60 gümüş kuruş değerindeki 10 şilinlik bu banknot Çanakkale'de cephesinde öldürülen İngiliz askerinin neler hayal ederek Gelibolu'ya gelip hüsrana uğradıklarını anlatmaya yetiyor.
Çanakkale Boğazı'na saldıranlar asılda Osmanlı Devleti'nin boğazına saldırdıklarının farkındaydılar. Çanakkale Boğazı'nın geçilmesi Osmanlı Devleti'nin boğazının sıkılması demekti. Zaman geçiyordu ve onlara göre, geçen zamanın yıprattığı, tükettiği en insafsız saldırılarla boğulmak istenen devlet Çanakkele'de son çırpınışlarını veriyordu.
Onlar için Çanakkale'nin düşmesi an meselesiydi. Rahatlıkla İstanbul'a girecekler, zafer ayinini Ayasofya'da yapacaklar ve başkentini işgal ederek, Osmanlı Devleti'ni yıkacaklardı. David Lloyd George "Türk Milleti sadece birinci sınıf dövüşen bir kalabalıktır" diye alay ede dursun, yarım saatte Boğaz'ı geçip gideceğini sanan donanma boğazın ilerisine değil dibine doğru yol alıyordu.
İngilizlerin İstanbul'da kullanmayı düşündükleri 60 gümüş kuruş değerideki 10 şilinlik bir bankot (Yitik Hazine Koleksiyonu) İstanbul'da beş çayı içmek için sözleşenler İstanbul'da harcamayı hayal ettikleri paralarını da bastırmışlardı.
Yukarıda gördüğümüz para İngiliz askerlerinin İstanbul'da kullanması için 10 şilinlik banknotlarının üzerine Osmanlıca rakamla ve yazıyla "60 gümüş kuruş" yazılarak hazırlanmıştır. Yitik Hazine Koleksiyonu'nda yer alan bu para Çanakkale'deki 'Anadolu' adlı kitapçıkta yayınlandı.
İngiliz'in kibri ve küstahlığı bir yana bir devletin ekonomik olarak ne kadar güçlü olması gerektiğini, paranın değerinin bir ülkenin gücü olduğunu gösteren bir misal ile karşı karşıyayız.