İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, akaryakıt piyasasında yaşanan son gelişmelere ilişkin açıklama yaptı. Motorinin litre başına 7,74 TL’lik ÖTV’sinin sıfırlanmasıyla pompa fiyatlarında yaklaşık 9,25 TL’lik düşüş yaşandığını belirten Ulucan, indirimin ardından 7-8 TL civarında yeni bir zam beklentisinin ortaya çıkmasını eleştirdi.
Yaşanan gelişmelerin Türkiye ekonomisindeki belirsizliği bir kez daha ortaya koyduğunu savunan Ulucan, “Bir gecede indirim, ertesi gece zam… Bu ülkenin ekonomisi hangi akılla, hangi planla yönetiliyor?” ifadelerini kullandı.
Döviz ve altın piyasalarında da benzer bir ekonomik anlayışın görüldüğünü öne süren Ulucan, piyasalarda yaşanan dalgalanmaların ve belirsizliğin maliyetinin vatandaşın üzerine yüklendiğini söyledi. Ulucan, ekonomik kararların vatandaşın alım gücünü her geçen gün daha da zayıflattığını belirtti.
“Akaryakıttaki her artış sofraya yansıyor”
Akaryakıt fiyatlarının yalnızca araç sahiplerini ilgilendiren bir konu olmadığını vurgulayan Ulucan, motorin fiyatlarındaki artışın üretimden nakliyeye, tarımdan market fiyatlarına kadar geniş bir alanda etkili olduğunu ifade etti.
Ulucan, “Mazot zamlandığında çiftçinin maliyeti artar, nakliye pahalanır, market rafındaki ürün zamlanır, üretim maliyeti yükselir. Yani akaryakıttaki her artış, doğrudan iğneden ipliğe hayat pahalılığı olarak vatandaşın sofrasına yansır” dedi.
Emekli, asgari ücretli, çiftçi ve esnafın yaşadığı ekonomik sıkıntılara da dikkat çeken Ulucan, mevcut tablonun artık geçici bir ekonomik sıkıntı olarak değerlendirilemeyeceğini savundu.
Ulucan, “Bugün emekli geçinemiyorsa, asgari ücretli ay sonunu getiremiyorsa, çiftçi ürettiğinden para kazanamıyorsa, esnaf siftah yapmadan kepenk kapatıyorsa bunun adı artık geçici ekonomik sıkıntı değildir. Bu, yönetilemeyen bir ekonomi krizidir” ifadelerini kullandı.
“İhtiyacımız olan doğru ekonomi yönetimi”
İYİ Parti olarak ekonomi politikalarının değiştirilmesi gerektiğini belirten Ulucan, vatandaşın ihtiyacının “algı yönetimi değil, doğru ekonomi yönetimi” olduğunu söyledi.
Ulucan, öngörülebilir, şeffaf ve üretimi destekleyen bir ekonomik düzene ihtiyaç olduğunu belirterek Türk lirasına güvenin yeniden tesis edilmesi ve vatandaşın alın terinin korunması gerektiğini ifade etti.
Hükümete de çağrıda bulunan Ulucan, “Millet daha ne kadar bu ekonomik belirsizliğin bedelini ödeyecek? Artık günü kurtarma politikalarını bırakın. Milletin cebini, üreticiyi, emekliyi, emekçiyi ve esnafı düşünün” dedi.
Ekonominin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını vurgulayan Ulucan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Ekonomi, vatandaşın mutfağıdır. Ekonomi, çiftçinin tarlasıdır. Ekonomi, esnafın kepengidir. Ekonomi, emeklinin aldığı maaştır. Ve bugün bu alanların tamamında vatandaşımız ağır bir geçim mücadelesi vermektedir.”
Ulucan, Türkiye’nin daha fazla belirsizliğe ve vatandaşın sırtına yüklenen yeni maliyetlere tahammülü kalmadığını belirterek, “Artık bıçak kemiğe dayanmış, tuz kokmuştur. Milletin sabrı tükenmiştir” ifadelerini kullandı.




