Sivrihisar ve Beylikova ilçelerinde, Eti Maden ruhsat sahası içerisinde bulunan bazı taşınmazlarının acele kamulaştırılmasına tepki gösteren ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, “Bize düşen görev Eskişehir’in geleceğine sahip çıkmak. Toprağını korumak. Suyunu korumak. Çiftçisini korumak. Üretimini korumak. Ve yeraltı zenginliklerinin milletin ortak yararına kullanılmasını sağlamaktır” dedi.

Eskişehir Kent Konseyi’nden kurtuluşun 104. yılında anlamlı mesaj
Eskişehir Kent Konseyi’nden kurtuluşun 104. yılında anlamlı mesaj
İçeriği Görüntüle

Atatürkçü Düşünce Derneği, (ADD) Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Eğitim İş Eskişehir Şubeleri 2 Eylül Eskişehir’in düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü nedeniyle Vilayet Meydanı’nda tören gerçekleştirdi. Tören, Atatürk Anıtı’na sivil toplum kuruluşlarının çelenklerin sunulmasıyla başladı. Çelenklerin sunulmasının ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla tören sona erdi.

Eskişehir’de 2 Eylül Mesajında Maden Vurgusu “Geleceğimize Sahip Çıkmalıyız”

Avci: “Eskişehir’in geleceğine sahip çıkmak görevimiz”

Tören sonunda Vilayet Meydanı yanında ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, ortak basın açıklamasını yaptı. Sivrihisar ve Beylikova ilçelerinde, Eti Maden ruhsat sahası içerisinde bulunan bazı taşınmazlar hakkında kamulaştırılmasına karar verilmesini eleştiren Avci, Eskişehir’in geleceğine sahip çıkmanın kendi üzerlerine düşen bir görev olduğunun altını çizdi. Avci, “Eskişehir’in kurtuluşunun 104. yılında son derece önemli bir gelişmeye de dikkat çekmek istiyoruz. Eskişehir’in toprağı ve geleceği üzerine alınan kararların takipçisiyiz. 30 Ağustos 2026 tarihli ve 11690 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Sivrihisar ve Beylikova ilçelerinde, Eti Maden ruhsat sahası içerisinde bulunan bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir. Eskişehir’in kurtuluş yıl dönümünde bu konuyu gündeme getirmemizin nedeni açıktır. 2 Eylül’de kurtarılan bu topraklar, bugün de Eskişehirlinin geleceğidir. Yeraltı kaynaklarımızın ülkemizin ekonomik ve stratejik gücüne katkı sağlamasını elbette önemsiyoruz. Ancak madenlerin stratejik olması; toprağın, suyun, tarımın ve yurttaşın haklarının stratejik önemini ortadan kaldırmaz. Tam tersine, stratejik kaynakların işletilmesi daha fazla şeffaflık, daha fazla bilimsel denetim ve daha güçlü kamu yararı anlayışı gerektirir. Bu nedenle soruyoruz: Neden acele kamulaştırma? Bölgedeki yurttaşların mülkiyet hakları nasıl korunacaktır? Tarım arazilerinin kaybının bölge ekonomisine etkisi nedir? Bölgenin su kaynakları nasıl korunacaktır? Madencilik faaliyetlerinin çevresel ve sosyal etkileri bağımsız bilimsel çalışmalarla ortaya konulmuş mudur? Yöre halkının, çiftçinin, üreticinin ve Eskişehir kamuoyunun görüşleri alınmış mıdır? Bu soruların cevabını istemek madenciliğe karşı çıkmak değildir. Tam tersine, kamu yararını savunmaktır. 2 Eylül’ün ruhu bize bunu söylüyor. 104 yıl önce Eskişehir’i işgalden kurtaran irade, bu toprakların gelecek kuşaklara bağımsız ve özgür biçimde bırakılması iradesiydi. Bugün bize düşen görev de aynıdır. Eskişehir’in geleceğine sahip çıkmak. Toprağını korumak. Suyunu korumak. Çiftçisini korumak. Üretimini korumak. Ve yeraltı zenginliklerinin milletin ortak yararına kullanılmasını sağlamaktır” diye konuştu.

Kaynak: Haber Merkezi