Semt pazarının kurulduğu günlerde pazar alanın dışında nereden geldiği belli olmayan kıyafetleri satan kişilerle ve kaçak yollardan kurulan pazarın yakınlarında satış yapan kişilerle verdikleri mücadeleye dair Eskişehir Yaş Sebze Meyve Balıkçılar ve Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı İsmail Oğuz, açıklamalarda bulundu.
“Elbise kumbaralarının kilitlerini kırıp içini boşaltıyorlar”
Oğuz, “Oda başkanlığına geldiğimiz günden beri mücadele veriyoruz. Biz bunun etik olmadığını belediyelere de söylüyoruz. Bunlar büyük ihtimalle, elbise atılan kumbaralar var ya, o kumbaraları patlatıyorlar. Çünkü benim evimin köşesinde de vardı, bir gün sabah kalktım, kilidini kırmışlar, içi boşaltılmış. Bunu işte pazara, sağa sola götürüyorlar. Pazara derken, dışına, harici bir köşeye, cami arasına giriyorlar. Geliyoruz, biz toplatıyoruz. Kaçıyorlar, gidiyorlar, geri geliyorlar, o kıyafetleri satıyorlar. Fakirler için bırakılan eşyaları bunun başka tabiri yok sen çalıyorsun. İşte bu hırsızlıktır. Direkt fakire ulaşacak bir sistem oluşturulmalı, fakirlere ulaşılmıyor. Dolaylı yoldan gene gelip bize zarar veriyor. Ne olduğu belirsiz insanlar, İnsanlar pazarın kıyısında, köşesinde satış yapıyor. Vergisini, algısını ödeyen esnafa sahibiz ve sonuna kadar yanındayız. Ama tam tersi, karşısında duracağız ötekilerin. Vergi ödemeyip yıllarca işte kaçak çalıştıranlar var. Yakalıyoruz, çıkıyor yani. Kendinden mantar gibi çıkıyor. Karşısındayız. Biz, dediğim gibi, vergi ödüyorsak bu memlekete faydamız oluyorsa o da ödeyecek. Öyle yaşamak yok Kaçabildikleri kadar kaçsınlar, biz de yakalarız” diye konuştu.
“Cezası ağır olmalı”
Oğuz, zincir marketlerin sadece semt pazarlarının kurulduğu günlerde meyve ve sebze fiyatlarında indirim yaptığı yönünde ve kaldırım işgali yaparak yaptıkları satışlardan pazarcı esnafının şikayetlerini değerlendirdi. Zincir marketlere yönelik cezaların artırılması gerektiğini ifade eden Oğuz, yapılan indirimin ticaret kurallarına aykırı olduğunu kaydetti. Oğuz, “ Zincir marketler ile ilgili pazarcı esnaflarımızı söyledikleri iddia değildi. Bunların böyle yaptığını biz iyi biliyoruz. Fotoğraflı, belgeli, yaptıkları işlemler belli. Yani bu, ticaret kurallarına aykırıdır. Ama gelgelelim, tabii bunun da yaptırım aşaması var. Şimdi yaptırım noktasında biz şikayetçi olduğumuzda, sağ olsun belediye ekiplerini gönderiyoruz, kaç sefer gönderdik. Maksimum yazabilecekleri ceza 3 bin 700 TL. Bunu da hayli rahat ödüyorlar. Yani yaptırımlarda sıkıntı var. Bu kanunların ufaktan değişmesi lazım. Bizim pazarlarda uyguladığımız gibi. Mesela üç sefer aynı suçu işlediği zaman kapatma cezası uygulanıyor. Onlarda da aynı olması lazım. Cezası ağır olacak. Örneğin bizim cezamız 3 bin 700 liraysa, o sonuçta market 20 kalem mal satıyor. 3 bin 700 değil 37 bin olacak. Yıl içinde üç sefer de tekrar ettiğinde kapat bakalım 15 gün, dayanabiliyorlar. Denetleme mekanizması olsun. Bazı durumlar kontrol altında tutulmak zorundadır. Biz bunun tarafındayız. Biz bu kadar şeffafken, biz bu kadar çalışıyorken, karşı taraf da kanun açığını yakalayıp, etik olmayan haksız çalışmalara devam ediyorlar. Böyle üç harfliler, beş harfliler, altı harflerle Biz uğraşırız, sıkıntı yok. Kaç harfli olursa olsun, Sonuna kadar da mücadeleye devam edeceğiz” sözlerini kaydetti.




