Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren İbrahim Arslan, “Kurşunlu bugün korunan, yaşayan, kültüre, sanata ve turizme hizmet eden bir kamusal değer. Kamu yararı zaten gerçekleşiyorsa, tahliye neden?” diye sordu.
Eskişehir’in en önemli tarihî ve kültürel miraslarından Kurşunlu Külliyesi’nde yaşanan tahliye sürecine tepki gösteren Arslan, konunun sıradan bir mülk sahibi-kiracı ilişkisine indirgenemeyeceğini söyledi.
Odunpazarı Belediyesi’nin uzun yıllardır külliyeye sahip çıktığını belirten Arslan; müzeler, sanat ve zanaat atölyeleri, sergiler, festivaller ve kültürel etkinliklerle tarihî alanın korunduğunu, yaşatıldığını ve halkla buluşturulduğunu vurguladı.
“Belediye kamunun dışında değil”
Arslan, meselenin temelinde kamu yönetimi ve kamu yararı bulunduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Bir tarafta Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğer tarafta anayasal bir mahallî idare olan Odunpazarı Belediyesi var.
Anayasamız, idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğunu hükme bağlıyor. Merkezi idare de mahallî idareler de bu kamusal yapının parçalarıdır. Dolayısıyla Odunpazarı Belediyesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün karşısında duran sıradan bir özel kiracı değildir.
Her iki kurum da yetkisini kamu adına ve kamu yararı için kullanmak zorundadır. Bu nedenle mesele yalnızca ‘taşınmaz kimin’ meselesi değildir. Asıl soru, kamuya ait bir yetkinin hangi kamu yararı için kullanıldığıdır.”
“Kurşunlu’da kamu yararı zaten gerçekleşiyor”
Kurşunlu Külliyesi’nin atıl durumda olmadığını vurgulayan Arslan, “Tarihî yapı korunuyor, halka açık tutuluyor; müzecilikten geleneksel el sanatlarına, kültürden sanata kadar çok sayıda faaliyete ev sahipliği yapıyor. Odunpazarı’nın ve Eskişehir’in turizmine ve tanıtımına katkı sağlıyor. Yani burada kamu yararı zaten gerçekleşiyor” dedi.
Arslan, 7565 sayılı Kanunla Vakıflar Kanunu’na eklenen düzenlemenin ihtilaflı kiracılık ilişkilerinin belirli koşullarda yeniden sözleşmeye bağlanmasına imkân verdiğini de hatırlatarak, Odunpazarı Belediyesi’nin bu kapsamda yaptığı başvurunun neden kabul edilmediğinin açıklanmasını istedi.
“Belediyeyi çıkaracaksanız, yerine hangi kamu yararını koyacaksınız?”
Tahliye sonrasına ilişkin belirsizliğe dikkat çeken Arslan şunları söyledi:
“Odunpazarı Belediyesi’ni tahliye edecekseniz Eskişehir halkına açıklayın: Bugünkü kullanımdan daha üstün hangi kamu yararını gerçekleştireceksiniz?
Müzeler ne olacak? Eserler, sanat ve zanaat atölyeleri, yıllardır sürdürülen kültürel faaliyetler ne olacak? Kurşunlu bundan sonra hangi amaçla ve kim tarafından kullanılacak?
Yargı süreçleri de devam ederken tahliyede neden ısrar edildiğinin ve bunun hangi zorunlu kamu yararına dayandığının açıklanması gerekiyor.”
“Merkezi idare, mahallî idarenin rakibi değildir”
Merkezi idare ile yerel yönetimlerin birbirinin rakibi olmadığını vurgulayan Arslan, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Bir belediyenin farklı bir siyasi anlayış tarafından yönetilmesi, onun kamu kurumu niteliğini değiştirmez. Merkezi idarenin gücü, mahallî idarenin ürettiği kamusal değeri ortadan kaldırmak için değil, büyütmek için kullanılmalıdır.
Biz Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülkiyetini tartışmıyoruz. Kamu adına kullanılan bu yetkinin kamu yararı gerekçesini soruyoruz.
Kurşunlu bir kira dosyasından ibaret değildir. Eskişehir’in tarihi, kültürü, kent belleği ve yaşayan kamusal değeridir.
Kurşunlu’da var olan kamu yararını ortadan kaldırmayın. Yıllardır Odunpazarı Belediyesi eliyle korunan, yaşatılan ve halkla buluşturulan bu tarihî mirasın kamusal ve kültürel işlevini kesintiye uğratmayın.
Kurşunlu’nun ihtiyacı tahliye değil; Odunpazarı Belediyesi eliyle tarihî kimliğini koruyan, kültürü, sanatı ve kamusal yaşamı sürdüren bu anlayışın devamıdır. Biz de bu kamusal değerin korunmasının ve yaşatılmasının takipçisi olacağız."




