Cumhuriyet’in aydınlanma mücadelesine öncülük eden kadınlardan bilim insanlarına, sanatçılardan edebiyatçılara uzanan gösteri, izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Programın sonunda konuşan Eskişehir Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Cumhuriyet’e ve onun kazanımlarına sahip çıkma çağrısı yaptı.
Odunpazarı Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından düzenlenen Cumhuriyet Bayramı kutlama programı, Eskişehirlileri Cumhuriyet’in değerleri etrafında buluşturdu. Etkinlik öncesinde düzenlenen kokteylin ardından başlayan programa Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Ünal, Tepebaşı Belediye Başkan Vekili Mehmet Baturay Özkan, Çağdaş Sen Eskişehir Şube Başkanı Deniz Kalkan ve çok sayıda Eskişehirli katıldı.
Ellerinde Türk bayraklarıyla salondaki yerlerini alan yurttaşlar, Cumhuriyet Bayramı’nı büyük bir coşkuyla kutladı. Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı ile başlayan programda Cumhuriyet’in yalnızca bir yönetim biçimi olmadığı; özgürlük, eşitlik, bilim, sanat ve toplumsal ilerleme anlamına geldiği vurgulandı.

Cumhuriyet’in hikâyesi sanatın diliyle anlatıldı
Sunuculuğunu Sunuculuk Atölyesi Eğitmeni Serpil Mercan Vurucu ve Utku Görkem Kırdemir’in üstlendiği program, Cumhuriyet’in aydınlanma ruhunu anlatan konuşmalar ve müzik dinletileriyle devam etti. Hülya Düzbaş’ın seslendirdiği “Yüzüm Şen, Hatıram Şen” eserinin ardından Atatürk’ün sanat anlayışı ve Cumhuriyet’in müzik alanında açtığı yeni ufuklar anlatıldı. Cumhuriyet’in öncü kadınlarının mücadelesine ve aydınlanma yolunda üstlendikleri role de dikkat çekildi. Odunpazarı Belediye Tiyatrosu tarafından sahnelenen canlandırma bölümü ise Cumhuriyet döneminin devrimlerini ve toplumsal dönüşümünü sahneye taşıdı. Canlandırmalarda Türkiye’nin kültür, sanat, bilim ve düşünce hayatına iz bırakan isimler izleyiciyle buluştu.
Cumhuriyet’e iz bırakan isimler sahnede
Programın dikkat çeken bölümlerinden birinde, Cumhuriyet’in gelişimine katkı sunan öncü isimler, onların yaşamlarını ve mücadelelerini anlatan metinlerle sahneye çıktı. Opera sanatçısı ve ressam Semiha Berksoy, sanatın farklı disiplinlerini bir araya getiren yönüyle; tiyatro sanatçısı Afife Jale, kadınların sahnede var olma mücadelesiyle; Müzeyyen Senar, Türk musikisine kattıklarıyla izleyiciye anlatıldı. Türk sinemasının öncü isimlerinden Cahide Sonku, otomobil yarışçısı Samiye Cahid Morkaya ve bilim insanı Remziye Hisar da kadınların farklı alanlarda açtığı yollara örnek olarak sahnede yer aldı. Besteci Ahmet Adnan Saygun’un Anadolu’nun ezgilerini evrensel müzik diliyle buluşturma çabası, matematikçi Cahit Arf’ın bilimsel çalışmaları, eğitimci Hasan Âli Yücel’in eğitim ve kültür alanındaki katkıları, yazar Yaşar Kemal’in insanı ve Anadolu’yu anlatan edebiyatı ile havacılık öncüsü Vecihi Hürkuş’un gökyüzüne uzanan hayalleri de canlandırmalar aracılığıyla izleyiciye aktarıldı. Her biri kendi alanında iz bırakan bu isimler üzerinden Cumhuriyet’in insanlara sunduğu olanaklar, kadınların toplumsal yaşamdaki yeri ve aklın, bilimin, sanatın önemine dikkat çekildi.

