Tepebaşı Belediyesi Başkanı Ahmet Ataç’ın 2 yıl içerisindeki çalışmalarını değerlendiren Tepebaşı Belediye Meclisi AK Parti Grup Sözcüsü Musab Tayyip Altınkaynak, Tepebaşı Belediyesi’nin borç sarmalı içine hapsedildiğini kaydetti.
Altınkaynak, “2024 yerel seçimlerinin üzerinden tam iki yıl geçti. Sandıkta verilen yetkinin, omuzlara yüklenen sorumluluğun muhasebesini yapmak; ilçemizin dününe, bugününe ve yarınına dair gerçekleri halkımızla paylaşmak bizlerin en temel görevidir.
Ancak geride bıraktığımız bu iki yıllık sürece dönüp baktığımızda, Tepebaşı için "hizmet ve vizyon" kelimelerinin yerini maalesef "mali disiplinsizlik, durağanlık ve vatandaşa kesilen ağır faturaların" aldığını büyük bir üzüntüyle görüyoruz. Bugün Tepebaşı Belediyesi, liyakatsiz bütçe yönetiminin bir sonucu olarak milyarlarca lirayı aşan devasa bir borç sarmalının içine hapsedilmiştir.
Şeffaflıktan uzak, popülist harcamalarla şişirilen bu borç yükünün karşılığında ilçemize kazandırılan tek bir vizyon projesi, tek bir kalıcı eser yoktur. Yönetim, rutin belediyecilik faaliyetlerini sürdürmeyi dahi büyük bir başarı gibi sunmaya çalışırken, ilçemiz adeta bir fetret devrine, bir durağanlık dönemine mahkûm edilmiştir.
Yıllardır çözülemeyen Baksan Sanayi Sitesi ve kentsel dönüşüm alanlarındaki hareketsizlik, altyapı ve trafik sorunlarına karşı sergilenen kayıtsızlık, bu vizyonsuzluğun en acı kanıtıdır. Bu yönetim zafiyetinin faturası ise ne yazık ki doğrudan Tepebaşı halkının sırtına yüklenmektedir.
Özellikle geride bıraktığımız 2025 yılı tartışmaları ışığında net bir şekilde gördük ki; belediye yönetimi, kendi yarattığı mali enkazı örtbas edebilmek için vatandaşın mülkünü bir kurtuluş kapısı olarak hedef almıştır” diye konuştu.
“BU ADİL BİR KENT YÖNETİMİ DEĞİL”
Tepebaşı ‘nın kaynaklarının israf edildiğini savunan Altınkaynak, belediyenin borç batağına sürüklenmesine izin vermeyeceklerini kaydetti.
Altınkaynak , “Türkiye genelindeki uygulamalara baktığımızda dahi, Tepebaşı'nda emlak vergisinin güncel rayiç değerleme sistemi üzerinden hukuki niteliğinin ciddi şekilde tartışmalı hale geldiği ortadadır. Arsa ve arazi metrekare birim değerlerinde yapılan fahiş artışların ekonomik analizi yapıldığında, bu agresif politikanın Anayasamızın güvence altına aldığı "vergi adaleti ilkesiyle" uzaktan yakından bağdaşmadığı açıkça görülmektedir.
Belediye, kalıcı bir gelir modeli ve hizmet üretmek yerine bütçe açıklarını adaletsiz rayiç bedeller üzerinden halka finanse ettirmektedir. Bu, adil bir kent yönetimi değil, açık bir haksızlıktır. Bizler, meclisteki muhalefet grubu olarak, Tepebaşı'nın kaynaklarının israf edilmesine, borç batağına sürüklenmesine ve faturanın adaletsiz vergi politikalarıyla hemşehrilerimize kesilmesine asla seyirci kalmayacağız.
İlçemizin hak ettiği liyakatli, şeffaf, vergi adaletini gözeten ve gerçek anlamda hizmet üreten bir yönetim anlayışı için mücadelemizi her platformda en güçlü şekilde sürdürmeye devam edeceğiz” sözlerini kaydetti.
