Güncel

Eskişehir Barosu çocuk haklarına dikkat çekti

Eskişehir Barosu Çocuk Hakları İzleme Komisyonu Üyesi Didem Dinç çocuk haklarına dikkat çeken bir açıklama yaptı.

Abone Ol

Eskişehir Barosu Çocuk Hakları İzleme Komisyonu Üyesi Didem Dinç, 4 Mart Dünya Cinsel İstismarla Mücadele Günü kapsamında yaptığı açıklamada, çocuklara yönelik cinsel istismarın hem ülkemizde hem de dünyada ciddi bir sorun olduğunu belirtti.

Dinç, 2024 yılı Adalet Bakanlığı verilerine göre Türkiye genelinde 31.592 çocuk cinsel istismarı dosyasının bulunduğunu, Eskişehir’de ise 116 vakaya ilişkin kovuşturma dosyası açıldığını açıkladı. Mağdur çocukların çoğu zaman korku, baskı veya utanç nedeniyle yaşadıklarını dile getiremediğini belirten Dinç, resmi rakamların yalnızca görünen kısmı yansıttığını ifade etti.

“ÖNLEME, KORUMA, ERKEN TESPİT VE ETKİN DESTEK MEKANİZMALARI HAYATA GEÇİRİLMELİDİR”

Cinsel istismarın çocukların ruhsal ve bedensel gelişimini olumsuz etkilediğini vurgulayan Dinç, mücadelede yalnızca cezalandırmanın yeterli olmayacağını; önleme, koruma, erken tespit ve etkin destek mekanizmalarının hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekti.

Dinç, aileler, eğitim kurumları, sağlık çalışanları ve sivil toplumun da sürece dahil olmasının şart olduğunu belirterek, “Çocuğa yönelik cinsel istismar, insanlığa karşı işlenen en ağır suçlardan biridir ve asla tolere edilemez. Bilinmelidir ki cinsel istismar suçları, doğası gereği çoğu zaman gizli kalmakta, mağdur çocuklar korku, baskı, tehdit veya utanç nedeniyle yaşadıklarını dile getirememektedirler. Bu nedenle açıklanan sayılar, buzdağının yalnızca görünen kısmıdır. Gerçek sayının, resmi rakamların çok üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Sessizlik, istismarı güçlendirir. Bu noktada çocukların içinde bulunduğu durumun fark edilip adli makamlara yönlendirilmesi hususu çok önemlidir. Bahsi geçen konuda özellikle okul rehberlik servislerinin rolü büyük olmakla birlikte TCK madde 279’a göre kamu görevlilerinin suçu bildirme yükümlülüğünün olduğu kanunlarca belirtilmiştir. Yetişkinlerin durumu bildirmesi bir çocuğun hayatının değişmesini sağlayabilir. Bu sebeple ufacık bir şüphe bile varsa peşine düşülmeli, ilgili yerlere bildirilmelidir. Çocuğa yönelik cinsel istismar suçlarında cezasızlık algısına neden olabilecek hiçbir uygulama kabul edilemez. Etkin soruşturma ve kovuşturma yürütülmesi, failin hak ettiği cezayı alması ve çocuğun ikincil travmaya maruz bırakılmadan korunması, devletin en temel yükümlülüklerindendir” dedi.

“ÇOCUKLARIN KORUNMASI TERCİH DEĞİL BİR YÜKÜMLÜLÜKTÜR”

Dinç, çocuk cinsel istismarı davalarında çocukların haklarının savunulabilmesi için etkin bir çocuk dostu adalet sistemi ve ihtisas mahkemelerinin kurulması gerektiğini ifade etti. Dinç şunları söyledi: “Adli süreçlerde çocuğun üstün yararı esas alınmalı, çocuk dostu adalet sistemi etkin şekilde uygulanmalı ve çocukların defalarca ifade vermek zorunda bırakıldığı, travmayı derinleştiren uygulamalara son verilmelidir. Her çocuğun güvenle büyüdüğü, korkmadan yaşadığı bir toplum mümkün ve zorunludur. Çocukların susmadığı, bizim de susmayacağımız bir gelecek için mücadele etmeye devam edeceğiz. Unutulmamalıdır ki çocuk susarsa, adalet susmamalıdır. Çünkü bir çocuğun korunması, insanlığın korunmasıdır. Bir çocuğun bile istismara uğradığı bir dünyada, hiç kimse gerçekten güvende değildir. Bunun için sessiz kalmayacağız, görmezden gelmeyeceğiz ve çocuklarımızı asla yalnız bırakmayacağız. Çocukların korunması bir tercih değil, bir yükümlülüktür. Hiçbir çocuk yalnız değildir. Hiçbir istismar gizli kalmamalıdır.”