Müzik, tango, şiir ve halk dansları bir arada
Cumhuriyet balolarının ve modern yaşam kültürünün anlatıldığı bölümde, Atatürk ile besteci Fehmi Ege’nin Pera Palas’ta yaşadığı anıya değinildi. Hülya Düzbaş’ın seslendirdiği “Mehtaplı Bir Gecede” eserinin ardından şiir ve halk dansları bölümlerine geçildi.
Utku Görkem Kırdemir, Attilâ İlhan’ın “Mustafa Kemal’in Sofrası” şiirini ve Cumhuriyet sofrasını anlatan metni seslendirdi. Ardından sahne alan Odunpazarı Belediyesi Halk Dansları ekibi, geniş kadrolu gösterisiyle Anadolu’nun kültürel zenginliğini sahneye taşıdı. Müzik ve dansın bir araya geldiği performans, izleyicilerden büyük ilgi gördü.
Programın final bölümünde Serpil Mercan Vurucu, “Ben Cumhuriyet Kadınıyım” şiirini seslendirdi. Türk kadınının toplumsal hakları ve Medeni Kanun’la elde edilen kazanımların anlatıldığı bölümün ardından Hülya Düzbaş, “Bir Pembe İncisin Sen” eserini seslendirdi. Gerçekleştirilen tango gösterisi de geceye renk kattı. Atatürk’ün sanat, egemenlik ve saltanatın kaldırılmasına ilişkin tarihî sözlerinin hatırlatıldığı program, laiklik, eğitim ve devletçilik ilkelerine vurgu yapan kapanış konuşmasının ardından Serpil Mercan Vurucu ve Utku Görkem Kırdemir’in Hasan Hüseyin Korkmazgil’in “Ay Oğul Ay Kemal’im” şiirini birlikte seslendirmesiyle sona erdi.

Başkan Kazım Kurt: “Cumhuriyet’e sahip çıkmak zorundayız”
Programın sonunda konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayarak Cumhuriyet’in kazanımlarının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini vurguladı. Cumhuriyet’in sıradanlaştırılmaması gerektiğini belirten Kurt, şöyle konuştu: “Öncelikle ve özellikle bu bayrama sahip çıkmamız şarttır ve zorunluluktur. Yüzlerce yıl yaşatacağımız bayramı asla sıradanlaştırmamalıyız. O nedenle kim nasıl engellemeye çalışırsa çalışsın, Cumhuriyet’in kazanımları çok önemlidir. Kadın erkek eşitliği Cumhuriyet olmadan olmaz. Laik Cumhuriyet olmadan hiç olmaz. Bu noktada her türlü mücadeleyi ve kavgayı göze alabilmeliyiz, yapabilmeliyiz ve Cumhuriyet’imizi sonsuza kadar yaşatabilmeliyiz. Biz, Cumhuriyet’in temel değerlerine sahip çıkan bir anlayışın egemen kılınmasını istiyoruz. Egemenlik kayıtsız şartsız milletinse bu millet kendi düşünceleri doğrultusunda mücadelesini yapıyor. Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir sözünü birilerinin sırtına yamamaya kalkanlar artık bu işlerden vazgeçmeli. Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir ama insanlar bugün açlıkla, yoksullukla ve yolsuzluklarla baş başadır. Adalet tükenmiş, hukuk bitmiş, demokrasi kaybolmuş; demek ki biz sınıfta kalmışız. Ulu Önder Mustafa Kemal’e verdiğimiz sözleri bir an önce yerine getirerek yeniden Cumhuriyet’i demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti hâline getirmek zorundayız. Bunun için de yan yana olmak, birlikte mücadele etmek zorundayız.”

“Cumhuriyet sayesinde biz olduk”
Cumhuriyet’in toplumun farklı kesimlerine sunduğu fırsatlara da değinen Başkan Kurt, sözlerini şöyle sürdürdü: “Cumhuriyet öyle bir Cumhuriyet ki kaptanın oğlunu cumhurbaşkanı yapıyor, çoban Hüsnü’yü cumhurbaşkanı yapıyor. Bahçıvanın torununu Yeni Parti’nin genel başkanı yapıyor. Cumhuriyet olmasaydı bunların olma ihtimali sıfırdı. O nedenle biz Cumhuriyet’le biz olduk. Cumhuriyet olmasaydı siz de biz de hiçbir şey değildik; tebaası ya da kölesiydik. Bunu kırdık, bu zinciri yıktık. O zaman buna sahip çıkmak zorundayız. Cumhuriyet işte böyle kutlanır. Cumhuriyet’in içinin doluluğu anlatılarak kutlanır. Sanat, kültür, müzik, bilim, spor, ekonomi, adalet; hepsi Cumhuriyet’tir.”
Kurşunlu Külliyesi için dayanışma çağrısı
Konuşmasında Kurşunlu Külliyesi’nin Odunpazarı Belediyesi’nden alınmak istenmesine de değinen Başkan Kurt, Eskişehirlilere çağrıda bulundu. Sanat ve kültürün Cumhuriyet’in temel değerleri arasında yer aldığını belirten Kurt, sözlerini şöyle tamamladı: “Ama ne yazık ki bugün sanatın, kültürün merkezi olan Kurşunlu Külliyesi, Odunpazarı Belediyesinin elinden alınmak üzere. Eskişehirlileri, Cumhuriyet’e sahip çıktığı gibi Kurşunlu Külliyesi’nin Odunpazarı Belediyesinde kalmasına sahip çıkmaya davet ediyorum.”





