AK Parti İl Başkanlığı Dede Korkut Parkı’nda 3. Geleneksel Aile Pikniğini ve İl Dayanışma Meclisi Toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da katıldı. gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmasını AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak yaptı. Şehrin her talebini Ankara gündemine taşıyacaklarını belirten Albayrak, her yatırımın takipçileri olacaklarını kaydetti. Albayrak, “Eskişehir’in 10 milyar dolarlık ihracat hedefini, demir yolu ve liman bağlantılarını, yeni organize sanayi bölgelerini ve yüksek katma değerli üretim vizyonunu en üst düzeyde gündeme taşıdık. Enerji ve madencilik alanında da tarihi adımlar atıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonu ve Sayın Bakanımızın gayretleriyle Seyitgazi Kırka’daki Lityum Karbonat ve Pentahidrat yatırımları ile Beylikova’daki Nadir Toprak Elementleri Projesi’ni kapsayan üç büyük yatırımın toplam değeri yarım milyar dolara ulaşıyor. Pentahidrat tesisiyle yaklaşık 300 kardeşimize yeni istihdam kapısı açılması hedefleniyor. Öte yandan Odunpazarı Kocakır’da TOKİ tarafından hayata geçirilen, okulu, camisi ve sosyal alanlarıyla birlikte planlanan 1796 konutluk yeni yaşam alanını da yakından takip ediyoruz. Eskişehir Şehir Hastanemize 20 yataklı 3. basamak Erişkin Yoğun Bakım Ünitesi kazandırıldı. Şeriftepe’de sağlık yatırımları hizmete girdi. Yeni eğitim yapıları evlatlarımızla buluştu. 2026 yılında aile sağlığı merkezlerimizden eğitim yuvalarımıza kadar hemen her hafta yeni bir açılış gerçekleştirdik. Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi ile Hasanbey Lojistik Merkezi arasındaki 14 kilometrelik demir yolu bağlantısıyla sanayimizin dünyaya açılan kapısını daha da güçlendirdik. Ulaşımda ise Eskişehir-İstanbul Yüksek Hızlı Tren hattımız 12 yılda 63 milyon yolcuya hizmet verdi. Bugün bu hatta her gün ortalama 26 bin vatandaşımız seyahat ediyor. Rakamlar ortada. Eserler ortada. Hizmet ortada” diye konuştu.

“Eskişehirlilerin bir kuruşunun dahi hesabını sormak boynumuzun borcudur”

Dede Korkut Parkında yapılan etkinliklerden kimi çevrelerin rahatsız olduğunu söyleyen Albayrak, Dede Korkut Parkı’nda tüm Eskişehirlilerin yeri olduğuna vurgu yaptı. Albayrak, “Buradan bir kez daha açıkça söylüyoruz: Dede Korkut Parkı Eskişehir’indir. Ramazan ayında iftarın, milli maçta ortak sevincin, bayramlarda coşkunun, aile pikniğinde çocuklarımızın neşesinin adresi olması bu şehre yakışır. Gerçekleştirdiğimiz etkinlikler kamuya açık, ücretsiz ve usulüne uygundur. Bugün burada AK Partili olsun veya olmasın, bütün Eskişehirlilerin yeri vardır. Yıllardır aynı belediyecilik anlayışını temsil eden kadrolar bugün başka bir tabelanın altında karşımıza çıkıyor. Eskişehir’in karşısındaki isimler de 27 yıllık belediyecilik karnesi de aynı. Rozet değişir, Eskişehir’in hafızası değişmez. Şehri uzun yıllardır yönetenlere buradan soruyorum. Eskişehir’e hangi yeni kent meydanını kazandırdınız? On binlerce insanın buluşabileceği hangi büyük etkinlik alanını yaptınız? Trafiği rahatlatacak kaç yeni alt geçit, üst geçit ve kavşak inşa ettiniz? Çocukların gülüşüne, ailelerin buluşmasına laf yetiştirmek kolaydır. Eskişehir’in ihtiyacına cevap verecek eser ortaya koymak ise emek, takip ve irade ister. Dede Korkut Parkı’ndaki ücretsiz ve kamuya açık buluşmalarımızı sorgulayan eski CHP’li zihniyete buradan bir kez daha soruyorum. AKM’de gerçekleştirdiğiniz programların tahsis ve ödeme belgeleri nerede? Kamuoyuyla paylaşın, bu tartışma bitsin. Biz belge soruyoruz, sizden belge bekliyoruz. Şunu da unutmamak gerekir. Yargıya taşıdığımız sahte evrak ve usulsüzlük iddialarına ilişkin sürecin takipçisiyiz. Tepebaşı Belediyesi hakkında yürütülen soruşturmayı, ortaya çıkan iddiaları ve devam eden yargı sürecini de büyük bir dikkatle izliyoruz. Hukuka saygımız tamdır. Eskişehirlilerin bir kuruşunun dahi hesabını sormak boynumuzun borcudur. Kimsenin peşinen hüküm giymesini istemeyiz. Ancak kamu kaynaklarıyla ilgili tek bir sorunun dahi cevapsız kalmasına göz yummayız. AK Parti’nin ikinci çeyrek asrı, Türkiye Yüzyılı’nın yükseliş dönemi olacaktır. Partimizin kapısı ülkesine, milletine ve şehrine samimiyetle hizmet etmek isteyen herkese açıktır. Dilimiz nezaket dili olacak. Tavrımız tevazu olacak. Güvenimizi makamlarımızdan değil, milletimizin duasından alacağız” şeklinde konuştu.

