İYİ Parti Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi Melih Aydın, İstikbal Gazetesi’nden Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtladı. Aydın, partisinin Eskişehir’e dair hedeflerini, ittifak tartışmalarını ve Eskişehir için yapılan çalışmaları değerlendirdi

Melih Aydın Röp

“ESKİŞEHİR GENEL MERKEZ İÇİN İLK ÜÇTE”

Genel İdare Kurulu’nda Eskişehir konuşuluyor mu? İYİ Parti Genel Merkezi’nden Eskişehir nasıl görünüyor?

Eskişehir, İYİ Parti genel merkezi bünyesinde çok kıymetli bir şehir. Bizim buradaki teşkilatlarımız ve özellikle genel seçimden sonra Eskişehir’de yaşanan sıkıntılı durumlar, bir milletvekilinin ayrılıp AK Parti’ye geçmesiyle başlayan bir pozisyonla alakalı son büyük kurultayımızdan önceki il ve ilçe kongrelerinde de biz toplamda 14 ilçenin ilçe başkanını değiştirmiş olduk. İl başkanıyla birlikte değişim orada başladı. O günden itibaren de Eskişehir kendi potansiyeline, teşkilatlar içindeki uyuma genel merkez prosedürlerini tamamen şehre yansıtmaya, genel merkezin çizmiş olduğu siyasi rotaya harfiyen uymaya ve üstüne ekleme konusunda Eskişehir her zaman genel merkez nezdinde çok öndeki şehirlerden biri oluyor. İlk 3 şehirden biri olduğunu söyleyebilirim. O yüzden Eskişehir’in her derdiyle çok yakından ilgileniliyor.

“ESKİŞEHİR İLE İLGİLİ 170’İ GEÇEN SORU ÖNERGESİ VERDİK”

Mihalgazi Belediye Başkanı’yla alakalı bir süreç vardı. Erzurum’da çıktı üyeliği. Durumun bence iki tarafı da karışık ve yanlış. Hakaretlere katılmadığımız gibi tutuklamayı da kabul etmediğimi söylemiştim ben. Genel Başkan Mihalgazi’ye kadar gelerek belediye başkanını ziyaret etti. Eskişehir’in ne kadar kıymetli olduğunu oradan da anlayabilirsiniz. Meclis’e de çok taşıyoruz Eskişehir’in sorunlarını. 2025 yılı içinde 170’yi geçen soru önergesi verdik Eskişehir’le alakalı. Çoğunluğu Afyon ve Bursa milletvekilimiz olmak üzere bölge milletvekilimiz Meclis’e önerge sundu.

Mihalgazi Belediye Başkanı’na yönelik söylemden sonra kamuoyuna kendinizi doğru anlatabildiğinizi düşünüyor musunuz?

Çok hızlı bir şekilde özellikle şahsım ve Eskişehir teşkilatları olarak hiç sıkıntı yaşamadık ama Türkiye genelinde siyaseten İYİ Parti’ye operasyon çekilmek istendi. Bunun üzerinde biraz tepinildi. Ama Allah o kadar büyük ki çok hızlı bir şekilde tersine bir olay oldu. AK Parti’nin iftar çadırında bir kedini bilmez Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ağza alınmayacak laflar söylendi ve konu hemen kapatıldı. AK Parti İl Başkanı dedi ki, “Şahsi bir densizlik. Diğeri neydi? O da şahsi bir densizlikti.

İYİ Parti’nin Eskişehir için bir hedefi var mı?

Asu Kaya Eskişehir’de konuştu: “Hiçbir kadının elini bırakmayacağız”
Asu Kaya Eskişehir’de konuştu: “Hiçbir kadının elini bırakmayacağız”
İçeriği Görüntüle

Elbette ki var. Siyaset hedefsiz yapılır mı? Biz vatandaşımızı ikili sisteme sıkıştırdıkları konunun son 8 senede nereye getirdiğini hep beraber görüyoruz. Son yerel seçimlerde de gördük ki aslında iktidara karşı oluşan tepki bir tarafta toplanmıştı. Fakat vatandaşlarımız şunu da gördü: Verdikleri emanet oyların karşılığında yine hizmette çok eksik kalan bir belediyecilik sistemi gördüğünde siz emanete bile sahip çıkamıyorsunuz diyerek, yine kararsız seçmen oluştu. En kötü anket şirketinde bile yüzde 30’lardan bahsedilen kararsız oranı var. Bu karasızlar tek başına bir adamı vekil yapabilir, bir siyasi partiyi bir yerlere getirebilir. Bizim hedefimiz de zaten her kesimden mutsuz olan, gerçekten Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hassasiyetleri için kaygı duyan insanları İYİ Parti çatısı altında toplamak. Çok ciddi bir taktir var. Bunu seçimlerde tercihe döndürmek için çalışmalarımızı yürütüyoruz.

“40 YILLIK CHP’LİYİM DİYEN DE GEÇTİ”

Nebi Hatipoğlu, İYİ Parti’den AK Parti’ye geçtikten sonra ki süreçte İYİ Parti toparlayabildi mi?