“BELEDİYECİLİK SADECE PARK YAPMAK DEĞİLDİR”
Belediye seçimlerinin üzerinden tam 2 yıl geçti. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın iki yıllık performansını değerlendiren İYİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Reşat Küçükerkan, Tepebaşı Belediyesi’nin 2 yıl içinde önemli bir çalışma yapmadığını kaydetti.
Küçükerkan, “Eskişehir Tepebaşı Belediyesi'ndeki çalışma ortamına baktığımızda, geçmiş yıllardaki yapmış olduğu etkinlikler haricinde zaten herhangi bir çalışma, ekstra bir çalışma göremiyoruz. Mahallelerdeki yollar her taraf çukur içerisinde. Geçmiş günlerinde yaşanan Tepebaşı'nın Zincirlikuyu tarafında bir elim bir kaza vardı. Elektrikli bisiklet kazası.
Ben tekrar başsağlığı diliyorum o aileye, bu kazada yolların durumunun etkisi vardı. Tepebaşı Bölgesi’nde zaten kanalizasyonda bir sıkıntımız var. Üst yapıya geçiyorsun, üst yapıda da sıkıntımız var. Belediyecilik bence, sadece park bahçe yapmak değil. Sadece vatandaşı alıp Anıtkabir'e, Meclis'e götürmek değil.
Halkın içinde birebir olması lazım. Halkla beraber bunu yaşaması lazımdır. Benim gördüğüm kadarıyla Tepebaşı Belediyesi'nde maalesef böyle bir çalışma yok. Bizim derdimiz sadece eleştirmek değil, biz Tepebaşı’nın iyiliğini istiyoruz. Örneğin Yeşiltepe imar değişikliği olayı var.
Orada da yapılan yanlışların neler olduğunu biz ilk başlarda anlattık, söyledik. Yeşiltepe mahallelerimizde birlikte olduk, beraber olduk; ki kaldı ki biz verdiğimiz sözü de tuttuk. Biz davaya önayak olduk, dava da açıldı. Biz tarafımızdan değil ama Yeşiltepe halkı tarafından biz de bunların arkasında durmaya devam ediyoruz.
Yaklaşım doğru, olayın yapılması yanlış. Yaklaşımı doğru buluyoruz. Bölgede bir dönüşüm yapılmalı ama bu şekilde değil. Yani belediye dediğimiz olay ne olursa olsun, ne yapılırsa yapılsın halkın yanında, halkla beraber olmalı. İçinde halk geçen bir partinin bunları yapması bizim için kabul edilebilir bir olay değil.
Biz bunu kesinlikle ve kesinlikle kabul etmiyoruz. Öte yandan belediyede yapılan ya da yapılmış olan ihalelerde hatalar olduğunu düşünüyoruz. Bunları araştıracağız ve takipçisiyiz” diye konuştu.
“GEÇİCİ ÇÖZÜMLERLE BELEDİYECİLİK OLMAZ”
Tepebaşı Bölgesi’nde yapılması gereken çok fazla çalışmanın olduğunu ifade eden Küçükerkan, Tepebaşı Belediyesi’ni sorunların çözümü noktasında eleştirdi.
Küçükerkan, “Eskişehir Tepebaşı bölgesinde yapılacak çok iş var. Baksan gidilip bakılsa, Baksan'ın rezilliği göz önünde. Benim evim o tarafta olduğu için ben o yolu çok kullanıyorum.
Çok basit bir olay söyleyeyim: Bir sene önce yola asfalt attılar; bir ay, on beş... Yani iki ay olmadı bile, durdu durmadı o yol. Tak geldiler, büyük büzler döşendi. O asfaltı niye attın? "Asfalt yok" diyorsun; diyorsun ki ondan sonra "Ara sokaklar benim, ana yollar Büyükşehir'in. Böyle bir savunma, böyle bir kaçış olamaz.
Oradaki esnaf kan ağlıyor. Şimdi gitmiş ara sokaklara mıcır dökmüş. Yağmur yağdı, sen bunun üzerinde herhangi bir işlem yapmadın ki. O çukurlar gene çukur olarak kalacak. Yani geçici çözümlerle belediyecilik olmaz. Tepebaşı Belediyesi'nin çalışmalarını uygun ve normal bulmuyorum” ifadelerini kullandı.




