'Seyir Defteri'' ...

İbrahim Karaoğlu ve Hanefi Yeter, yıllar süren dostluğu bu
kitabın içinde çoğaltmışlar.
İki enerjinin sinerjiye dönüştüğü bir kitap Seyir Defteri.
Resim ve yazının yeni bir sanat diliyle buluşması.
.
Geçen hafta çıktı.
Sanatçılar, Seyir Defteri'ni 13.İzmir Tuyap Kitap Fuarı'nda imzaladılar.

Seyir Defteri ,yazar ve sanat eleştirmeni İbrahim Karaoğlu'nun öyküleri ile
öncü ressam Hanefi Yeter'in fırçasından okuyucuya uzanan bir sanat şöleni.

İbrahim Karaoğlu'nun dilinde suskunluğunu bozuyor resimler.
Daha okunaklı oluyor renkler, çizgiler.
Yazar, Yeter'in resimlerini açımlıyor.
Kitapta üç de öykü var:
''Düş Bozumu'' , ''Gölgeler ve Yelkovan '' ,''Güz Sokağı ''.
Öykülerinde dipsiz kuyularına ineriz Karaoğlu'nun.
Anılarının gizinde buluruz kendimizi.
Ortak oluruz düşlerine.
Artık öykülerde biz de oluruz.
Bambaşka tatlar keşfederek...
Ayrıca özgün benzetmeleri ve somutlamaları var yazarın, dilde eriştiği
düzeyi gösteren.
Derinliğine yaşadığı duygularında İzmir tutkusu göze çarpar.
Sözcüklerini, tümcelerini orda büyütmüş yazar.
Belli ki her şey ''bir kenti unutmamak''la başlamış.
Bir de tanığı var Seyir Defteri'nin, sayfalarında gizli:Yasmin Levy.
Bu kitap, kara hüzün çiçeğine ve Yasmin Levy'e adanmış.
Kara hüzün çiçeği de esin çiçeği belki.
Öykülerini yazarken, resimlere dalarken hep ünlü şarkıcıyı dinlemiş yazar.
''Bütün hüzünleri onda temize çektim.''dediği Yasmin Levy şarkılarını.
Büyülenmiş, belki bundandır büyülü dili.

Göz alıcı renkler, sarıp sarmalayan öykülerle seyrimiz değişiyor.
Yeni yollar çıkıyor karşımıza.