Eskişehir’de tüketici hakem heyetlerine 10 bin 783 başvuru
Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tüketici hakem heyetlerine yapılan başvurular ile ilgili raporu paylaştı. Tüketiciyi Bilgilendirme ve Bilinçlendirme Derneği Başkanı Sülahi Özlap paylaşılan istatiksel verileri değerlendirdi.
Özalp, “Bilindiği gibi tüketiciler, mal ve hizmet alımlarında satıcı ya da sağlayıcılarla yaşadıkları sorunları, uyuşmazlığın parasal değerine göre tüketici hakem heyetlerine taşıyabiliyor. Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tarafından her yıl bu başvurular derlenerek istatistik raporları hâline getirilmektedir. Eskişehir özelinde bakıldığında, tüketici hakem heyetlerine 10 bin 783 başvuru yapılmıştır. Ülke geneline baktığımızda ise Bakanlığın resmi internet sitesinde yer alan verilere göre, 2025 yılı içerisinde 907 binin üzerinde tüketici, satıcı ve sağlayıcılarla yaşadıkları uyuşmazlıklar nedeniyle tüketici hakem heyetlerine başvuruda bulunmuştur. Bu başvuruların toplam parasal değeri 12,4 milyar TL olarak açıklanmıştır. Burada “parasal değer” denildiğinde kastedilen şudur: Tüketicilerin satın aldıkları mal ya da hizmetlerin fatura bedelleri örneğin 500 TL, bin TL, 10 bin TL veya 100. bin TL gibi başvuruların toplamını oluşturmaktadır. Yani açıklanan tutar, yapılan başvurulardaki toplam fatura bedellerini ifade etmektedir. Yapılan açıklamalara göre 2025 yılındaki başvurular, 2024 yılına kıyasla yüzde 20 oranında artış göstermiştir. Bu da tüketicilerin, bir önceki yıla göre daha fazla başvuru yaptığını ortaya koymaktadır” diye konuştu.
“En Çok Şikayet Ayıplı Mal Ve Hizmetten”
En çok tüketici şikayetinin ayıplı mal ve hizmetler ilgili olduğuna dikkat çeken Özalp, telefon dolandırıcılıkları ile ilgili de uyarılarda bulundu. Özalp, “2025 yılı başvurularının yüzde 64’ü ayıplı mal ve ayıplı hizmet kapsamındadır. Bu oranın yüzde 36’sı ayıplı mal, yüzde 28’i ise ayıplı hizmet başvurularından oluşmaktadır. Ürün bazında bakıldığında en çok şikâyet edilen gruplar arasında ayakkabı, kıyafet ve tekstil ürünleri yer almakta olup, bu grup toplam başvuruların yüzde 19,6’sını oluşturmaktadır. Bunun ardından mobil hat abonelikleri, kredi kartı yıllık ve üyelik ücretleri, mobilya, cep telefonu, internet aboneliği ve e-ticaret işlemleri gelmektedir. Sektörel dağılımda ise başvuruların yüzde 53’ü perakende ticaret, yüzde 11’i abonelik hizmetleri alanındadır. Burada özellikle vurgulamak istediğimiz konu şudur: Bu istatistiklerin sağlıklı sonuçlar verebilmesi ve tüketicilerin haklılık oranlarının ortaya çıkabilmesi için, tüketicilerin mutlaka fatura, garanti belgesi ve sözleşme gibi belgeleri muhafaza etmeleri gerekmektedir. İnternet alışverişlerinde ise özellikle sosyal medya üzerinden yapılan satışlardan uzak durulmalı, güvenilir ve bilinen e-ticaret siteleri tercih edilmelidir. Bu artış, hem mağduriyetlerin arttığını hem de tüketici bilincinin yükseldiğini göstermektedir. Bununla birlikte özellikle son dönemde telefon dolandırıcılığı vakaları ciddi bir sorun hâline gelmiştir. Emniyet birimlerimizin başarılı çalışmaları sayesinde dolandırıcılar yakalanmakta ve adalete teslim edilmektedir. Ancak yine de tüketicilerin çok dikkatli olması gerekmektedir. Bilinmeyen numaralardan gelen kısa mesajlar açılmamalı; “Bu fotoğraf size mi ait?”, “Bu bilgiler size mi ait?” gibi yanıltıcı mesajlardaki linkler kesinlikle tıklanmamalıdır. Bu linkler aracılığıyla telefonlara virüs bulaşmakta ve kişisel bilgiler ele geçirilebilmektedir. Ayrıca son dönemde özellikle WhatsApp üzerinden yapılan görüntülü aramalarla tüketiciler tuzağa düşürülmektedir. Tanınmayan numaralardan gelen bu aramalarda, çeşitli iddialarla tüketiciler korkutulmakta ve para talep edilmektedir. Bu nedenle, telefon rehberinde kayıtlı olmayan kişilerin mesajları ve aramaları dikkate alınmamalı; özellikle WhatsApp üzerinden gelen bilinmeyen içerikler kesinlikle açılmamalı” şeklinde konuştu.