim yapan okullarla ikili eğitim yapan okullar arasında toplam ders süresi bakımından eşitsizlik yaratmaktadır. Kalıcı yaz saati uygulamasına son verilerek okul ders sürelerindeki adaletsizlik bir an önce giderilmelidir. MESEM eliyle çocuk işçiliğine ve hak gasplarına son verilmelidir. 2026-2027 eğitim-öğretim yılı başlamadan önce tüm MESEM uygulamaları son bulmalı, çocuk işçiliği cinayetlerine yol açan bu sistem kaldırılarak Mesleki Eğitim; Meslek Liseleri aracılığıyla yapılarak çocukların öncelikli olarak örgün eğitim içinde kalması sağlanmalıdır. Merkezi bütçeden pay ayrılarak, okullara aç gelip giden, beslenme sorunu yaşayan öğrenciler için çözüm üretilmeli, yeterli kaynak ayrılarak her öğrenciye "bir öğün ücretsiz yemek ve içilebilir temiz su" imkanı sağlanmalıdır” şeklinde konuştu.