“Bin yıllık kardeşliğimizi güçlendireceğiz”

Albayrak’ın ardından AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan bir konuşma gerçekleştirdi. Gürcan yaptığı konuşmada Terörsüz Türkiye sürecine dikkat çekti. Gürcan, “Türkiye, terör yüzünden çok ağır bedeller ödedi. Binlerce canımızı toprağa verdik. Nice annenin yüreğine ateş düştü. Milletimizin kaynakları, enerjisi ve yılları terörle mücadeleye harcandı. Bugün geldiğimiz noktada ise önümüzde tarihi bir fırsat var. Bu tarihi sürecin başında da Türkiye’nin yakın tarihinin en büyük mücadelelerine liderlik etmiş güçlü bir siyasi irade bulunuyor. Bugün dostu da rakibi de çok iyi biliyor ki böylesine zor, böylesine hassas ve böylesine tarihi bir süreci sonuna kadar götürebilecek siyasi tecrübenin ve liderliğin adı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Çünkü Cumhurbaşkanımız bugüne kadar milletimizin karşısına çıkan en zor meselelerde sorumluluk almaktan çekinmedi. Bedel ödemekten korkmadı. Türkiye’nin ve milletimizin menfaati söz konusu olduğunda geri adım atmadı. Şimdi önümüzdeki hedef çok açık: Terörü bir daha geri dönmemek üzere bu ülkenin gündeminden çıkarmak, bin yıllık kardeşliğimizi daha da güçlendirmek ve evlatlarımıza huzurun, güvenin ve kardeşliğin hâkim olduğu bir Türkiye bırakmak. Terörsüz Türkiye dediğimizde bizim muradımız budur” sözlerini kaydetti.