Bizim vatandaşımız hikayeleri süzmekte bazen zorlanıyor. Ama zaman geçtikçe çok daha iyi anlıyor. İlk etapta partiye de tepki vardı. Fakat görüldü ki bu geçişler sadece İYİ Parti’den olmadı. 40 yıllık CHP’liyim diyen belediye başkanları, milletvekilleri AK Parti’ye geçmeye başladı. Geçmeyenler cezaevine atılmaya başladı. Cezaevine atılanların yanındakiler itirafçı olmaya başladı. Muhalefet kanalından da bize geçmek isteyen oldu ama biz bu işi meşrulaştırmak istemedik. Biz o kapıları kapattık. Mecbur iktidar partisine giden insanlar oldu. Şimdi İYİ Parti sadece seyrediyor. Vatandaşımız da şimdi İYİ Parti’nin kurumsalında bir sıkıntı olmadığını anladı. Yani kişilerin karakteriyle ilgiliydi. Biz onları üzerimizden atalı çok oldu. Biz ne belediye imkanlarıyla siyaset yapıyoruz ne de iktidar nimetleriyle siyaset yapıyoruz. En doğru bildiğimizi en doğru şekilde söylemeye çalışıyoruz herkese karşı. Vatandaşın canı burnunda. Ekonomik olarak bunalmış durumda. Siyaseten savrulmuş durumda. Güven ortamı kalmamış durumda. 40 yıllık teröristle devlet eşitlenmiş durumda. Bunlara ses çıkaran bir parti olduğunu, birileri olduğunu görmek onları en azından vicdanen rahatlatıyor.

CHP ile tekrar bir ittifak söz konusu olur mu? İYİ Parti’nin tekrar ittifak içinde olma gibi bir durumu var mı?

Sadece cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda bir ittifak yapıldı. Biz 81 ilde kendi adaylarımızla seçime girdik. Bu sistemde başka bir alternatif de yok. İlk turda birkaç aday çıkarabilirsiniz ama ikinci turda mecburen iki kişi kalacak ve birini destekleyeceksiniz. Bunun adı ittifak değil bence ama ittifaksa bu, orada mecbur yapılacak.

“PARTİMİZ KİMSEYLE İTTİFAK GÖRÜŞMESİ YAPMIYOR”

Zafer Partisi, Anahtar Parti ve İYİ Parti birlikte milliyetçi bir ittifak kurabilir, deniyor. Böyle bir ittifak kurulursa seçimin matematiğini nasıl etkiler?

Şu an böyle bir durum söz konusu değil. Şu an hiçbir ittifak görüşmesini partimizin resmi organları yapmıyor. Yetkili kişiler bu görüşmelerin içinde asla bulunmuyor. Aksine başka partiler tarafından bazen kamuoyu gündemine getirilen biz şöyle ittifak yapacağız gibi cümleleri de çok hızlı bir şekilde parti sözcümüz dahil olmak üzere kurumsal taraftan öyle olmadığını anlatarak yalanlıyoruz. Böyle bir şey yok. Seçim atmosferine girildiği zaman hangi partiler yan yana gelir, nasıl bir aday desteklenir kısmı seçim sathına girilince ortaya çıkar. Şu anda bir şey söylemek için erken. Ama o bir tuzak. Neden? Belli partiler belirli yerde toplansın, mümkünse de baraj altı kalsın ki oradaki oylar bir yere yarasın isteniyor. Buradaki teşkilatların gücü ve tabanın ne istediği önemli. Yerel seçimlerde bu hataya düşüldü. Seçmenin ne istediğine biraz kulak tıkandı. Çünkü çok ciddi bir iktidar karşıtlığı vardı. Partimiz bu konuda ciddi süzüyor. Artık bizim hata yapacak lüksümüz yok.

“YERALTI TAŞIMASI OLMAYAN BİR BÜYÜKŞEHİR OLABİLİR Mİ?”

Eskişehir’e uzaktan baktığınız zaman şehrin milletvekillerini ve belediye başkanlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gözümü kapatıyorum ben uzaktan bakarken. Hepsiyle hem siyasi bir ilişkimiz hem de insani bir ilişkimiz var. Eskişehir bir avuç yer. Ama gerçekten ben uzaktan bakarken daha ne kadar kötü olabilir diye gözümü kapatıyorum. Benim de Eskişehir için verdiğim sözler vardı. İki senelik geçmiş durumda bu sözlerin hiçbiri yapılmadı. Kaldı ki kendi sözleri. Bu işlerin yapılacağına dair sözleri vardı ama hiçbiri sahaya yansımış değil. Eskişehir büyükşehir adı altında küçük şehir avantajlarıyla yaşayan ve herkesin daha mutlu olduğu bir şehirdi. Şimdi şehirde asayiş problemleri var, trafik problemi var, barınma sorunu var, yeme içme çok pahalı. Yeraltı taşıması olmayan bir büyükşehir olabilir mi? Yetmeyen yollar üzerinde var. Tramvayın geçtiği yerlerde kilit trafiğin nelere sebep olduğunu görüyoruz. Ana arterlerimizde problemleri görüyorsunuz. Duba diktiler, kaldırdılar. Zaten iktidar kısmında yapılmayan işleri yıllardır söylüyoruz.

