Biliyor musunuz çevremdeki "Yaşım geldi, evlenmeliyim, bir an önce çocuk yapmalıyım" diye evlenen insanların çoğu bugün boşanmış durumda. Çünkü sorun evlenmek değil. Sorun, hayatın en büyük kararını kendi isteğiyle değil; yaş baskısıyla, aile beklentisiyle ve geç kalıyorum korkusuyla vermek.

Birçok insan sevdiği için değil, zamanı geldiğini düşündüğü için evleniyor günümüzde. Gerçek aşk, sevgi, saygı, değer vermek, diğer yarın olmak bunların hepsi hikaye… Psikolojide buna "toplumsal saat" deniyor. Yani toplumun, "Şu yaşta evlenmelisin, bu yaşta çocuk sahibi olmalısın, artık sıra sende" diye insanlara görünmez bir takvim sunması. Yani insanda psikolojik baskı oluşturması… Bir süre sonra insan kendi hazır olup olmadığını sorgulamayı bırakıyor ve maalesef toplum ne der diye sadece bu takvime uymaya çalışıyor.

Oysa hayat, başkalarının belirlediği zaman çizelgesine göre değil, insanın bazı şeylere gerçekten hazır olduğunda daha sağlıklı ilerliyor.

Hayat bir yarış değil. Geç kalmaktan korkarak yapılan evlilikler, çoğu zaman yalnız kalmaktan korkmanın sonucu bence. Ama yalnızlıktan kaçmak için kurulan bir hayat, insanı bir gün en kalabalık yalnızlığın içine de bırakabilir, bunu da göz ardı etmemek lazım.