Gürcan’ın sonrasında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar Eskişehirlilere hitap etti. Türkiye’nin enerji politikaları doğrultusunda projelerden bahseden Bayraktar, Türkiye'de her haneye mutlak surette doğal gaz götüreceklerinin altını çizdi. Bayraktar, “Büyük projelerimiz var. Türkiye'yi inşallah önümüzdeki yüzyıla, Türkiye Yüzyılı'na çok daha güçlü bir şekilde taşıyacağız. Ama bugün burada sizlere 3 tane çok önemli projeden bahsetmek istiyorum. Bu projeler bir önceki diyelim çeyrek asırda başlayan ama şimdi devam edip önümüzdeki sürece bizi götürecek Türkiye'nin en önemli 3 nişane projesi. Bunlardan bir tanesi Türkiye'nin Karadeniz'de yazdığı destan. Karadeniz'de bulduğumuz doğal gaz, Sakarya Gaz Sahası'nda ürettiğimiz kendi doğal gazımız. Türkiye doğal gaza çok ihtiyacı olan bir ülke. Çünkü Cumhurbaşkanımız 2002 yılında iktidara gelirken bazı hedefler ortaya koydu. Dedi ki "Türkiye'de biz her haneye mutlak surette doğal gazı götüreceğiz." Bu konforlu, bu rahat yakıtı, özellikle hanımefendiler çok daha iyi anlayacaklar neler söylediğimi, bütün insanlarımıza götüreceğiz ve bu hizmeti onların hanelerine sunacağız. Bu çok büyük bir hedefti. Çok zor bir hedefti Türkiye'nin coğrafyasını, şu Eskişehir'i düşünün. Buradaki her ilçenin, neredeyse her beldenin doğal gaza eriştiğini düşünün. Ama Türkiye'de biz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bunu başardık. Hamdolsun, geçtiğimiz bu 24 yıl içerisinde Türkiye dünyanın etrafını neredeyse 5 kat dolaşacak kadar boru hattını yer altında inşa etti. 220.000 kilometrenin üzerinde boru hattıyla 81 ilde, bugün 980 yerleşim yerinde, 220'nin üzerinde organize sanayi bölgesinde artık doğal gazımız var. Ama ortaya Türkiye 10 yıl önce başka bir hedef, başka bir hayal koydu. Bu doğal gazı kullanacağız. Sanayimizin, ticarethanelerimizin, evlerimizin ihtiyacı var. Elektrik üretmekte kullanıyoruz. Ama aynı zamanda bu doğal gazı ithal ediyoruz. Şimdi bugün işte yaşanan bu çatışma ortamında enerji kaynaklarına erişim, onları, arz güvenliğini temin etmek ne kadar zor değil mi? Bazı ülkeler akaryakıt bulamıyorlar. Akaryakıt istasyonlarında kuyruklar var. Paranız olsa da akaryakıt bulamıyorsunuz. Dolayısıyla böyle bir ortamda ithal ederek doğal gazı, sürekli doğal gazda dışa bağımlılık çok zorlayıcı bir durum. Onun için 10 yıl önce şöyle bir hayalle ve hedefle yola çıktık. Daha önce de ondan önceki yıllarda, geçmiş yıllarda Türkiye'nin aramaları vardı. Denizlerde, özellikle Karadeniz'de aramalarımız vardı. Ama dedik ki bir şeyleri değiştirmemiz lazım. Türkiye bu aramalarda yeni bir stratejiyle, yeni bir anlayışla hareket etmeli. Ve o gün Türkiye ilk olarak Fatih gemisini, Fatih sondaj gemisini bünyesine katara kendi gemisiyle, kendi mühendisiyle, kendi sondaj ekipmanıyla, kendi teknisyeniyle, kendi çocuklarımızla biz Akdeniz'de ve Karadeniz'de doğal gaz ve petrol aramaya başladık” diye konuştu.

“Cumhuriyet tarihinin en büyük petrol keşfini yaptık”

21 Ağustos 2020'de Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfinin geldiğini aktaran Bayraktar, Türkiye’nin 4 milyon hanede kendi doğal gazını kullanır hale geldiğini kaydetti. Bayraktar, “Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük doğal gaz keşfi, adına "Sakarya Gaz Sahası" dediğimiz o sahada karadan 170 km mesafeden gerçekleşmiş oldu. Deniz derinliğinin 2100 m olduğu ve ondan sonra da 2 km'nin, 2.5, 3 km daha sondaj yapıp o derinlerdeki, Karadeniz'in derinliklerindeki doğal gazı çıkardık ve şimdi Eskişehir de dahil Türkiye'deki 4 milyon hanede kendi gazımızı kullanılır hale geldik. Bir iddia ortaya koyduk. Bir inanç ortaya koyduk. Bir adanmışlık ruhuyla hareket ettik ve hamdolsun bunu başardık. Şimdi bu sene, önümüzdeki döneme dair de bir şey söylemek lazım. 2026'da bu 4 milyon hane 8 milyona çıkacak. 8 milyon hanede kendi gazımızı kullanacağız 2026 yılının sonunda. 2028 yılında bu rakam 16-17 milyon haneye çıkacak. Yani neredeyse hanelerimizin %80'inin ihtiyacını kendi gazımızdan karşılar hale geleceğiz. Yeni arayışlarımız devam ediyor. Efendim Akdeniz'de, Karadeniz'de, şimdi artık Somali'de petrol arayan bir Türkiye var. Hamdolsun bu öz güveni artmış, kendisine inanan, güçlü bir ekiple beraber Cumhurbaşkanımızın arkasında bu hedefe doğru kararlılıkla yürüyoruz. Çünkü bizim Türkiye Yüzyılı’nda bir tane hedefimiz var. Türkiye Yüzyılı'nda mutlak surette ülkemizi enerjide bağımsız kılmak. Enerjide bağımsız bir Türkiye hedefi güdüyoruz. Terörsüz Türkiye ile alakalı Gabar'da bunun çok güzel bir örneğini ortaya koyduk. 2021 yılı Eylül ayında Gabar'da o dağların, toprakların altında milyonlarca yıldır bulunan petrolü keşfettik. Sondajlarımızın sonucunda yine Cumhuriyet tarihinin en büyük petrol keşfini yaptık. Bugün orada 83000 varilin üzerinde günde petrol üretiyoruz. Hem ekonomimize büyük bir can suyu hem ithalatımızı azaltıyoruz. Kendi petrolümüzü bulmuş olduk. Hem de aynı zamanda o bölgede özellikle 3500-4000 insanımıza, gencimize istihdam sağladık. Artık o bölgenin çocukları terörden başka adeta alternatif sunulmayan o çocuklar şimdi orada iş imkanına, istihdama kavuştular” şeklinde konuştu.

