Tüm Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği (ÖVDER) Eskişehir Şube Başkanı Faik Alkan, İstikbal Gazetesi’nden Meltem Karakaş’a konuştu. Geçtiğimiz hafta sonu yapılan Liseye Geçiş Sınavı (LGS)’ye 264 bin çocuğun kayıt yaptırmadığı öğrenildi. Alkan, sınava girmeyen öğrencilerin sanayide ya da hizmet sektöründe çalışarak aile bütçesine katkı sunmaya çalıştığını ifade etti. Alkan, eğitimin artık umut olmaktan çıktığını, insanların eğitim alarak sınıf atlama hayalinin kalmadığını belirtti. Eskişehir’deki velilere seslenen Alkan, “En iyi okul eve en yakın okuldur” dedi. Okulların çoğunda yemekhane olmadığına dikkat çeken Alkan, olan yemekhanelerin de çok pahalı olduğunu kaydetti.
“LGS’ye girmeyip aile bütçesine katkı sunmaya çalışıyor”
264 bin öğrencinin LGS’ye kayıt yaptırmamasına ilişkin konuşan Alkan, “O sayının yüksekliği bizim de dikkatimizi çekti ama şöyle bir tahlil yapmak herhalde yanlış olmaz, çünkü aynı şey üniversite için de geçerli, YKS için de geçerli. Artık eğitim bir umut olmaktan çıktı. Eğitimle insanların sınıf atlama, bir yere gelebilme hayatını, idame ettirebilme düşüncesi ne yazık ki bitti. Umut biti daha doğrusu bu anlamda. Dolayısıyla LGS ve YKS’deki sayılar bizi çok yanıltmıyor. Tam tersi bir duruma bakmak lazım orada. LGS’ye girmeyen öğrenciler nerede? Nerede şu an istihdam ediliyorlar veya ne yapıyorlar çok çok önemli. Bizim elimizde hem TÜİK’in açıkladığı rakamlar hem sahadan gözlemlediğimiz bir durumun analizi var. O da şu: Çocuklar aile bütçelerine katkı sunabilmek için şu anda organize sanayide veya hizmet sektörü içinde istihdam gücünü oluşturuyorlar. Biraz da bunun yansıması olduğunu düşünüyoruz” dedi.
“Okullarda yemekhane yok”
Eskişehir’de okulların çoğunda yemekhane olmadığını olanların da çok pahalı olduğunu söyleyen Alkan, “Şu anda bu ülkede en zor durumu veliler yaşıyor. Nerdeyse her hane halkına baktığımız zaman bir gözyaşı, bir hayal kırıklığı hakim. Çocuklarımızın test sınavıyla gerçekliğini, zekasını ölçmek, yarınını belirlemek o da ayrı bir tartışma pedagoji açıdan ama şunu biz rahatlıkla söyleyebiliriz: Eskişehir eğitim ortamına baktığımız zaman “nitelikli” okulları kenara koyduğumuzda okullarımızın üç beş aşağı birbirine eş değerde olduğunu görüyoruz. Özellikle merkezi okullarımızın. Burada velilere en çok şu çağrıyı yapıyoruz biz: Eve en yakın olan anadolu lisesini tercih edin. Çünkü çocukların en temel sorunlarından bir tanesi bugün okullarda beslenme sorunu. Ne yazık ki hiçbir okulumuzda doğru düzgün yemekhane yok. Tabi ki olan okullarımızda da yemek ücretleri çok yüksek. Artık bir tostun bile 100-120 lira arasında satıldığı bir kentte yaşıyoruz. Telafisi olmayan bir sınav LGS. Biz şu anda mevcut ortama baktığımızda bu sınavın acilen kaldırılması gerekiyor” diye konuştu.
“Okulların açılışı yeni bir okul gibi lanse ediliyor”
Son günlerde Eskişehir’de açılan okullara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Alkan, “Okulların açılışı yeni bir okul gibi lanse ediliyor ama aslında bu okullarımı uzun zamandır eğitim öğretim ortamının içinde açılan okullarımız baktığımız zaman. Sadece depremle Doktor Mustafa Çamkoru Ortaokulu gibi güçlendirmenin yapılmayıp yıkılıp yerine yeni okulun yapılması, 24 Kasım İlkokulu öyle. Ana okullarımızın bazıları yeninden yapıldı. Bunlar faaliyet içinde” şeklinde konuştu.
“Porsuk İlkokulu bir an önce yapılmalı”
Porsuk İlkokulu’nun bir an önce yapılması çağrısında bulunan Alkan, “Sadece okulu açmak yeterli değil. Okulun içi daha da önemli. Okulun içinde öğrencilerin mutluluğu daha da önemli. Öğrencinin yarına hazırlanması daha da önemli. Eğitim süreçleri bunlardır. Yeterli mi? Hayır. Çünkü hala merkezi okullarımız Ahmet Sezer, Melahat Ünügür başta olmak üzere ikili eğitimde. Hala depremde boşaltılan okullarımızın akıbeti ortada duruyor. Bir proje başlıyor. Devamının eğitim ortamına kazandırılması 4-5 yıl sürüyor. Bizim buradan en büyük isteğimiz yıkılan okullarımızın bir an önce hayata geçirilmesi Porsuk İlkokulu başta olmak üzere. Ve ikili eğitimin ortadan kaldırılması” ifadelerini kullandı.