Eskişehir Ticaret Odası (ETO) Başkanı Metin Güler’in Meclis toplantısında yaptığı konuşma ekonomimizin geldiği noktayı gözler önüne seriyor…
Güler, kestirmeden konuştu:
-Küresel gelişmeler nedeniyle İşletmeler ağır baskı altında! Tasarruf etmek durumundasınız ama bittik, tükendik. Yarın sabah savaşın sona erdiğini düşünsek bile 2026 yılındaki bu şoku atlatamayabiliriz!
-Karlılık zayıfladı ve ekonomik öngörülebilirlik giderek zorlaştı…
Başkan Güler’in konuşması bununla da sınırlı değil. Hemen hemen her konuya değindi. Birçok kişinin bildiği ama söylemeye çekindiği konulara el attı…
Güler, kredi konusuna şu cümlelerle dikkat çekiyor:
-Kamu bankalarında dahi spot kredilerde yüzde 48-50 seviyeleri telaffuz edilir hale gelmiş durumda, bazı finansman kanallarında bu oranların yüzde 55-60’a kadar çıktığını görüyoruz. Bu şartlarda hangi tüccar, hangi sanayici kredi kullanabilir? Aylık maliyetlerin yüzde 4’ün üzerine çıktığı bir tabloda hiçbir işletmenin bu yükü taşıması mümkün değil.
Ve uzun süredir duymadığımız hatta unuttuğumuz bir cümleyi söylüyor, Başkan Güler…
- Ben hangi iş insanıyla konuşsam, ortaya çıkan matematiksel tablo herkesin yaptığı işten soğuduğunu gösteriyor. Bu süreç artık tüccarımızı çalışırken batma dönemine getirmiştir. Bu çok net bir gerçektir…
Başkanın açıklamalarına bir katkı da ben ekleyeyim:
-Çalışırken batıyorlar, haberleri olmuyor…
Üreten sanayici ve tüccar yaptığı işten soğursa, bütün bir ülke bitmek tükenmez bilmeyen bir “kara kışa” teslim olur. Bahar yüzü göremeyiz.
…/…
Enflasyon konusunda Güler, 4 cümle kullandı:
-Enflasyon hedeflerinin gerçekliği kalmadı!
Güler, 2025 yılında birçok işletmenin finans maliyetlerine çalıştığını kazandığını faize verdiğini hatırlatıyor ve uyarılarda bulunuyor:
- Yarın sabah savaş sona erse bile bu ekonomik şoku yaşamaya devam edeceğiz. Vatandaşın altına, dövize yönelmesi de bu güvensizliğin bir sonucu. Ekonomide yaklaşık 50 milyar dolarlık bir çıkıştan bahsediliyor, bu tabloyu doğru okumak zorundayız.
KREDİ KARTIYLA SINIR ÖTESİNDE ALIŞ VERİŞ YAPIYORUZ!
Vatandaşımızın, yurtdışına yönelik harcamaları çok hızlı bir tempoyla artıyor. 2025 yılı başından itibaren yerli kredi kartlarıyla yurtdışından yapılan harcamalarda güçlü bir artış eğilimi dikkat çekiyor. Bankalararası Kart Merkezi verilerine göre Ocak 2025’te 45,2 milyar TL olan harcama tutarı 2026 Ocak ayında 79,2 milyar TL ile zirve gördü…
İşin ilginç bir yanı daha var…
Yabancıların Türkiye’de yaptığı alışverişin değeri aynı tempoyu yakalayamıyor. Hem aylık hem de yıllık veriler, uzun süre Türkiye lehine olan dengenin son dönemde tersine döndüğünü gösteriyor…
Nedeni belli…
Ülkemizde son 2 yıldır Avrupa’dan bile daha pahalı hale geldi. Aynı markaya ait giyim ve ayakkabı ürünlerinde Türkiye ile Avrupa arasındaki fiyat farkı son yıllarda ciddi şekilde açıldı.
Güncel karşılaştırmalar, aynı ürünün Türkiye’de çoğu zaman Avrupa’ya kıyasla yüzde 50’ye varan oranlarda daha pahalıya satıldığını gösteriyor.
Bu bir sarmal! Buradan çıkış pek kolay olmayacak gibi…