Bir ürün tarladan markete raflarına gelinceye kadar ciddi fiyat artışları yaşanıyor. Yaşanan büyük farkları değerlendiren ve bu farkların üreticiye yansımasını değerlendiren Yeşil Sakarya Üreticiler Birliği Başkanı Süleyman Buluşan, “Üretici para kazanmadığı bir ortamda niye aracı olanlar parayı kazanıyor. Birileri para kazandı üreticinin sırtından” dedi.
''Üretici malını satamıyor''
Tarladan çıkan ürünün market raflarına gelinceye kadar fiyatlarının kat ve kat artmasının sebeplerine dair açıklamalarda bulunan Buluşan, üretiminde planlamanın çok iyi yapılması gerektiğini savundu.
Buluşan, “Şu anki sistemde artık öyle bir oldu ki öyle bir acımasız bir sistem oldu ki bugün üreticinin satamadığı, örneğin 10 liralık 5 liralık üzümü markette daha farklı bir şekilde yüksek fiyatlara satılması çok büyük sıkıntıdır. Bizim üreticimiz para kazanmadı. Buradaki en büyük sorun budur. Üretici malını satamıyor. Aşırı derecede ekim var, yanlış ekim var. Bu memlekette üretimde plan yapılmadığı takdirde, bu memlekette pazar olmadığı takdirde bunları hep yaşayacağız. İşte en güzel örnek soğandır. Geçtiğimiz 4 yıl 5 yıl soğan üreticisi para kazanamadı. Ve ne oldu? En sonunda vazgeçmek zorunda kaldı. Neden bunlar yaşandı. İlaç, tohum, gübre gibi girdilerini ödeyemedi. Ödeyemediği için bu üretimi yapamadı. Ne yaptı? Gitti buğdayı ekti kolayca. Gitti farklı bir üretim yaptı. Bu sene çok güzel bir verim oldu. Çok güzel bir bolluk yaşandı. Ama fiyat olarak üreticiye yaramadı. Üreticinin 10 liraya satamadığı bir ürünü tüketici 50 liraya 60 liraya tüketiyor” diye konuştu.

''Üreticiye destek lazım''
Asıl ter dökeninin çiftçi olmasına karşın asıl parayı aracının kazandığını dile getiren Buluşan, üretim plansızlığın bir an önce çözülmesi gerektiğini ifade etti.
Buluşan, “Neden aradaki aracılar kazanıyor? Neden burada bir düzen bir sistem, hal sistemi çalışmıyor? Bugün 12 lira 12 lira 13 liraya satılan buğday şu anda 18-20 lira. Neden üretici ürünü satıldıktan sonra fiyatlar yükseldi. Üretici para kazanmadığı bir ortamda niye aracı olanlar parayı kazanıyor? Ve bunun sonucu da biz üreticileri yavaş yavaş üretimden vazgeçiriyoruz. Bu sene aldığımız zirai girdilerini ödeyemiyoruz. Sonunda üreticiye öyle bir destek yapılmalı ki 2027 yılının buğdayından tut, sebze meyve tarlasına gübre atılıncaya kadar büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Bizim zirai girdilerimizde yüzde 50 zam varken, yüzde 100'e varan zamlar varken bizim ürünlerimiz tepe taklak gitti. Bu sene 2026 yılında enflasyonu düşüren üretimdir. Sebze üretimi tahıl üretimidir. Halka yine pahalı olarak yansıdı. Birileri para kazandı üreticinin sırtından. Bu plansızlığı bir an evvel çözmemiz lazım. 2027 yılında bu bolluğu yaşamamız yaşayabilmemiz, üreticinin mağduriyetini gidermek üreticilere destek amaçlı krediyi faizsiz krediler veyahut da öyle bir şey yapılmalı ki üretici tarlada kalmasın. Yani biz şu anda tarlada kaldık diyebiliriz. Malın çokluğundan, ürünümüz tarlada kaldık. Ürünümüzü satamadığımızdan tarlada kaldık. Destek konumu olmalı. Destek olunsun ki biz üretmeye devam edelim” şeklinde konuştu.





