Odunpazarı Belediyesi kasım ayı meclis toplantısı belediye başkanı Kazım Kurt başkanlığında toplandı. Gündem dışı söz alan AK Partili meclis üyelerine yanıt veren Başkan Kazım Kurt, Kurşunlu Külliyesi’ne yaptıkları aylık harcamalar hakkında bilgi verdi. Başkan Kurt, harcanan rakamları tek tek açıkladı.
“10 kez Cam Sanatları Festivali yaptık”
Burhan Sakallı’nın 2 kez yaptığı Cam Sanatları Festivali’ni devam ettirdiklerini ve 10 kez yaptıklarını söyleyen Başkan Kurt,
“Külliye 2004'ten bu yana Odunpazarı Belediyesi tarafından kültür ve sanat hizmetlerine tahsis edilmiş bir alan. Bakımı ve gözetimi belediye tarafından yapılmış. Biz seçildikten sonra Burhan Bey'in yapmış olduğu Uluslararası Cam Festivali'ni sürdürdük. 10 kez daha yaptık. Siz 2 kez yapmıştınız, ondan sonra bırakmışsınız. Biz 10 kez daha yaptık. Şu anda Cam Sanatları Müzemizde, gidip görseydiniz başka türlü hayranlık duyardınız, dünyada eşi benzeri olmayan eserler var. Bunu korumak, kollamak ve sürdürmek, Odunpazarı Belediyesi olarak bizim tarihe, kültüre ve sanata sahip çıktığımızın göstergesidir. Bu işi dönüp dolaşıp alt kiracılardan aldığımız kiranın Vakıflara ödediğimiz kiradan fazla olmasına endekslerseniz, işte bakış açınız bu kadar olur. İçindeki sanatı, kültürü zaten yok sayıyorsunuz demektir” dedi.

Başkan Kurt yaptıkları harcamaları tek tek açıkladı
Külliye için yaptıkları harcamaları tek tek açıklayan Başkan Kurt,
“Ben şimdi size bunu net rakamlarla anlatmak istiyorum. Odunpazarı Belediyesi olarak Kurşunlu Külliyesi'ne 1 Ekim 2026'dan 30 Ekim 2026 tarihine kadar yapılan harcamaları açıklıyorum. Kurşunlu Külliyesi'nin içindeki ortak kullanım alanları, tuvaletler, bahçe aydınlatmaları, kervansaray, soğuk cam atölyesi, dükkanlar, iş yerleri ve Ahşap Eserler Müzesi'nin toplam elektrik tüketimi 409 bin 523 lira 30 kuruş. Yerleşkenin içinde bulunan aynı yerlerin toplam doğal gaz tüketimi 443 bin 366 lira. Yerleşkedeki görevli temizlik işleri personelinin maliyeti 794 bin 873 lira. Güvenlik personelinin maliyeti, ki 4 kişi, 3 milyon 238 bin 286 lira” diye konuştu.
“Toplamda 6 milyon 26 bin lira harcadık”
Başkan Kurt, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“Cam sanatları atölyesindeki oksijen tesisatı ve diğer giderler de yaklaşık 134 bin lira. Toplamda 6 milyon 26 bin lira. Bunlar birikerek geliyor. Elektrik ve doğal gaz giderleri birikerek geliyor. Aylık ortalaması 600 bin lira. Sadece bu iş için harcadığımız para. 18 tane kurs öğretmeni, teknisyen ve cam sanatçısı var. Bunlardan en düşük maliyetli olan bir kişinin yıllık maliyeti 958 bin 698 lira. 18 kişiyle çarptığınız zaman 17 milyon lira eder. Orada 60 civarında ahşap atölyesinde, 100 civarında fotoğraf atölyesinde ve 20'nin üzerinde cam atölyesinde kurs gören, eğitim alan insanlar var. Onların işleri devam ediyor. 14 tane küçük işletme var. Kiracımız, alt kiracımız. Bu 14 iş yerinde çalışan insanlar evine ekmek parası götürüyor.