Çakırözer ve Arslan’dan sert tepki: “Hakkını arayan herkes susturulmak isteniyor”
Çakırözer ve Arslan’dan sert tepki: “Hakkını arayan herkes susturulmak isteniyor”
İçeriği Görüntüle

“Türkiye'nin ekonomisi çok daha güçlü, büyük bir hale gelecek”

Türkiye’nin Nükleer santraller ile ilgili hedeflerini anlatan Bayraktar, Türkiye’nin enerjideki dışa bağımlığını ortadan kaldırmak için çalıştıklarını kaydetti. Bayraktar, “Akkuyu'dan nükleerden ilk elektriği üreteceğiz. Ve Türkiye nükleer lige çıkan, nükleer enerjiye sahip ülkelerden biri haline gelecek. Bizim bu kadar artan nüfusumuz, artan büyüyen ekonomimiz, ihracatımız, gençlerimiz, dolayısıyla bizim enerji talebimiz artmaya devam edecek. Onun için bunu kesintisiz bir şekilde karşılamamız lazım. Şimdi güneş biraz önce bir geldi yüzünü gösterdi, biraz bunaldınız, şimdi gitti. Yani biz yenilenebilir enerjiyi yapacağız ama işte güneş bazen var, gece yok. Onun için bizim gece gündüz enerjiye ihtiyacımız var. Türkiye ve dediğim gibi bir hedefe yürüyor. Türkiye bu enerjideki dışa bağımlılığı bitirdiğinde yani her yıl dışarı ödediği 10 milyarlarca dolar inşallah cebimizde, bütçemizde, hazinemizde kaldığında inşallah Türkiye'nin ekonomisi çok daha güçlü, büyük bir hale gelecek. Ve inşallah enflasyon, diğer problemler, ekonomik problemler önümüzden bir daha gelmemek üzere kalkacak. Bütün gayemiz, bütün çabamız, bütün gayretimiz bunun üzerine. Ve ben şuna inanıyorum. Biz işin en zor kısmını bitirdik. İş bitti demiyorum. Ama işin en zor kısmını bitirdik. Biz önce kafalarda bir devrim yaptık. Ya işte biz bunu yapamayız. Ya Sayın Bakanım nasıl ineceğiz işte 170 kilometre açık deniz, bu kadar derin... Şimdi o mühendislerimiz Somali'de petrol arıyorlar. Şimdi o mühendislerimizle inşallah Kerkük petrollerine Türkiye ortak oldu, 100 yıl sonra Türkiye Kerkük'te ve inşallah orada petrol üreteceğiz. Libya'da, Afrika'da, Pakistan'da... Dünyanın neresine giderseniz gidin orada bu işleri yapabilecek kabiliyette mühendislerimiz var, gücümüz var ve o ülkelerden bize bu anlamda talepler var. Dolayısıyla bu kafalardaki devrimi gerçekleştirmek işin en zor tarafıydı. Biz burayı Allah'ın izniyle açtık” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Ufuk Azbay