Kendisini solcu ya da “sosyal demokrat” olarak nitelendiren gazeteci arkadaşlarımız aynı zamanda CHP uzmanı…
Kulislerden falan anında haberi oluyor.
Sürekli CHP’yi eleştiriyorlar. Önerilerde bulunuyorlar, akıl veriyorlar…
Söz konusu CHP oldu mu bizim solcular çok sert, çok gazeteci ve çok acımasız…
Tüm bu eleştirilerden kendimi muaf tutmuyorum. Bu yazdıklarım benim için de geçerli! Belki de fazlasıyla geçerli…
Sosyal medyada da durum farklı değil. Kendisini “solcu” ilan edenler sadece kendini solda tanımlayanları eleştiriyor…
Sen nasıl solcusun…
Solcu öyle düşünmez…
Solculuğun kuralı böyle, şöyle falan filan…
Sürekli bir itibar suikastı peşindeler! Karşı mahalleye tek söz yok!
Söz konusu CHP ve solculuk oldu mu herkes bir kanun yapıyor. Tüm bunları yazmamım bir nedeni var…
Kendime şu soruyu yönelttim…
-En son ne zaman bir AK Parti eleştirisi okudum?
Evet Eskişehir’de CHP’li başkanları övüyoruz, ayar veriyoruz, akıl veriyoruz. Ama hakaret etmeden, aşağılamadan, gerçek bir AK Parti eleştirisini hangi meslektaşım yapıyor…
Ne yazık ki sayıları çok az. Hatta isim de vereyim. En iyi AK Parti eleştirisini Ayşe Kaytan Uçak’tan okuyorum. Bir de gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Vedat Alp’in yazıları var…
Algı, Eskişehir medyası CHP’li solcu…
Oysa… Eskişehir medyasında gerçek anlamda AK Parti eleştirisi yok denecek kadar az…
YALAĞUZ KALDIK!
Mahir Polat, 100. Yıl Kültür Merkezi’ndeki konuşmasına Turgut Uyar’ın bir şiirini hatırlatarak başladı:
- Bektaş yüce dağ başında yalağuzdu
Bektaş zaten doğduğundan beri yalağuzdu
Bir sopa, üç beş koyun, bir köpek
Bulutların içinde kendi kendine yalağuzdu
…/…
Mahir Polat diyor ki:
-Turgut Uyar bu şiiri yazdığında babam 2 yaşında. 11 yaşına geldiğinde dağlara “yalağuz” çoban duracaktır. Elini uzatsa bir yıldıza tutunup kaçacak kadar masallara sığındığı yaşlarda bir başına…
…/…
Memleketimiz ne büyük, ne güzel, ne harika…
Şair Turgut Uyar Ankara’da doğdu! Polat’ın babası Aziz Polat Erzincan’da çoban…
Kendisi İstanbul’da bir büyük insan!
Ve ben nenemim Karadeniz yaylalarında “Yalağuz” deyişini ne çok özlediğimi fark ettim!
Not: Gazetecilerin haber yapmak için değil, dinlemek bilgi edinmek için katıldığı etkinliklerin çoğalması umuduyla…