5 Ekim Dünya Mimarlık Günü nedeniyle Mimarlar Odası Eskişehir Şube Başkanı Sibel Özdemir İlhan Oda binasında açıklamalarda bulundu. Oda Başkanı İlhan yaptığı açıklamada herkes için konut hakkı ve barınma hakkına vurgu yaptı.
''Herkese eşit haklar tanınmalı''
Barınma hakkının en temel haklardan biri olduğunu dile getiren İlhan, Türkiye şartlarında gençlerin barınmak için bir konuta sahip olmak için 20-30 yılını kredi ödemek zorunda kaldığının altını çizdi.
İlhan, “Uluslararası Mimarlar Birliği, her yıl mimarların ve toplumların sorunlarıyla ilgili belirli bir ana tema belirliyor. Bu yıl belirlenen ana tema ise ‘Herkes İçin Konut Hakkı ve Barınma Hakkı’Dünya Mimarlık Haftası vesilesiyle bu konuyu önce Türkiye, ardından dünya ölçeğinde kısaca değerlendirmek istiyoruz. Türkiye ölçeğinde baktığımızda, barınmanın insanlar için temel bir hak olduğunu görüyoruz. Fakat ülkemizde özellikle gençlerimiz, bir konut edinmek ve barınabilecekleri bir mekâna sahip olmak için hayatlarının 20-30 yılını kredi ödemeye ayırmak ve bunun için uzun yıllar çalışmak zorunda kalıyor. Bu, başlı başına değerlendirilmesi ve sorgulanması gereken bir durum. Gençlerimize kendilerini çok daha farklı alanlarda geliştirebilecekleri imkânlar sunmak varken, yalnızca barınabilmek için çalışmak zorunda kalmaları çok ciddi bir sıkıntı. Sağlıklı bir çevreye ve güvenli bir mekâna sahip olma konusunda insanların ekonomik durumunun ya da toplumsal statüsünün belirleyici olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda herkese eşit haklar tanınması gerektiğine inanıyoruz” diye konuştu.

''Barınma evrensel bir haktır''
İsrail’in Filistin’de evsizleştirme politikası yürüttüğünü ifade eden İlhan, insanların Filistin’de aileleriyle birlikte geçmişlerine ait aidiyetlerini ve geleceğe olan inançlarını kaybettiğini söyledi.
İlhan, “Barınma, evrensel bir haktır. Dünya ölçeğinde baktığımızda çok daha farklı bir konuya, Filistin’e de değinmek istiyorum. Çünkü burada İsrail’in bir evsizleştirme politikası var. İnsanlar orada yalnızca dört duvarlarını ve çatılarını kaybetmiyor. Aileleriyle birlikte geçmişlerine ait aidiyetlerini ve geleceğe olan inançlarını da kaybediyorlar. Biz mimarlar olarak yalnızca yapılar tasarlamıyoruz. Aynı zamanda kent hafızasını oluşturacak referans noktalarını da belirliyoruz. Filistin’de ise bunlar tamamen ortadan kaldırılmış durumda. İnsanlar yuvalarını, aidiyet duygularını ve çevrelerini tamamen kaybetmiş durumdalar. Belirli günlerde bu konuları dile getirirken, aynı zamanda mimarlar ve teknik personeller olarak onurlu bir duruş gösterip bu konuya da değinmemiz ve yaşananları dile getirmemiz gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.




