İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığı haftalık basın toplantısını Hicri Sezen Park’ında gerçekleştirdi. Toplantıda İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, Türk Eğitim Sen 2 nolu Şube Başkanı Engin Melekşah’ın Üniversite nakil kadroları birilerinin hala oğlu, teyze kızı, yöneticilerimizin hala oğlu, teyze kızı veya eş, dost, hısım akrabayla ilişkilerle kullanılmamalı” şeklindeki açıklamaları ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Yer, “Siyasi iktidarı destekleyen ve üniversitelerde faaliyet gösteren bir sendika, basına "Nakil kadroları hala oğluna, teyze kızına kullanılmasın" şeklinde bir açıklama yaptı. Eskişehir'deki üniversitelerde kayırmacılık ve liyakat sorununun uzun zamandır konuşulduğu bilinen bir gerçektir. Bu konuyu biz de defalarca gündeme getirdik. Paydaşlardan çok sayıda bildirim gelirken, nepotizm ve kronizm uygulamalarının yaygın olduğu yönündeki iddialar dile getirilmektedir. Böyle bir ortamda iktidara yakın bir sendikadan bu yönde bir açıklama gelmesi bize oldukça dikkat çekici geldi. Üç üniversitenin de bu konuda sicilinin tartışmalı olması nedeniyle açıklamanın hangi üniversiteyi işaret ettiği sorusunu sormak zorunda kaldık. Önceki örneklerde bizim de gündeme getirdiğimiz bir üniversitede, yandaş sendika başkanının ön kapıdan sendikacı olarak girip protokol kapısından daire başkanı olarak çıktığını gördük. Aynı sendikanın çok sayıda yöneticisinin de hak etmedikleri kadrolara rektörler tarafından atandığı iddiaları kamuoyuna yansıdı. Diğer üniversitede ise bu uygulamaların daha erken başladığı, yandaş sendikanın yönetim kadrolarının önemli görevlere getirildiği ve bunun sonucunda binlerce çalışanın mali kayıplar yaşadığı yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır. Anadolu Üniversitesi çalışanlarının banka maaş promosyon ihalesini ve görevden alınan daire başkanını bir düşünün. Aynı üniversitede yakın dönemde bir yöneticinin kadrosunun keyfi şekilde düşürüldüğü, ardından gelen tepkiler üzerine eski görevine iade edildiği yönündeki iddialar da uzun süre konuşuldu. Genel İdare Kurulu Üyemiz Sayın Melih Aydın'ın Anadolu Üniversitesi ile ilgili yönelttiği sorulara bugüne kadar herhangi bir cevap verilmemiştir. Adeta yeni bir iletişim anlayışı oluşmuştur: "Yanlışın dile getirildiğinde, muhatap sen isen sessiz kal” sözlerini kaydetti.
“Bu milletin evlatlarıyla alay edilmektedir”
İdari yapıda üniversiteye ölçüsüz biçimde evlat ve yeğen yerleştirme yarışına girildiği yönündeki iddiaların sıkça dile getirildiğini aktaran Yer, kamu kurumların halka hizmet etmek için var olduğunu kaydetti. Yer, “ Kamu kurumları halka hizmet etmek için vardır. Geldiğimiz noktada kamuya ait üniversitelerin, hak edenleri değil; yakınlarını, akrabalarını ve referanslı isimleri kadrolara yerleştirme yarışına girdiği yönünde ciddi eleştiriler bulunmaktadır. Bu duruma artık kendilerine yakın yapıların bile tepki göstermeye başladığını görüyoruz. Başka şehirlerde yaşayan, Eskişehir'e dönmek ya da gelmek için haklı gerekçeleri bulunan bu şehrin ve bu milletin evlatları ise dilekçeleriyle kapı kapı dolaştırılmakta, oyalanmakta, umutlandırılmakta ve adeta kendileriyle alay edilmektedir. Kurumlar arası geçişlerde, herhangi bir siyasi referansı veya üniversite yönetiminden akrabası olmadan, yalnızca liyakatiyle başvuran kaç kişiyi üniversitelerinize kabul ettiniz? Bu süreçlerde önceliğiniz kurumun ihtiyacı ve kişinin haklı mazereti mi, yoksa akrabalık ilişkileri ve üst düzey referanslar mı oldu? Bu sorulara şeffaf şekilde cevap verilmesini istiyoruz. Yuvarlak ve klişe açıklamalar kabul edilemez. Kimin kimi getirdiğini, idari ve akademik kadrolarda kimlerin hangi görevlere atandığını açıklamayı bize mi bırakacaksınız Sayın Hocalarımız? Tarafımız her zaman mağdurun, haksızlığa uğrayanın ve Eskişehir'in evlatlarının yanında olmuştur. Dün de böyleydi, bugün de böyledir” şeklinde konuştu.




