Ekonomi

Eskişehir’de ‘yeşil altın’ dönemi: Fiyatlar cep yakıyor

Tarladan market rafına uzanan fiyat uçurumu büyürken, 7 liraya alınan biberin 199 liraya, 5 liraya çıkan salatalığın 80 liraya satılması dikkat çekti. Bu tabloyu İstikbal Gazetesi muhabiri Şüheda Buse Çimen’e değerlendiren Yeşil Sakarya Üreticiler Birliği Başkanı Süleyman Buluşan, “Halk pahalı yiyor, üretici ucuza satıyor; yüksek fiyat var ama kazanan üretici değil” dedi.

Abone Ol

Sebze fiyatlarındaki sert yükseliş tartışma yaratırken, Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan veriler tabloyu net biçimde ortaya koydu. Hal Kayıt Sistemi incelemelerine göre, Adana’da 7 liraya alınan kapya biberin market rafında 199,99 liraya kadar çıktığı, üreticiden 5,30 liraya çıkan salatalığın 79,90 liraya satıldığı ve sivri biberin ise raflardaki yerini alana kadar 249,99 liraya yükseldiği tespit edildi. Tarladan rafa uzanan süreçteki bu uçurumu, Yeşil Sakarya Üreticiler Birliği Başkanı Süleyman Buluşan, İstikbal Gazetesi muhabiri Şüheda Buse Çimen’e anlattı.

Sebze fiyatlarındaki dalgalanma gündemdeki yerini korurken, Yeşil Sakarya Üreticiler Birliği Başkanı Süleyman Buluşan’dan dikkat çeken açıklamalar geldi. Biber başta olmak üzere birçok üründe yaşanan fiyat artışının tek bir nedene bağlanamayacağını vurgulayan Buluşan, “Bu zammın sebebi arz-talep meselesi olduğu kadar da fırsatçılık meselesi. İkisi bir arada gidiyor” dedi.

Son bir aydaki yağışların üretimi doğrudan etkilediğini belirten Buluşan, “Yağışlardan dolayı tarlalara ekim yapamıyoruz. Üretim kısıtlılığı var, biber dökümü gerçekleşemiyor. Bu da fiyatları yükseltiyor” ifadelerini kullandı. Özellikle akaryakıt zamlarının zincirleme etki yarattığını söyleyen Buluşan, “Mazot üreticiyi öyle bir zorladı ki bunu hiç hayal bile etmemiştik. Gübremiz, ilacımız zaten mazota endeksli. Geçen yıl 1000 liraya aldığımız girdiyi bugün 2000 liradan aşağı bulamıyoruz.” dedi.

“ÜRÜN TARLADA 30, PAZARDA 70 LİRA”

Fiyat artışının üreticiye yansımadığını vurgulayan Buluşan, “Üretici 20-30 liraya talim ederken, ürün el değiştirince 40-50 liraya çıkıyor, pazarda 70 lirayı buluyor. Bu silsile böyle gidiyor. Yüksek zamlar üreticiye yansımıyor.” Şeklinde konuştu. Biber ve marul fiyatları üzerinden örnek veren Buluşan, “Biber 250 lira diyoruz ama üretici bunu 100-150 liraya satabiliyorsa ne güzel. Pazarla üretici arasında yüzde 50, hatta yüzde 100 fark var. Mesela marul Ocak’ta 7-8 liraydı, Şubat’ta 10-15 lira oldu, Mart’ta 30 liraya çıktı. Ama geçen yıl biberi 10-20 liraya satamadık. Üretici zarar etti. O yüzden de bu sene ekmedi. Marul da aynı şekilde, geçen yıl tarlada kaldı. Bu yıl ise ‘yeşil altın’ oldu. Seneye herkes biber ve marul ekecek. Sonra fiyatlar yine düşecek. Bu döngü böyle gidiyor” dedi.

Fırsatçılığa da dikkat çeken Buluşan, bazı satış noktalarında denetimlere rağmen sorunların sürdüğünü ifade ederek, “Her markette değil ama çok büyük bir fırsatçılık var. Halk pazarda esnafla tartışıyor ama markette muhatap bulamıyor” diye konuştu. Çözümün planlı üretimle mümkün olduğunu söyleyen Buluşan, “Planlı üretim, planlı pazar olmadığı sürece bu iniş çıkışları yaşamaya devam ederiz. Soğuk hava depoları kullanılmalı, üretim dengelenmeli.” dedi.

HALK PAHALI YİYOR, ÜRETİCİ UCUZA SATIYOR

Üreticinin emeğinin karşılığını alamadığına dikkat çeken Buluşan, “Üretmek zor, alıp satmak daha kolay hale geldi. Bu yüzden üretici üretimden vazgeçiyor” dedi. Sistemdeki en büyük çelişkiyi tek cümlede özetleyen Buluşan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Halk pahalı yerken biz neden ucuza üretiyoruz? Sorun burada. Yüksek fiyat var ama kazanan üretici değil.”