Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu Eskişehir Bilecik Tabip Odası binasında gerçekleştirilen toplantıda Cengiz Holdinge gözdağı verdi. Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu Üyesi Cevat Aydemir, “Cengiz Holdingi uyarmak istiyoruz. Bu karara rağmen Alpagut ormanlarında, Mihalgazi bölgesinde, Atalan bağlarında bir çivi çakarsanız sizi takip ediyoruz. Şehri oraya yığarız” dedi.

''Tarım alanları peşkeş çekmekten çekinmiyorlar''

Toplantıda Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu üyesi Cevat Aydemir, sürecin takipçisi olduklarının altını çizdi.

Eskişehir Doğa Ve Yaşam Platformu'ndan Cengiz Holding Çıkışı Bir Çivi Çaktırmayız'6 Istikbalgazetesi

Aydemir, “Mihalgazi, Sarıcakaya ve Alpagut bölgesi, ülkemizin en verimli ve bereketli tarım alanlarından biridir. Bu bölgede yılda 10-12 kez ürün alınabiliyor. Ancak ülkeyi yönetenler, bu verimli toprakları maden şirketlerine peşkeş çekmekten çekinmiyorlar. Üstelik bunun için özel olarak yasal düzenlemeler yaptılar. Maden şirketlerinin önünü açmak amacıyla 2025 yılında Maden Kanunu'nu değiştirdiler. Çünkü şirketlerin ve holdinglerin bu yönde talepleri vardı. Bir başka önemli konuya daha değinmek istiyorum. Az önce sözünü ettiğimiz Cengiz Holding, ne yazık ki kasım ayında Antalya'da yapılacak COP31 İklim Zirvesi'nin bileşenlerinden ve sponsorlarından biri oldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile birlikte bu organizasyonda yer alıyor. Başka maden şirketleri de bulunuyor. Biz bunları duyduğumuzda elbette üzülüyoruz. Ancak mücadelemizi salonlarda, sokaklarda, köylerde, maden ocaklarında ve adliye koridorlarında sürdürmeye devam ediyoruz. Antalya'daki iklim zirvesinde de olacağız. Orada da bu durumu protesto edeceğiz. Cengiz Holdingi uyarmak istiyoruz. Bu karara rağmen Alpagut ormanlarında, Mihalgazi bölgesinde, Atalan bağlarında bir çivi çakarsanız sizi takip ediyoruz. Şehri oraya yığarız” diye konuştu.

''Topraklarımız bizim en değerli varlığımız''

Yörede yaşayan Halime Tuncer yaptığı konuşmada oradaki toprakların altından değerli olduğuna vurgu yaptı.

Eskişehir Doğa Ve Yaşam Platformu'ndan Cengiz Holding Çıkışı Bir Çivi Çaktırmayız2 Istikbalgazetesi-1

Tuncer, “Biz hiçbir zaman Cengiz Holding'e tarlalarımızı vermedik, vermek de istemiyoruz. Kimsenin umudu kırılmasın. Çünkü topraklarımız bizim için en değerli varlığımız. Aç yaşayabiliriz ama gıdasız, ormansız ve susuz yaşayamayız. Bu mücadele sadece bizim bölgemizle ilgili değil. İliç'te, başka köylerde ve ülkemizin farklı yerlerinde de benzer sorunlar yaşanıyor. İnşallah bizim yaşadıklarımız son olur. Biz şu anda çok mutluyuz, çok sevinçliyiz. Diğer bölgelerde mücadele eden insanlar da çabalarından asla vazgeçmesinler” sözlerini kaydetti.

''Mücadeleden hiçbir zaman vazgeçmedim''

YENİ Parti Mihalgazi İlçe Başkanı Hasan Ünal da yaptığı açıklamada madene karşı verilen mücadelenin önemine dikkat çekti.

Eskişehir Doğa Ve Yaşam Platformu'ndan Cengiz Holding Çıkışı Bir Çivi Çaktırmayız4 Istikbalgazetesi

Ünal, “Mihalgazi, Sarıcakaya ve Sakarya Vadisi, Türkiye'nin en güzel yerlerinden bazılarıdır. Elbette ülkemizin her yeri ayrı güzel ama bu bölgenin benim için çok özel bir yeri var. Ben hiçbir zaman bu topraklardan vazgeçmedim, başka bir yere gitmeyi de düşünmedim. Peki, bu güzellikleri nasıl gözden çıkarabiliyorlar? İnsanlarda nasıl bir hırs, nasıl bir gözü dönmüşlük var ki doğayı, insanların üretim yaptığı toprakları yok etmeyi göze alabiliyorlar? Gerçekten şaşırıyoruz. Umutlarımın çok azaldığı günler oldu ama mücadeleden hiçbir zaman vazgeçmedim. Bu ekip de gece gündüz demeden beni hiçbir zaman yalnız bırakmadı. İyi ki varlar. Allah hepsine uzun ömür versin. Bizim kitabımızda insanlara verilen zarar ve doğaya, ağaca, kuşa, akan sulara verilen zarar konusunda beddualar yer alıyor. Ben de bu sözlerin arkasındayım. Bu doğayı, bu güzel yerleri ve Cumhuriyet'in kazanımlarını gözden çıkaranları kınıyorum" şeklinde konuştu.