“Vakıflar bize yanıt vermedi”
Şimdi bu şartlar altında biz diyoruz ki bir yasa çıkardınız. Geçmişi bırakalım. Vakıflarla davalı olanlara özel bir yasa çıkardınız. Dendi ki 'İki ay içinde başvurmanız halinde, tüm şartları kabul ederseniz kira sözleşmeniz beş yıl uzar.' Özel bir yasa. Biz de o yasaya uygun olarak başvurduk. Bu ne demektir? Tüm şartlarınızı kabul ediyoruz, biz sizinle sözleşme yapmak istiyoruz demektir. Vakıflar bize yanıt vermedi. Süresi içinde kabul ya da ret etmedi. Hukukta zımnen ret denilen durum gerçekleşti ve biz bunun üzerine dava açtık. Dedik ki biz kiracıyız. Bu yasa bize bu hakkı veriyor ama Vakıflar bize böyle bir öneride bulunmuyor. Yargılama devam ediyor. Mahkeme yürütmeyi durdurma kararı vermedi. Biraz önce de söylendiği gibi yargıya bizim müdahale etme gücümüz yok. Onun üzerine Kaymakamlık bize bir tahliye yazısı gönderdi. 3 Kasım 2026 tarihinde burayı boşaltacağımızı bildirdi. Ortada mahkeme kararı yok.
“Kamuoyuna her şeyi anlatacağım”
Şimdi böyle olunca Odunpazarı'nda biz ne yapacağız diye düşündük. Yapılacak iş belli. Bakın, yarın kamuoyuna da anlatacağız. Aşağı yukarı 400 sayfalık bir envanterimiz var. Orada duran malzemeler var. Bunu bir saatte boşaltmak, bir günde boşaltmak, beş günde boşaltmak mümkün mü? Cam fırınlarının soğutulması bir hafta sürer. Soğutulduktan sonra götüreceğiniz yerde ısıtılması da aynı şekilde zaman alacak. İnsanlar kursa gidemeyecek, çalışanlar işini yapamayacak. Dolayısıyla karar uygulandığı takdirde telafisi mümkün olmayan bir zarar doğacak. Hukuk böyle diyor. Telafisi mümkün olmayan bir zarar. Boşalttığınız anda yürütmeyi durdurma kararıyla ilgili verilecek karar hiçbir işe yaramayacak.
“Kaymakamlığın kararı vicdani bir karardı”
Çünkü yarın saat 11.00'de burayı boşalttığınız takdirde, bir hafta sonra mahkeme 'Yürütmeyi durdurdum.' dese ne yazar, demese ne yazar? O nedenle Kaymakamlık doğru bir karar vererek dedi ki 'Madem mahkeme bu konuda karar vermiyor, ben kararımı geri çektim. Yürütmeyi durdurma kararı çıkıncaya kadar bekleyeceğim.' Bu doğru bir karardı, vicdani bir karardı, insani bir karardı. Ama ne olduysa üç günde Adalet ve Kalkınma Partililer birbirine girdi. O onu dedi, bu bunu dedi, öteki şunu dedi. Yapılan baskılar bugün sabah saat 09.00'da Kaymakam Bey'in kararını değiştirmesine sebep oldu ve 'Yarın boşaltacağım.' dedi.
“Biz hiç kimseye bir şey teslim etmiyoruz”
Ben şu anda bütün Türkiye'ye, bütün Eskişehir'e ilan ediyorum. Biz hiç kimseye bir şey teslim etmiyoruz. Kim alıyorsa alsın, nasıl alıyorsa alsın ama bunların hesabını sorarız. Bunların hesabını sorarız. Ne yazık ki hukuken istediğimiz noktada olamadık. Çünkü mahkemeler karar vermekten kaçındı. Geçen sefer direndik. Evet, direndik. Niye? Haklı bir gerekçemiz vardı. Yürütmeyi durdurma kararımız vardı. Buna rağmen boşaltmışlardı. Şimdi yürütmeyi durdurma kararımız olmadığı için o eylemi yapamıyoruz. Yoksa o eylemleri yapmasını gayet iyi biliriz.”




