Eskişehir’de ilçelerden şehir merkezine göç çok fazla. Yaşanan göçe bağlı olarak da gençler tarımdan uzaklaşıyor. Eskişehir’de ortaya çıkan tabloyu, Eskişehir Genç Rençberler Kurucu Başkan Yardımcısı Burak Kuşan değerlendirdi.

Kuşan, “ Gençler aslında tarımdan kaçmıyor, belirsizlikten kaçıyor. Girdi maliyetleri sürekli artarken ürün fiyatları aynı oranda artmıyor. Gelir istikrarı olmadığı için gençler daha güvenli gördükleri şehirdeki işlere yöneliyor.

Köyden kente göçle birlikte şehirlerimizi büyüttük ama sofralarımızı küçülttük. Önlemler alınmazsa tarımda tekelleşme kaçınılmazdır. Genç çiftçilerimiz şehre göç ediyor.

Sosyal yaşamın ve şehrin cazibesi gençlere daha iyi geliyor. Yani köyde, kırsalda gençler kalmak istemiyorlar, evlenmek istemiyorlar. Evleneceği kişiler kırsalda yaşamayı kabul etmiyorlar. Yani kente gelip daha az ekonomik şartta ama şehir cazibesinde yaşamak gençleri cezbediyor şu anda.

Tarımın şu anda popülaritesinin olmaması, cazibesini kaybetmesi ve tarımın şu anda gençlere zor gelmesi tarımdan gençlerin uzaklaşmasına neden oluyor. Tarım şu anda bir meslek olarak görülmüyor. Tarımın meslek olarak görülmemesinden kaynaklı, şu anda herkes en son çare olarak tarımı görüyor. Yani biz sanayiye ve tarıma gerçekten önem vermedik.

"Çocuklarımızın dersleri kötü olunca seni sanayiye veririm, ondan sonra gidersin deden yanında çiftçilik yaparsın" diye biz bu meslekleri çok hor gördük. Bu hor görmeden kaynaklı da şu anda maalesef tarım yapacak gençlerimizi bulamıyoruz” sözlerini kaydetti.

“GENÇLER ÇİFTÇİLER SGK BORÇLARINI ÖDEYEMİYOR”

Tarımı yapacak gençlerin şehre göç ettiğinin altını çizen Kuşan, tarımda artan maliyetlerin tarım yapmayı zorlaştırdığını kaydetti.

Kuşan, “Tarım yapacak gençlerimiz şu anda fiyat ve ekonomik belirsizlikten dolayı şehre göç ediyor. Biz çiftçiler, ekeceğimiz ürünün ne kadara satılacağını bilmiyoruz ve her sene bu daha da geriye gidiyor.

Eskişehir'de kadınlara “Evde Tamir Kursu” verildi
Eskişehir'de kadınlara “Evde Tamir Kursu” verildi
İçeriği Görüntüle

Gelirimiz geriye gidiyor, girdi maliyetlerimiz her geçen gün katlanıyor.Motorin, geçen sene 39 TL idi, şu anda 66 TL’den alıyoruz. Taban gübresi, geçen sene 19 TL idi, şu anda 38 TL’ye alıyoruz. Yaprak gübresi, 15 TL idi, şu anda 29 TL’den alıyoruz.

Yani fiyat girdileri belimizi büküyor. Bu konuda da artık gençlerimiz toprağını bırakıyor ve şehre göç etmeye başlıyor. Gençlerimiz şu anda SGK’sını zaten ödeyemiyor. En büyük sıkıntı SGK. Aylık 12 bin TL’den başlayan fiyatlarla, yaklaşık yılda 144 bin TL bir SGK giderimiz oluyor.

Gençlerimizin yüzde 80-yüzde 90’ı sigortasını dahi ödeyemeyecek duruma geldi. Biz bu konuda devletimizden en azından sigorta desteği bekliyoruz. Köylerin artık yaşam cazibe merkezi haline getirilmesini istiyoruz.

Kredilerde gençlerimize sübvansiyonlu kredi verilmesini istiyoruz. 1 Ocak'tan itibaren gelen yeni bir yasayla; SGK ve vergi borcu olan çiftçilerimiz sübvansiyonlu (indirimli) kredi kullandıklarında "SGK ve vergi borcu yoktur" kağıdı isteniliyor. Eğer borcunuz varsa size indirimli kredi kullandırılmıyor, sadece yüzde 40’tan başlayan tüketici kredileri kullandırılıyor.

Bu da maalesef genç çiftçilerimizin belini büküyor. Çünkü Türkiye’deki çiftçilerin yaş ortalaması yaklaşık 58. Yani 58 yaşındaki birçok çiftçimiz zaten emekli olmuş durumda, SGK borcu bulunmamakta. Ama SGK borcu bulunan gençlerimizden artık Ziraat Bankalarında kullanılan kredilerde "borcu yoktur" kağıdının istenmemesini istiyoruz” diye konuştu.

Kaynak: Ufuk Azbay