Vedat Alp
CHP’de 'parti içi demokrasi arayışı'
CHP’de geniş yankı uyandıran bir toplantı var.
Düzenleyenler, kendilerini ‘’Koca Çınarlar’’ olarak tanımlayan bir grup…
Toplantıya katılım oldukça yüksek…
Değişik mahallelerden 200’ye yakın partili katılım sağladı.
Toplantı sonrasında yapılan bir açıklama var.
Sosyal medya hesaplarından da paylaşıldı.
Deniliyor ki;
‘’Bizler, iktidara giden bu yolda – kimine göre dikenli, kimine göre mayınlı olsa da – partimize sahip çıkmak, birlik ve beraberliğimizi büyütmek ve Cumhuriyet Halk Partisi içinde yürüttüğümüz demokrasi, ahlak ve örgütlenme mücadelemizi kamuoyuyla paylaşmak için bugün bir aradayız.
Üzülerek gözlemliyoruz ki siyaset, bazı güç odaklarının çevresinde daraltılmakta; partinin gerçek dinamizmi olan örgüt emeği geri plana itilmekte ve siyasal faaliyetler sosyal medya sınırlarına hapsedilmektedir. Oysa Cumhuriyet Halk Partisi, biat kültürünün değil; fikir özgürlüğünün, tartışmanın ve ortak aklın partisidir.
Bizler susan değil konuşan, sorgulayan ve partimizin daha güçlü olması için mücadele eden CHP üyeleriyiz.
Çünkü biliyoruz ki:
Eleştiri düşmanlık değildir, sorumluluktur. Muhalefet bölücülük değildir, demokrasinin gereğidir.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in iktidar yolunda gösterdiği kararlı ve fedakâr mücadeleyi taçlandıracak olan güç, yerel örgütlerdir. Bu partiyi iktidara taşıyacak olan ne kapalı kapılar ardındaki hesaplar ne de masa başı planlardır. Bu partiyi iktidara taşıyacak olan örgüttür. Mahallede çalışan, sahada ter döken, sandık başında nöbet tutan kadrolardır.
Bu nedenle taleplerimiz nettir.
• Daha şeffaf bir yönetim anlayışı,
• Daha katılımcı ve söz sahibi bir örgüt yapısı,
• Gerçek anlamda parti içi demokrasi,
• Hakim huzurunda, üyelerin doğrudan katılımıyla ön seçim.
Cumhuriyet Halk Partisi, Eskişehir’de tüm üyelerine hesap verebilen, şeffaf ve kurumsal bir yönetim modeline geçmek zorundadır.Partimiz, yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanan bir örgüt yapısıyla değil; sürekli çalışan, karar süreçlerine katılan, irade koyan bir örgüt kültürüyle büyümek zorundadır.CHP, iktidar mücadelesini yerel örgütleriyle birlikte yürütmeli; toplumsal muhalefetin hem öznesi hem de öncüsü olmalıdır.
Açıkça ifade ediyoruz:
Sadece genel seçimlerde değil;
Yerel seçimlerde, delege seçimlerinde,parti içindeki tüm demokratik süreçlerde;ön seçim ve çarşaf liste mutlaka uygulanmalıdır. Tıkanan parti içi demokrasi kanalları sonuna kadar açılmalıdır.
Hakim huzurunda yapılacak ön seçimlerin;
• Parti dışı müdahaleleri ortadan kaldıracağına,
• Şaibe iddialarını ve dedikoduları engelleyeceğine,
• Üyeye güven vereceğine,
• Ve partimize güçlü bir ivme kazandıracağına inanıyoruz.
Bugün yapılması gereken; kişisel hırsları, ihtirasları ve bireysel hesapları bir kenara bırakmaktır.Bugün yapılması gereken; örgütü büyütmektir.Bugün yapılması gereken; üyeyle, gönüllüyle, sempatizanla birlikte topyekûn bir mücadele ve iktidar için seferberlik başlatmaktır.
Çünkü bu parti hiç kimsenin kişisel alanı değil, halkın ortak evidir.Ve biz bu eve sahip çıkmaya kararlıyız.’’
Açıklama böyle…
Açıklamaya bakılırsa toplantıyı ‘’parti içi demokrasi arayışı’’ olarak nitelendirmek yanlış olmaz…
Belli ki, Eskişehir örgütü içerisindeki gelişmelerin yarattığı bir rahatsızlık var.
Açıklama sosyal medya hesaplarından da paylaşıldı.
Beğeni ve yorumlara bakılırsa rahatsızlık duyanların sayısı toplantıya katılanlardan kat be kat daha fazla…
Toplantı ve açıklama oldukça dikkat çekici…
Daha da dikkat çekici bir yaklaşım var.
Sergileyen İl Başkanı Talat Yalaz…
Toplantı ile ilgili düşüncelerini açıklıyor.
“Muhalefet olarak nitelendirmek doğru değil. Ben öyle bir ibare görmedim.’’
Şaşırmamak elde değil…
‘’Muhalefet’’ olarak nitelendirilmeyecek de nasıl nitelendirilecek?
Aslında Talat Yalaz neyin ne olduğunu anlıyor da anlamazlıktan geliyor.
Daha da şaşırtıcı bir sözü var.
‘’Ben partililerin bir araya gelmesinden, toplanmasından asla rahatsız olmam. Kahvaltıya ben çağrılmadım. Neden çağrılmadığımı bilmiyorum.”
‘’Neden çağrılmadığını bilmiyor’’ imiş…
Toplantıyı düzenleyenler belli… Arayıp sorsaydı bari…
Talat Yalaz’ın yaklaşımına ‘’şaka gibi bir şey’’ dense yeridir.
