Buğrahan Doğangil - DUVAR
Eskişehir’de önemli çalıştay
Eskişehir tarihinin belki de en önemli çalıştaylarından birisi yapıldı.
Bunu ciddi anlamda söylüyorum.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Eskişehir Kent Konseyi işbirliği ile düzenlenen “Ortak Akıl ve Yol Haritası Çalıştayı” bu şehrin geleceği için son derece ciddi bir adım.
Çalıştayın temel konusu dirençli bir şehir inşa etmek, deprem riski ve kentsel dönüşüm…
Yani, kısaca afetlere karşı dirençli bir kent inşa etmek.
Eskişehir’in büyük bir kentsel dönüşüme ihtiyacı olduğunu sağır sultan bile duymuştur.
Bu konuda birçok çalışma da yapıldı ama bugüne kadar somut pek adım atılamadı.
“Ortak Akıl ve Yol Haritası” çalıştayının düzenlenmesi şehrin depreme karşı somut bir adım atma arzusunun artık çok net olduğunun bir ispatı.
Peki, neden bugüne kadar kentsel dönüşüm çalışmaları ve dirençli kent vizyonusomut adımlarla gerçeğe dönüşmedi?
Eskişehir’de yerel yönetimi elinde bulunduran bir büyükşehir ve iki merkez belediye, kendilerine bu çalışmalar için hükümetin yeterli desteği vermediğini ifade ediyor. Hatta belli başlı kentsel dönüşüm projelerinde hükümetin yollarına taş koyduğunu söylüyorlar.
Merkezi hükümetin Eskişehir’deki temsilcileri ise belediyelerin halka hizmet etmemek için çeşitli bahaneler ürettiğini ve kentsel dönüşümün bu yüzden gerçekleşmediğini söylüyor.
Burada kimin haklı olduğu konusu açık şekilde belli ama ben bugün oraya girmeyeceğim.
Belediyesinin, hükümetinin, STK’sının kim varsa bir araya gelmesi ve bu siyaset üstü konuda kentin çıkarı için çalışması gerek.
Eskişehir’de yaşayan 1 milyon civarındaki vatandaşın canı söz konusu ise bu işte siyaset gütmek büyük günahtır.
Çalıştayın detaylarına dönersek, Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ninsöylediklerinde oldukça önemli noktalar var.
Başkan Ünlüce diyor ki;
“Eskişehir’de bugüne kadar hem belediyeler hem de kamu kuruluşları tarafından alansal bazda kentsel dönüşüm bölgeleri belirlendi ve ilan edildi. Ancak bugün geldiğimiz noktada ne Gündoğdu’da ne Küçük Sanayi’de, bakanlık tarafından ilan edilen kentsel dönüşüm alanlarında kayda değer bir değişim sağlanabildi. Büyükşehir Belediyesi’nin sekiz mahalleyi kapsayan geniş alanında da somut bir ilerleme gerçekleşmedi. Kurumların yeterince adım atmaması ya da açılan davalar nedeniyle süreçler tıkanma noktasına geldi.”
Bu ne demek?
Merkezi hükümete bir çağrı demek. “Gelin önümüzü açın biz de üzerimize düşeni yapalım. Siz de elinizi taşın altına koyun ve birlikte kentimiz için çok önemli çalışmaları tamamlayalım. Lütfen artık daha fazla engel çıkarmayın.” Demek.
Ayşe Başkan konuşmasının devamında da,
Şu anda kentsel dönüşüm için bildiğiniz üzere Porsuk 1 ve Porsuk 2 projelerimiz devam ediyor. Gündoğdu’daki, Büyükşehir Belediyemize ait kentsel dönüşüm alanı ise tamamen bizim sorumluluğumuzdadır. Porsuk 1-2 bölgesinde imar planını yaptık; yatırımcı ile mülkiyet sahibi anlaşarak süreç ilerliyor. Gündoğdu’da ise imar planını hazırladık, mülkiyetleri yüksek oranlı muvafakatlerle hak sahiplerinden aldık ve çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bildiğiniz üzere orada 60 konutluk bir yapı stoğu vardı. Yakın zamanda 111 konut, 4 iş yeri ve bir kreşimizin ihalesi tamamlandı ve inşaata başlandı. Ayrıca vergi dairesinin karşı tarafında kalan alanda 800’ün üzerinde konutluk büyük bir proje daha hayata geçirilecek. Ancak bu yeterli mi? Elbette yetmez. 1999’dan sonra Eskişehir’de çok sayıda yeni bina yapıldı. Yeni bina stoğu açısından görece iyi bir durumdayız. Fakat İnşaat Mühendisleri Odası ile yaptığımız çalışmalarda 52 bin bina hızlı bir şekilde incelendi ve ortaya pek de iç açıcı olmayan bir tablo çıktı. Burada hem geçmiş dönem başkanlarımıza hem de mevcut yönetimimize teşekkür etmek istiyorum. Yaklaşık 5 bin binanın çok hızlı bir şekilde dönüştürülmesi gerekiyor. 10 bin bina için de acil dönüşüm ihtiyacı söz konusu. Bunun yanı sıra hasarlı olabilecek çok sayıda bina bulunuyor. Artık kaybedecek zamanımız yok.”
Şehirde yeni ve dirençli binalar olsa da bu bize yeterli değil diyor.
Acil durumda olanlar var diyor.
Bakın…
Eskişehir’de bir su kıtlığı kapıda.
Afet riski bu binalar yenilenmediği ve dirençli hale getirilmediği sürece kapıda.
Trafik sorunu için acil eylemler gerekiyor.
Sığ siyaseti seçim dönemine saklayıp, hep bir araya gelerek Eskişehir’in yaşamsal ve kritik sorunlarını çözelim.
Yoksa ortada, yaşanacak ve güzel bir şehir kalmayacak.
Eskişehir’e sahip çıkalım.
Eskişehir’de yapılan afete dirençli bir kent ve kentsel dönüşüm çalışmaları bir çalıştaydakalmasın.
Herkese keyifli bir gün diliyorum. Sevgiyle kalın…