“VEKİLLERİN KENDİ ARASINDA UYUŞMAZLIK VAR”

Eskişehir’deki vekillerin performansını ben çıkarmıştım. Utanıp üzerine bir şeyler eklerler mi diye bekledim ama hiç de öyle bir şey olmadı açıkçası. Kendi aralarında da parti içinde de her iki parti için de söylüyorum, milletvekilleri arasında uyuşmazlık ve tartışmalar var. Böyle olunca Eskişehir hiçbir şey kazanmıyor. Makam sahipleri bakanlıklarla ilişkileri düzeltmeden, bir şeylerin düzelmesi içi bakanın illa senin partinden olmasına gerek yok. Bakan da orada oturuyor vatandaşın işini çözmek için. Buradaki belediye başkanı da milletvekili de o kapıyı aşındırması lazım. Siyaset seçim sathına girildiğinde yapılır. Seçimlerden sonra Eskişehir’de değişen bir şey olmadı.

“ASKIDA ÇÖP VAR BU MEMLEKETTE”

Bağlar bölgesine araçlar girmiyor diye, kedi köpek çöpleri eşeliyor diye hala çitlere çöp asıyor insanlar. Askıda çöp var bu memlekette deyince kızıyorlar. Eskişehir’in her bölgesinde 50 yıllık binalar görüyoruz. 25-30 senede 50-60 daireyle kentsel dönüşüm yapılarak bu bir başarı gibi size sunulabilir mi? Her mahallemizde imar problemi var. Ankara’dan girerken görmeye başlıyorsunuz zaten.

“ÖNSEÇİM YAPILIR MI BİLEMEM”

CHP’de ön seçim tartışması var. İYİ Parti’de böyle bir tartışma söz konusu mu? İYİ Parti belediye başkan adaylarını ve milletvekili adaylarını nasıl belirleyecek?

Partimiz elbette belirli dinamikler, belirli kurallar getirecek ve o isim belirlemeleri ona göre olacak. Bu zaten doğalında bir şey. Burada teşkilatlarla genel merkezdeki yöneticilerimizin arasındaki istişareler de bunu getirecek. Biz bir önceki seçimde önseçim yaptık. Ben de önseçimle siyasete girmiştim. Orada taktir teşkilatlarımız ve genel merkez tarafından kimlere gösterilecekse de o listeye girenlerin de çalışması lazım. Önseçim yapılır mı bilemem. O seçimlerde 15 ilde yapılmıştı. Eskişehir de bunlardan biriydi. Bazı şehirlerde istenebilir, bazı şehirlerde istenmeyebilir. O, o zaman ki durum. Ama teşkilatların çok ciddi söz sahibi olduğu kurumsal bir yapısı var artık İYİ Parti’nin. Bizim gündemimizde şu an memleketteki açlık var. Kim milletvekili olsun derdi yok bizlerde. Memleketin kötü olduğu bir yapıda ben milletvekili olsam ne olur…

“GÖREV VERİLİRSE KAÇMAM”

Siz hem milletvekili adayı oldunuz hem de Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı oldunuz. Tekrar milletvekili ya da belediye başkan adayı olmayı düşünür müsünüz?

Ben milletvekili adayı olduğumda, ki 3’üncü sıradaydım ama ve en çok çalışan da bendim. Ki seçilme şansım yokken. Ben o gün de önseçimle çıkıp bizim teşkilatlarımız, vatandaşlarımız istiyor diye görev olarak bilip en çok çalışan olmuştum. Büyükşehir adaylığını ben istemedim. O da bana bir görev olarak geldi. Partimizin bayrağını yere düşürmemek, teşkilatlarımızı yalnız bırakmamak için yine bir görev olarak aldım en zor süreçte. Yarın da teşkilatlarımız başka bir görev vermek ister ve bu konjektür orada benim omuzlarıma bu sorumluluğu yüklerse de bu görevden kaçmam. Ama bunları ben istiyorum diye söylemiyorum. Ben doğru bildiğim ve kurumsal ideolojinin hayat görüşümle örtüştüğü bir siyasi partide siyaset yapmaya çalışıyorum. Gönül borcumuzu ödemeye çalışıyorum memleketimize. Katkı sağlamayı elbette isterim. Memlekette sorumluluk sahibi olan ve yetkisi olan ve bu yetkisini halis niyetle hemşerileri için kullanan bir insan elbette ki olmak isterim. Ama bugünden yarına bunu planlamanın çok doğru olduğunu düşünmüyorum. Önce biz seçim sürecine bir sokalım. Bu seçim en erken ne zaman olacaksa o zaman olmalı. Bu milletin 2028’in mayısına katlanacak tahammülü kalmadı. Seçim sathına girilsin onları tekrar konuşuruz diye düşünüyorum.

Kaynak: Meltem Karakaş