İSTASYON

Tren hernangi bir hastanenin doğmuhanesinde başlıyor yolculuğuna. Ağır ağır çıkılan yolculukte tekerlerler hızla dönüyor sonra... O sizin treninizdir, siz de onun yolcusul. Treniniz akıp giderken, ara istasyonlarda durur, soluklanır. Size; inmekle, yol adevam etmek arasında ikilemler sunar. Fazla vakiniz oktur.
Trenin ikinci istasyonu, sizi hiç yaşamadıklarınızı yaşamaya davet eden tabelalarla doludur. Tren düdüğü çalar, geri kalır denenmemiş heyecanlar. Ömür devam eder...
Üçüncü istasyonda, çağıran bir arkadaş ıslığı uğruna bırakıp inmek vardır trenden. Yanında olmak, zor zamanlarda; yani adam gibi yaşamak arkadaşlğı... Ne var ki, vakit çok dardır.
Dörrdüncü istasyonda,bireysel mutluluklar uzanır. Zenginlik ve risk...İstasyonda yanyana durup sırıtır yüzünüze...Zenginliği ve riski istasyonda bırakıp devam edersiniz seferinizise.
Beşinci istasyonun, gök gürültüsünü andıran sesleri, daha kilolametkelerce öncesinden duyulur. Zulme ve haksızlığ başkaldırının sancılı bayrakları sarmıştır dört bir yanı.
Altıncı istasyonda, kırçiçekleri arasında aşkın isyankar tomurcuklarının koükuları doluşacaktır pencelerden. Ve anlaşılacaktır ki; AŞK ACILARLA YAŞANACAKTIR.
Ve davem yolculuklara.
Sonra...
Yedinci istasyon...Tren durur!
Makinistler, ter ederler mekanı. Kimi beklior bu cenaze töreni?
Ne daha ileriye, ne daahg eriye gitmek mükkündür artık. BU SON İSTASYON'dur.
Birde vurur PİŞMANLIKLAR.
"KEŞKE...KEŞKE DURSAYDIK..." derseniz önceki istasyonlarda.
Hep treni kaçırmaktan söz edilir ya, hayatta; oysa treni kaçırmak olası değildir ki...
Siz durulacak ve inilecek istasyonları bilin yeter!...

Önceki ve Sonraki Yazılar
AKTÜEL Arşivi