Her gün en az bir kadın erkek şiddeti sonucu yaşamını yitiriyor.
İşin acı yanı ise cinayetler artık kanıksanır hale geldi.
Cinayetlerin asıl sebebi ise yasaların etkin uygulanmaması ve önleyici politikaların olmaması…
Kadın cinayetleri artık normalleştirildi.
Kadın cinayetleri kamusal alanda olduğu gibi, evde, iş yerinde, her yerde sıradan görülüyor.
Kanunların uygulanmaması da erkekleri cesaretlendiriyor.
Kadınlar artık bilinçli hale geldiği için “erkekleri” reddedebiliyor.
Peki ya erkek nereden güç alıyor dersiniz?
Elbette yasalardan…
Çünkü öldürse bile, katletse bile, zulüm etse bile kurtulacağını biliyor.
Yani cinayetlerin önlenmesinde esas nokta önleyici politikalar…
Eğitim de burada ikinci sıraya düşüyor.
Cezaların yetersizliği yüzünden maalesef eğitimli kadınlar da öldürülüyor.
Ölümler bile giderek sertleşiyor.
Kadınlar mezarlarında dahi rahat bırakılmıyor.
Mezar taşları da huzursuz…
Ayşenur Çolakoğlu…
Tuğçe Can…
Fadime Aslan…
Zerin Kılıç’ın ve binlercesinin sesini duyan olmadı…
Ancak binlerce kadın daha haykırıyor.
“Sesimizi duyan var mı?”
Lütfen çok geç kalmadan, çok geç olmadan…
Bir kadın daha eksilmeden…
Duyun, duyurun…