''Eskişehir halkının mücadelesinin sonucudur''

Eskişehir-Bilecik Tabip Odası (EBTO) Genel Sekreteri Nesrin Küçük yaptığı açıklamasında ÇED olumlu kararının yürütmesinin durdurulmasının Eskişehir halkının mücadelesinin sonucu olduğunu dile getirdi.

Kurşunlu Külliyesi için arabuluculuk çağrısı: "Gerekirse Cumhurbaşkanı’na çıkarız"
Kurşunlu Külliyesi için arabuluculuk çağrısı: "Gerekirse Cumhurbaşkanı’na çıkarız"
İçeriği Görüntüle

Eskişehir Doğa Ve Yaşam Platformu'ndan Cengiz Holding Çıkışı Bir Çivi Çaktırmayız3 Istikbalgazetesi-1

Küçük “Yapılmak istenilen altın ve gümüş madeni projesi, ülkemizin en kıymetli tarım ve yaşam alanlarından olan Alpagut-Atalan’da hayatı yok edecekti. Dile getirildiği gibi, bu projeye karşı yaklaşık 2,5 yıldır büyük mücadele verildi ve gelinen noktada Eskişehir 2. İdare Mahkemesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararı, verdiğimiz mücadelenin ne kadar haklı olduğunu gösterdi. Karar için memnuniyetimizi ifade etmek isteriz. Elbette kısa sürede esas kararın da bu doğrultuda sonuçlanacağına inanıyoruz. Biz hekimler olarak bu 2,5 yıllık mücadelenin içinde büyük bir inançla ve kararlılıkla bulunduk. Çünkü ülkemizin ve şehrimizin dört bir yanını kaplayan vahşi madenciliğin büyük bir halk sağlığı sorunu olduğunu biliyoruz. Proje durdurulmamış olsaydı ormanlarımız, akarsuyumuz, yeraltı sularımız, temiz havamız, tarım alanlarımız, Sakarya Havzamız, yani yaşam alanlarımız yok olacaktı. Geldiğimiz noktada mahkeme tarafından bu tehlikelere son veren bir kararın açıklanması halk sağlığı açısından çok önemlidir. Bu başarı Eskişehir halkının mücadelesinin sonucudur” sözlerini kaydetti.

Sakarya Havzası madencilik faaliyetlerine kapatılmalı

Doğa ve Yaşam Platformu Avukatı Mert Yedek, toplantıda Sakarya Havzası madencilik faaliyetlerine kapatılması gerektiğini dile getirdi.

Eskişehir Doğa Ve Yaşam Platformu'ndan Cengiz Holding Çıkışı Bir Çivi Çaktırmayız5 Istikbalgazetesi

Yedek, “Mevzuatta, projelerdeki eksikliklerin giderilerek yeniden değerlendirme yapılmasına imkân tanıyan düzenlemeler bulunuyor. Özellikle 29/7 olarak ifade edilen düzenleme kapsamında, eksikliklerin tamamlanıp projenin yeniden önümüze getirilmesi ihtimali söz konusu olabilir. Ancak biz bunun da hukuka aykırı olacağını düşünüyoruz. Çünkü burada yalnızca birkaç teknik eksiklikten söz etmiyoruz. Bilirkişi raporunda halk sağlığı, tarım alanları, orman varlığı ve su kaynakları üzerindeki etkiler birlikte değerlendiriliyor. Yani projenin bütüncül ve kümülatif etkilerinden söz ediyoruz. Böyle bir durumda birkaç eksikliğin giderilmesiyle, bazı bölümlerin düzeltilmesiyle veya projeye küçük eklemeler yapılmasıyla sorunların ortadan kaldırılabileceğini düşünmüyoruz. Bu nedenle Alpagut ve Sakarya Havzası'nın madencilik faaliyetlerine kapatılması gerektiğini savunuyoruz. Bölgeye yeni bir maden projesi getirilmemesi için mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

Kaynak: Ufuk Azbay