27 Kasım 2019 Çarşamba 809 Okunma

“HERKES ADINA BİR HELALLİK İSTESEM…”

 


Öfke beyinleri esir aldı.


Sabır gün geçtikçe yoksunlaşıyor.


Bırakın başkasına karşı insan ‘kendine’ bile tahammül edemez oldu.


Kendisine olan tahammülsüzlükten gelmiyor mu zaten kontrolsüzlük?


Kişinin birazcık kendisine saygısı olsa karşıdaki yansımayı da sever elbet.


Bilirim.


Kişi kendisini sevse karşındakini de mutlak sever…


Onu da bilirim.


Kişi de başlar her şey…


Kişi de biter…


Bunu da bilirim.


Geçen hafta Otogar’da döküldü kan…


Bir an da, durduk yere, hesapta yokken…


Nedensiz yere?


Niye yaptın diye sorsalar?


Gözlerini kaçırır.


Verecek yanıt bulamaz.


Kalpte biraz vicdan kaldıysa elbet…


Adını koy şu olayın deseler: “Bir anlık öfke, bir anlık ego, bir anlık tahammülsüzlükten” öteye gitmez sözcükler…


Neden mi bahsediyorum?


Geçen hafta bugün…


Otogar da iki kişinin kavgasını ayırmak isterken buldu ölüm Vahit Ayrım’ı…


İyilikti amacı…


İnsanlık…


İşte orada düğümleniyor boğaz, suskunlaşıyor insan…


Konuşmak istesen sayfalar dolusu söz var anlatmaya…  


Öfkeyi konuşmak değil benim derdim...  


Kursağımda kalan birkaç kelam vardı…


Birkaç da teşekkür…


Herkes adına istiyorum helallik!


Teşekkürler otogarın gülen yüzü Vahit Ayrım…


Gülen yüzünle uğurladın binlercesini…


Biz seni uğurlarken gözümüzde yaş vardı!


Affola!


***


SELAM SÖYLE!


Güçlüydün biliyoruz.


Direncini de biliyoruz mücadeleni de…


Kolay değil öyle 44 gün savaşmak…


Her babanın harcı da değil!


Zordu, ağırdı, acıydı ama onurluydu be Ayşe Tuba Arslan…


Savaşına hayran kaldık!


Bir teşekkür de sana!


Birde küçük bir ricamız var.


Selam söyle…


Direnirken gökyüzüne kanatlanan binlercesine, yüz binlercesine…


He bu arada!


Herkese nasip olmaz.


Kadınların omuzlarında uğurlanmak sonsuzluğa!