Güncel

Eskişehir’de yerel esnaf ayakta kalma mücadelesi veriyor

Odunpazarı Belediyesi Eskişehir Strateji Geliştirme Ofisi’nin (ESGO) hazırladığı kapsamlı araştırma, zincir marketlerin Türkiye’de yarattığı yapısal dönüşümün Eskişehir’de kritik bir seviyeye ulaştığını ortaya koydu.

Abone Ol

Odunpazarı Belediyesi Eskişehir Strateji Geliştirme Ofisi (ESGO) tarafından hazırlanan kapsamlı perakende sektörü araştırması, Türkiye’de yıllardır büyüyen zincir market sisteminin artık yalnızca ticari değil; ekonomik, sosyal ve kamusal sonuçlar doğuran yapısal bir meseleye dönüştüğünü ortaya koydu.

Raporda, özellikle yıllardır çıkarılamayan Perakende Yasası nedeniyle özellikle ‘gıda merkezli’ zincir marketlerin kontrolsüz biçimde büyüdüğü, piyasa yapısının birkaç büyük oyuncu lehine yoğunlaştığı ve yerel ekonomilerin giderek zayıfladığı vurgulandı. Türkiye genelindeki bu dönüşümün en görünür örneklerinden birinin ise Eskişehir olduğu belirtildi.

AYNI CADDEYE ÜÇ MARKET, AYNI MAHALLEDE TEK TİP EKONOMİ

ESGO’nun araştırmasına göre Türkiye’de son 20 yılda perakende sektörü büyük ölçüde zincirleşti. Merkezi satın alma sistemleri, agresif şubeleşme stratejileri ve ölçek ekonomisi avantajıyla büyüyen market zincirleri; yalnızca bakkal ve küçük marketleri değil, kasaptan züccaciyeye kadar onlarca farklı meslek grubunu doğrudan etkileyen bir yapıya dönüştü.

Raporda dikkat çekilen en önemli başlıklardan biri ise regülasyon eksikliği oldu. Mevcut sistemde; mağaza yoğunluğu sınırlandırılamıyor, ürün çeşitliliğine ilişkin net kurallar bulunmuyor, çalışma saatleri planlanamıyor, yerel esnafı koruyacak denge mekanizmaları işletilemiyor.

Bu durumun ‘agresif ve kontrolsüz yayılım’ yarattığı belirtilirken, Ticaret Bakanlığı’nın haksız fiyat artışı denetimlerinin de sorunun ulusal ölçekte yapısal bir problem olduğunu gösterdiği ifade edildi.

ESKİŞEHİR’DE 626 ZİNCİR MARKET VAR

Araştırmanın Eskişehir bölümünde yer alan veriler ise dikkat çekici boyutta.

ESGO’nun, Eskişehir Ticaret Odası verileriyle birlikte hazırladığı çalışmaya göre kentte faaliyet

gösteren ‘gıda merkezli’ zincir market sayısı 2026 itibarıyla 626’ya ulaştı. Bunların 595’inin vergi merkezi Eskişehir dışında bulunurken, yalnızca 31’inin vergi kaydı Eskişehir’de yer alıyor. (Yüzde 95’i şehir dışında, yüzde 5’i Eskişehir’de.)

Rapora göre bu tablo, kentte yaratılan ekonomik değerin önemli bölümünün şehir dışına aktarıldığını gösteriyor.

Araştırmada, “Gelirin yerelde üretildiği ancak yerel ekonomiye aynı ölçüde geri dönmediği bir yapı oluşuyor” değerlendirmesine yer veriliyor.

YÜK YERELDE, GELİR MERKEZDE

ESGO raporunda yer verilen saha görüşleri, şehirdeki rahatsızlığın büyüklüğünü ortaya koyuyor. Sektör temsilcileri ile gazetecilerin yıllar içerisinde aktardığı görüşlere de yer verilen raporda, zincir marketlerin onlarca sektörü etkiler hale geldiği, mağaza yoğunluğu ve faaliyet alanlarına standart getirilmesi gerektiği belirtiliyor. Ayrıca küçük esnafın ruhsat sınırlamalarıyla karşı karşıya bırakıldığı, buna karşın zincir marketlerin hemen her ürünü satabildiği ifade ediliyor. Zincir marketlerin şehirde oluşturduğu çöp, altyapı ve trafik yüküne rağmen vergi gelirlerinin başka şehirlere gittiği de görüşler arasında.

TARTIŞMA MARKET SAYISINI AŞTI

ESGO’nun hazırladığı araştırma, meselenin yalnızca “kaç market açıldığı” olmadığını özellikle vurguluyor.

Rapora göre asıl problem; perakende yasasının bir türlü çıkmaması, bununla beraber yerel esnafın giderek zayıflaması, vergi gelirlerinin merkezileşmesi, mahalle ekonomisinin küçülmesi, zincir marketlerin oluşturduğu kamusal maliyetlerin yerelde kalması, piyasanın birkaç büyük oyuncu lehine yoğunlaşması.

Araştırmada, kısa vadede tüketici lehine görünen zincir market modelinin, perakende yasası hızla çıkarılmazsa uzun vadede rekabeti azaltabileceği ve daha kırılgan bir ekonomik yapıya yol açabileceği uyarısı yapılıyor.

DENGELİ PERAKENDE SİSTEMİ KURULMALI

ESGO raporunda çözüm için Perakende Yasası’nın ivedilikle çıkarılması gerektiği belirtilirken; mağaza yoğunluğuna kriter getirilmesi, ürün çeşitliliğinin düzenlenmesi, yerel üreticinin desteklenmesi, zincir marketlerin sosyal sorumluluk yükümlülüklerinin artırılması, belediyelerin yükünü dengeleyecek katkı mekanizmalarının oluşturulması, haksız fiyat denetimlerinin sistematik hale getirilmesi, vergi gelirlerinin yerelleştirilmesine yönelik modeller geliştirilmesi önerildi.

Araştırmanın sonuç bölümünde ise dikkat çekici bir tespit yer aldı: “Sorun zincir marketlerin varlığı değil; bu varlığın kuralsız, dengesiz ve yerel ekonomiyi zayıflatacak biçimde kontrolsüz büyümesidir.”